SETA > Yorum |
Kriz Üretme Denemesi Niçin Ters Tepti

Kriz Üretme Denemesi Niçin Ters Tepti?

CHP'nin ekonomiyi durdurmaya dönük alışveriş yapmama çağrısı ters tepti. Toplum tarafından bir "ekonomik sabotaj" olarak değerlendirildiği için insanlar alışverişine devam etti. 2 Nisan'da kredi kartı ile alışveriş tutarı, mart ayı ortalamasının üstünde geldi. Bunun anlamı açık; CHP'nin çağrısına kendi çekirdek tabanının uyduğunu varsaydığımızda, normalde o gün alışverişe gitmeyecek bir kitlenin bile sırf tepki için marketlere gittiğini tespit etmek mümkün.

CHP'nin ekonomiyi durdurmaya dönük alışveriş yapmama çağrısı ters tepti. Toplum tarafından bir "ekonomik sabotaj" olarak değerlendirildiği için insanlar alışverişine devam etti. 2 Nisan'da kredi kartı ile alışveriş tutarı, mart ayı ortalamasının üstünde geldi. Bunun anlamı açık; CHP'nin çağrısına kendi çekirdek tabanının uyduğunu varsaydığımızda, normalde o gün alışverişe gitmeyecek bir kitlenin bile sırf tepki için marketlere gittiğini tespit etmek mümkün.

CHP yönetimi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi üzerinden yürüyen yolsuzluk ve rüşvet iddialı soruşturmanın mahiyetini mümkün olduğunca konuşulmasını engellemek için kademelendirilmiş bir taktik izledi. İktidar karşıtı tüm muhalefet enerjisini, yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasıyla ilgili yürütülen hukuki sürecin perdelenmesine indirgedi. Bu taktikle hukuki süreç aşırı siyasallaştırılarak bahse konu yolsuzluk soruşturmasından daha çok iktidarın hedef haline getirilmesi planlandı.

Bunun için sokak siyaseti öncelendi. Gençler sokağa davet edildi. Hükümet bir kez daha Batı'ya şikayet edildi. Eşzamanlı olarak, döviz kurlarının aşırı yükseleceği beklentisi ile ekonomin rayından çıkacağı düşünüldü. Bu ilk dalga eylem stratejisinden, CHP yönetimi ve muhalefetin kamuyu oluşturucuları bekledikleri etkiyi göremediler.

CHP yönetiminin ikinci eylem dalgasında, yerli şirketlere boykot önerisi ve ardından da "Ekonomiyi durdurun, piyasayı etkileyin" çağrısı vardı. Ülke ekonomisini sekteye uğratacak organize çağrılar ve milli şirketleri hedef göstermek, siyasi bir protesto eyleminin sınırlarını aşsa da CHP yönetimi bu konuda ısrar etti. Yıllardır radikal sol örgütlerin denediği eylem tarzlarının CHP tarafından sahiplenilerek bir çağrıya dönüştürülmesi, toplum tarafından ülke ekonomisinin, istikrarının, dış itibarının hedef alınması olarak görüldü.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönetimiyle ilgili yolsuzluk ve rüşvet iddialarını CHP'nin siyasi bir kampanyaya dönüştürmesi, kendisi açısından sonuçlarını öngöremediği bir yöne doğru evriliyor. Radikal sol örgütler ve bazı organize çıkar grupları, CHP'ye önerdikleri siyaset tarzının karşılık bulmasını sevinçle karşıladılar. "Özgür Özel şimdi lider oldu" diyenler aslında kendi radikal siyaset önerilerine sahip çıkıldığı için böyle söylüyorlar. Yarın, kırmızı kart eyleminde olduğu gibi, Özgür Özel'i yeniden hedef haline getirirler.

Bu olayların sıcaklığı içinde sesi çok çıkanlar ve sosyal medya aktivistleri, CHP'yi yönlendirebilir. CHP yönetimi de gündemde konuşuluyor olmaktan memnuniyet duyabilir.

Ancak...

Peşine takılma siyasetiyle birtakım kamuyu oluşturucularının yönlendirmesiyle belirlenen günlük tepki siyasetinden hiçbir partiye fayda gelmez. Hatta bu durum sonradan parti içinde liderlik zaafı olarak görülür. "Partiyi lider mi medya aktivistleri mi yönetiyor?" sorusu sorulmaya başlanır.

İktidarın yönetim kapasitesini zayıflatmak, güveni aşındırmak ve toplumda tepkinin yükselmesi için ekonomik ve siyasi kriz senaryolarına başvurduğunuzda bu ülkenin milli çıkarlarını gözetmediğiniz anlamına gelir. Toplum bunu kolayca tespit eder.

Türk toplumu aşırılığı kendisine tehdit olarak görür. Bunu yapanları ilk fırsatta cezalandır. Kamu düzenini, yönetimde istikrarı her zaman önceler. Bir siyasetçiyi "ülke teslim edilecek bir lider olup olmadığını anlamak için" terazisinde hassasiyetle tartar. Sözü ve eylemine güvenilecek insanı da tek bir hareketinden tanır.

[Yeni Şafak, 4 Nisan 2025]