SETA > Yorum |
Bundan Sonrası Daha Da Önemli

Bundan Sonrası Daha Da Önemli

DEM Partililer, Öcalan'la yaptıkları 3. görüşmenin ardından dün metni okudular. Terör elebaşı Öcalan'ın yapacağı açıklama uzun süredir gündemdeydi.

DEM Partililer, Öcalan'la yaptıkları 3. görüşmenin ardından dün metni okudular. Terör elebaşı Öcalan'ın yapacağı açıklama uzun süredir gündemdeydi.

Okunan metnin özünde; PKK terör örgütüne "silah bırakma" çağrısı vardı. Terör örgütünü kuran Öcalan, açık bir şekilde "Örgüt kendini feshetmelidir" dedi. "Çağrının tüm gruplara olduğu" da metinde açıkça yer aldı. PKK'nın bu kararı almak için "kongresini toplaması" gerektiği de yine çağrının içinde yer aldı.

Açıklamanın içinde Türk'e de Kürt'e de faydası olmayan arkaik jargonlar olsa da, okunan metin PKK terör örgütünün silah bırakma konusunda bahane bulacağı içerikte de değildi.

Sonuca ulaşırsa çağrının tarihi bir anlamı olabilir. Türkiye 40 yıldan faza bir süredir PKK terör örgütü ile mücadele ediyor. Daha önce de PKK'nın silah bırakması için Öcalan, 2014 yılında çağrı yapmış, ancak terör örgütü bu çağrıya uymamıştı.

2024 yılının son aylarından itibaren "terörsüz Türkiye" hedefine yönelik müspet bir hava oluştu. Hem MHP Lideri Devlet Bahçeli hem de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, oluşan bu atmosferin heba olmaması çağrısını sürekli yinelediler.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörsüz Türkiye hedefine yönelik yeni siyasi yaklaşımın amacının ne olduğunu üç başlıkta özetlemişti.

Buna göre...

  1. Terör örgütünün kendini feshetmesi, silahların kayıtsız şartsız teslim edilmesi,
  2. Örgütün siyaset üzerindeki vesayetinin tamamen kaldırılması, bölücü örgütün baskısı dolayısıyla bir Türkiye partisi olma vasfını kazanamayan siyasi yapıya bu yönde kendini geliştirme fırsatı verilmesi,
  3. Bölgemizde artan çatışmalar karşısında iç cephemizin güçlendirilmesi, yarım asırlık bölücü terör parantezinin kapatılması, tüm boyutları ve unsurlarıyla ebediyen tarihe gömülmesi...

Bu hedefin ortaya konulmasından itibaren, çağrının yapıldığı güne kadar süreç iyi yönetildi. Bunun, "ön şarta bağlı bir pazarlık", "al-ver süreci", "muhataplık meselesi" ya da "yeni bir çözüm süreci" olmadığı her fırsatta dile getirildi. Kamuoyunda meselenin mecrasından saptırılarak farklı bağlamlarda tartışılmasının önüne geçildi.

Çağrının yapılması önemliydi. Çağrı yapıldı. Bu sadece ilk aşama. Ama bundan sonrası daha önemli. Terör örgütü tüm farklı yapılanmaları ile bu çağrıya uyacak mı? Örgüt, çağrıyı yanlış yönlere kanalize ederek bu süreci istismar etmeye çalışacak mı? Küresel ve bölgesel yeni gelişmeler yaşandığında, bunu pazarlık sürecine çevirmek için bir fırsat olarak görecek mi?

Türkiye, terörle mücadelede önemli bir mesafe aldı. İçeride terörü bitirdi. Sınır ötesinde mücadelede yüksek bir kapasite oluşturdu. Uluslararası toplumda Türkiye'nin artan etkisiyle, terör örgütü destek konusunda eski rahatlığında değil.

Türkiye'nin Irak merkezi hükümeti ve bölgesel yönetimlerle geliştirdiği ilişki ve yapılan anlaşmalar, PKK'nın Irak'ta barınma imkânını zorlaştırdı.

Suriye'de rejim çöktü. Yeni Suriye yönetimi, kendi ülkesinden komşulara tehdit olacak bir yapılanmaya izin vermeyeceklerini kararlılıkla ifade ediyor. Türkiye'nin Suriye'deki etkisi de bunu zorunlu kılıyor.

Dolayısıyla da PKK terör örgütü kendisini feshetmediği bir durumda neyle karşılaşacağının farkında.
Bundan sonra örgütün silahları ön şartsız olarak bırakması ve kendini feshetmesi gündemde olacak. "Silahları zaten bırakacağız" gibi bir yaklaşımla, siyasi alanda dile getirilecek maksimalist talepler, bozucu etkiler yapabilir. Yani bundan sonrası daha da önem arz ediyor. Meseleye her şey oldu bitti gibi yaklaşılmamalı.

Bu süreçte, devletin terörle mücadele konusunda devam ettirdiği politikasında bir değişiklik olacağı beklenmemeli. Bu yeni siyasi yaklaşımda, terörle mücadele vurgusu en başından itibaren hep dile getirildi. Terör bir tehdit olmaktan çıktığında, zaten mücadele de kendiliğinden sonlanır.

[Sabah, 27 Åžubat 2025]