Varlık, gayesi oranında ömrünü sürer ve nihai sona doğru meyleder. İbn-i Haldun'a göre devletler de bir canlı organizma olarak insanlar gibi bu süreci takip eder. Devletler doğar, büyür, yaşlanır ve ölür. Öte yandan nasıl ki hiçbir varlık Allah'ın izniyle yok olmaz ve devamlılık gösterir, devletler de başka formlarda devamlılık gösterirler. Bu mizan, devletlerin kurumları açısından da geçerli bir ölçüdür. İşte dijitalleşen dünyada Türkiye'nin geçirdiği dijitalleşme süreci de bir bütün olarak devam etmekte, öte yandan dijitalleşmenin devingen hüviyeti itibariyle yapısal dönüşümlere daha sık sahne olmaktadır. Geçtiğimiz günler ise yeni bir aşamanın başladığına işaret etmekte. 28 Mart 2025 tarihinde yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle 2018 yılında kurulan Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi (CBDDO) kapatıldı. Bu minvalde Türkiye'nin dijital devlete dönüşüm sürecini hatırlamakta fayda var.
Türkiye'nin dijital devlet serüveni temel akslar dikkate alındığında 5+1'lik bir dönemleme yapmak mümkündür. İlk dönemi 1990-2002 Hazırlık ve Politika Belgeleri Dönemi olarak adlandırılabilir. Bu dönem, 1990'lardan başlayan bilgisayar çağının ve internetin küresel ölçekte kullanılmasıyla anılabilir. Ekonomik krizler dolayısıyla 1990'lara damgasını vuran Dünya Bankası desteğiyle hazırlanan Bilişim ve Ekonomi Modernizasyon raporu ile 1996 tarihli TUENA bu dönemdeki ilk adımlardandır. 1998 KamuNet Teknik Kurulu ve KAMUNET projesi bir başka gelişme olarak sayılabilir. Ancak bu proje devam ettirilememiş, bu dönemdeki diğer pek çok gelişme gibi daha çok plan ve hazırlık düzeyinde kalmıştır.
İkinci dönem 2002-2006 Hızlı Gelişim Dönemi olarak tanımlanabilir. Bu dönemde e-Türkiye Projesi, farklı kurumlarda UYAP, MERNİS, POLNET, VEDOP gibi büyük elektronik devlet dönüşüm projeleri ve eDönüşüm Türkiye Eylem Planı gibi somut çalışmalar gerçekleştirilmiştir. 2002 yılında Devlet Planlama Teşkilatı bünyesinde kurulan Bilgi Toplumu Dairesi Başkanlığı bu dönemdeki kurumsal yapılardan birisidir. İkinci dönemin ruhu daha çok atılımla ve hızlı dönüşümle ilişkilidir. Bu dönem elektronik devlet çalışmalarının ekonomik faydaları, vatandaşa yönelik katkıları, kurumlar için avantajları ana odak olmuş ve ilgili avantajlara odaklanan büyük yatırımlar gerçekleştirilmiştir.
Üçüncü dönem 2006-2010 yılları arasını kapsayan Hizmette Çeşitlenme ve Bütünleşme Dönemidir. Bu dönemde başlatılan projeler somut çıktılar üretmeye başlamış, verimlilik ve vatandaş odaklı faydaların yansımaları yaygınlaşmıştır. Bu dönemde yayınlanan 2006-2010 Bilgi Toplumu Stratejisi ve Eylem Planı yedi temel stratejik hedef ve 111 eylem ile kapsamlı bir dönüşüme işaret etmiş ve ilgili dönem sonunda hedeflerin çoğunluğu tutturularak önemli bir başarı gösterilmiştir. Bu dönem yalnızca teknolojik dönüşüme değil, küresel rekabetten sosyal dönüşüme; kamuda reformdan Ar-Ge'ye kapsamlı bir çerçeveye odaklanmıştır. Yine bu dönemde e-Devlet hizmet kapısı Türkiye.gov.tr faaliyete geçmiş, 2000 yılında telekomünikasyon piyasasını düzenlemek için kurulan Telekomünikasyon Kurumu, sorumluluk genişlemesiyle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna dönüşmüştür.
Sonraki dönem 2010-2018 yılları arasını kapsayan Kurumsallaşma Dönemidir. Bu dönem, dijital teknolojilerin öne çıkmaya başladığı ve e-devletin dijital devlete dönüşmeye başladığı bir zaman aralığını kapsar ve büyük kamu yönetimi reformlarının etkisi görülür. Öncelikle 2011 yılında e-Devlet çalışmalarından sorumlu yapı olan Devlet Planlama Teşkilatı kapatılmış ve görevleri kurulan Kalkınma Bakanlığı'na devredilmiştir. Aynı yıl kurulan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, e-Devlet çalışmalarından sorumlu kılınmıştır. E-Devletin teknik işleri ise aynı Bakanlığa bağlı TÜRKSAT'ta kalmıştır.
İlgili dönem içerisinde Kalkınma Bakanlığı tarafından hazırlanan 2015-2018 Bilgi Toplumu Strateji ve Eylem Planı; 2016 yılında Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından 2016-2019 Ulusal e-Devlet Stratejisi ve Eylem Planı; 2016-2019 Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı önemli gelişmelerdendir. Bu dönem itibariyle hizmette elektronikleşme ana odak olmaktan çıkmış, artık farklı teknolojilerin gelişmesi, dijital teknolojilere odaklanma, yerli üretimler, siber güvenlik gibi başlıklar öne çıkartılmıştır.
2018 yılında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişle birlikte tüm idari yapı gibi dijitalleşme başlığı da hem kurumsal hem zihniyet olarak dönüşmüştür. Kalkınma Bakanlığı'nın bazı görevleri Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı'na, teknolojik dönüşüme ilişkin görevler ise Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi'ne devredilmiştir. 2019 yılında çıkartılan 48 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle birlikte CBDDO, e-Devlet alanında da yetki, görev ve sorumluluk sahibi yapı olarak tanımlanmıştır. Ayrıca Kamu Dijital Dönüşüm Lideri olarak tanımlanmıştır.
İşte 2018 yılındaki kurumsal dönüşümle başlayan 2018-2025 dönemi Kamuda Dijitalleşme Dönemi olarak tanımlanabilir. Bu dönem, dijital devlet dönüşümü için kurumlar arası ve kurumlar üstü bir dönemdir. Dijitalleşme yalnızca ismen değil, cismani olarak gerçekleştirilmeye çalışılmış, teknik boyutun yanında sosyal dönüşümü için çalışmalar yürütülmüştür. Farklı kurumlar eliyle yürütülen hizmetlerin bütünleştirilmesi için e-Devlet kapısı öncelikle Dijital Türkiye adıyla yeniden tanımlanarak binlerce hizmetin yer aldığı, mobil uygulamalar eliyle yürüyen bütünleşik bir yapıya evrilmiştir. Bu dönemde kamuda veri kullanımına dair rehberler hazırlanmış, verinin kıymeti harbiyesini kamu kurumları ve görevlileri de dâhil olmak üzere tüm vatandaşlara anlatmaya çalışan farkındalık faaliyetleri yürütülmüştür. Siber güvenlik ekosistemi genişletilmiş, zenginleştirilmiş ve ürettiği değerler yaygınlaştırılmıştır. Yine bu dönemde yapay zekâ, blokzincir ve büyük veri gibi yeni teknolojilere ilişkin rehberlerin, strateji belgelerinin yayınlanması önemlidir. Bu rehberler ile strateji ve eylem planlarının çıktıları, dijital teknolojilerin kamuda kullanımına dair katkı sağlamıştır.
2025 ve Sonrası
Türkiye 1990'lardan itibaren kimi zaman hızlı kimi zaman agresif kimi zaman teknik yaklaşımlarla dijitalleşmeyi takip eden bir ülke. Ancak Türkiye değişirken dünya da değişiyor ve bu değişimin önemli ayaklarından birisi dijitalleşme. 2022 yılında "adım adım ilerleyen kamu yönetimindeki teknolojik dönüşümün, yakın gelecekte yeni bir aşamaya evrileceği bu tarihsel çizgi üzerinden izlenebilmektedir. Bu süreçte önemli olan teknolojinin süreğen yapısının unutulmaması ve atılacak adımların sürdürülebilirliğinin sağlanmasıdır." [1] şeklinde bir uyarıda bulunmuştuk. 2018 yılında kurulan Dijital Dönüşüm Ofisi de bu süreç içerisinde Türkiye'nin dijitalleşme süreçlerine katkı sunarak ve süreçleri iyileştirerek 28 Mart 2025 itibariyle görevlerini 8 Ocak 2025 tarihinde kurulan Siber Güvenlik Başkanlığı'na devretti.
Görüldüğü üzere dijitalleşen dünya değiştikçe, devletler ve kurumlar bu değişime ayak uyduruyorlar. Tabi dijitalleşme günümüz dünyasında tek başına müstakil bir etken değil, aksine diğer etkenlerin bir mütemmim cüzü. Özellikle Trump sonrası ve Musk eşliğinde değişen dünya, Avrupa'nın belirsiz geleceği, Çin'in artan agresif rekabetçiliği, İsrail'in kural tanımaz zulmü, uluslararası kuruluşların çöküşü, yapay zekâ teknolojisindeki sınırsız ve kuralsız gelişim…
Bu büyük değişkenler içerisinde, aktif çatışmaların arttığı ve güvenliğin ana odak haline geldiği bir dünyada dijitalleşmeye yönelik yaklaşımın da farklı olması beklenemez. Bugün geldiğimiz noktada Mart ayında yayınladığımız bir yazıda da belirttiğim üzere Türkiye'de Dijitalleşme İçin Yeni Söylem: Festina Lante! [2] demek gerekiyordu. "Yani yavaşça, acele et. Teknolojik gelişmelerden geride kalmamak ne kadar gereklilikse, her teknolojiyi idari süreçlere temkinli bir şekilde dâhil etmek ve kullanıma sunmak o derecede gerekliliktir. O yüzden hızlı giderken tedbiri elden bırakmamak bir öncül zaruret. Değişen dünyanın dinamikleri içerisinde, Türkiye oldukça dengeli bir süreç izlemeye devam ediyor."
İşte bu süreç, Türkiye'de dijitalleşmeyi siber güvenlik eksenli bir dönüşüm eşliğinde okumaya yönlendiriyor belki de. Kamuda dijital dönüşüme ve kamuda yapay zekâ uygulamalarına öncülük etmek, CBDDO'nun Dijital Türkiye hizmetlerinin sunumuna aracılık etmek, dijitalleşme alanında kurumsal iş birliğini gerçekleştirmek gibi görevlerinin, yeni kurulan Siber Güvenlik Başkanlığı'na devredilmesini biraz da buradan okumak gerekir sanırım. Dinamik dijital dünya, tehlikeli küresel konjonktür, derinleşen tehditler ve dolayısıyla dijitalleşmenin yeni evresinde yeni bir aks değişikliği. Yeni dönemde siber güvenlik muhakkak vazgeçilmezim. Öte yandan yeni dönemin değişmemesi gereken öncelikleri yapay zekâ, veri ve dijital hizmetler.
Evet, güvenlik bir öncelik ama tek öncelik değil. Bunu da unutmamak gerek.
[1]Cenay Babaoğlu, (2022). "Türkiye Kamu Yönetiminde Teknolojik Dönüşüm ve Dijitalleşme" iç. AK Parti ve Türkiye'nin Dönüşümü, (Edt. N. Miş; A. Babacan ve B. Duran), Ankara: SETA, s. 139-160.
[2]Cenay Babaoğlu, "Türkiye'de Dijitalleşme İçin Yeni Söylem: Festina Lante!" Kriter Dergi, (Mart, 2025), https://kriterdergi.com/dosya-dijitallesme/turkiyede-dijitallesme-icin-yeni-soylem-festina-lante
[Sabah, 5 Nisan 2025]