Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde 27 Mart 2025’te 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi belgesini açıkladı. Bu strateji belgesinin Milli Teknoloji Hamlesi (MTH) ile ilişkisi nedir? Strateji belgesinin genel çerçevesi nasıl çizilmiştir? Strateji belgesinin amaçları doğrultusunda geliştirilen proje ve programlar nelerdir? Strateji belgesinin makro hedefleri nelerdir? Türkiye’nin umut veren teknolojik atılımları nelerdir?
- 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi belgesinin MTH ile ilişkisi nedir?
Ülkemizin ulusal çıkarlarının korunabilmesi için uygulamaya sokulan politikalar, diğer devletler ve çıkar gruplarının sınırlayıcı ve engelleyici politikalarıyla durdurulmaya çalışılmıştır. Milli güvenliği tehlikeye sokan ve ulusal iradeyi kısıtlayıcı bu gibi faktörlerin, politika geliştirme başta olmak üzere uygulama süreçlerini ve operasyonel sürdürülebilirliği tehdit etmesinin önüne geçebilmek için Türkiye ulusal bir teknoloji girişimi olan MTH’yi başlatmıştır.
Yerlilik, millilik ve özgünlük konusunda Türkiye’nin iddiasını ortaya koyan MTH bilim ve teknolojide tam bağımsızlık hedefiyle savunma, enerji, ekonomi, eğitim ve sağlık başta olmak üzere pek çok sektörün Dördüncü Sanayi Devrimi ve sonrasına hazırlanmasına da katkı verecektir. Dördüncü Sanayi Devrimi var olan dijital teknolojilerin geliştirilmesine odaklıdır ve yapay zeka uygulamalarını da içermektedir.
Bu kapsamda 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi belgesi MTH vizyonu doğrultusunda hazırlanmış, sanayi üretimi ile teknolojide bağımsızlığı temin etmeyi ve Türkiye’yi yüksek teknolojili ürün üretimi ve ihracatında lider ülkelerden biri konumuna taşımayı hedeflemektedir.
- Strateji belgesinin genel çerçevesi nasıl çizilmiştir?
2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi 5 temel amaç çerçevesinde belirlenen 100 strateji ve 20 makro hedef içermektedir. Temel amaçlar şunlardır:
- Yüksek teknolojide ve kritik alanlarda yerli üretim kapasitesini artırmak ve dışa bağımlılığı ortadan kaldırmak
- Dijital ekonomiye geçişi sağlayarak teknoloji çağının lider ülkelerinden biri olmak
- Yeşil ve döngüsel ekonomiye geçişi sağlayarak sanayi kaynaklı karbon emisyonlarını azaltmak
- Küresel pazarlara entegrasyonu ve rekabet gücünü artırmak
- İmalat sanayiinin verimlilik, kapasite ve ölçek sorunlarını çözmek; kriz ve şoklara karşı dayanıklılığını artırmak
Türkiye bu temel amaçlar doğrultusunda öz kaynaklarıyla ürettiği yerli ve milli teknoloji ürünlerinin ihracatını geliştirmeyi ve savunma sanayiindeki başarılarını diğer sektörlere de taşımayı hedeflemektedir.
Sanayileşme adımları kişi başına düşen milli geliri artırmaktadır. Gelişmiş ülkeler düzeyine çıkabilmek için sanayileşme adımlarının sürdürülmesi gerekmektedir. Ülkemizin yüksek teknolojili üretim ve ihracatta OECD ortalamalarının üzerine çıkması ve imalat sanayii üretimi açısından dünyanın ilk on ülkesi arasında yer alması bilim ve teknoloji alanındaki dönüşümle mümkün olabilecektir. Bu noktada 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi önemli adımlar içermektedir.
- Strateji belgesinin amaçları doğrultusunda geliştirilen proje ve programlar nelerdir?
Ülkemizin yerli ve milli üretim kapasitesini geliştirme, stratejik sektörlerde bağımsızlığını temin etme ve kritik teknolojilerde liderlik konumuna ulaşmasını sağlamayı hedefleyen MTH vizyonunu esas alan 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi, Türkiye’nin sanayi ve teknoloji ekosistemini daha yüksek katma değer üreten, inovasyon odaklı, dijital ve yeşil dönüşümünü tamamlamış bir yapı haline getirmeye odaklanmaktadır.
Bu kapsamda 37 öncelikli program ve proje geliştirilmiştir: Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı, Yüksek Teknoloji Yatırım Programı HIT-30, Savunmada Oyun Değiştiren Güç Unsurları: Yeni Nesil Havacılık Platformlarımız, Çelik Kubbe, İlk Arabam Yerli Otomobil Aile Destek Programı, Otonom Yerli Otomobil, Yüksek Hızlı Tren Konsorsiyumu, TÜBİTAK Ulusal Kuantum Enstitüsü, Ulusal Çip Konsorsiyumu, Ay Görevi, Uzay Teknopark, Ulusal Omiks Platformu, Teknoloji ve İnovasyon Fonu, GO Girişim Ofisi, Biyoteknoloji Üretim Programı, Üreten Üniversiteler: Milli Teknoloji Atölyeleri, Temel Bilim Araştırmaları Liderlik Programı (TALİP), Tersine Beyin Göçü Programı, Dijital Türk Lirası, KOSGEB Dijital Ödeme Sistemi, Milli Uydu Şirketi, Bölgesel Konumlama ve Zamanlama Sistemi, Navigasyon Sistemi ve Yapay Zeka Uygulamaları, Yapay Zeka Süper Bilgisayar Yatırım Programı, Yeşil ve Dijital Dönüşüm Merkezleri, Ulusal Hidrojen Programı, Yerli Nükleer Reaktörler, Nükleer Teknopark, Terminal İstanbul, Antarktika Kutup Araştırmaları Üssü, Uzay Limanı ve Uzaya Bağımsız Erişim, Mega Endüstriyel Parklar, Ceyhan Petrokimya Endüstri Bölgesi, Emek Yoğun Sektörlerde İstihdamı Koruma Programı, Stratejik Yatırımlara Güvence, Yerel Kalkınma Hamlesi, Sanayi ve Teknoloji Kolejleri.
Nükleer teknolojiden kuantum teknolojisine ve yeni teknoloji fonları kurulmasından yeni kümelenmeler oluşturulmasına pek çok adımı içeren bu yaklaşım ile milli gelir artışının giderek ivme kazanması ve üst gelir grubu ülkelere yakınsaması mümkündür.
Bu adımlar incelendiğinde eğitim başlığına ayrı bir önem verildiği görülmektedir. Örneğin Sanayi ve Teknoloji Kolejleri projesi sanayinin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağına ulaşılması, firmaların genç yeteneklere erişiminin kolaylaştırılması ve sanayide inovasyonun artmasına katkı sağlayacaktır. Bu noktada üniversitelerle iş birliği ise Milli Teknoloji Atölyeleri projesiyle sağlanacaktır.
Ekonomik açıdan elde edilen gücün ülke itibarına katkı sağlayacağı da unutulmamalıdır. Bu çerçevede MTH doğrultusunda atılacak adımların ülkemiz için duygusal açıdan da önemli olduğunun altı çizilmelidir. Devrim Arabaları projesi veya Vecihi Hürkuş ve Nuri Demirağ gibi kişilerce atılan adımların akamete uğramasının meydana getirdiği moral bozukluğunun yeni teknolojik adımlarla giderilmeye başlandığı açıktır.
- Strateji belgesinin makro hedefleri nelerdir?
2030’a kadar imalat sanayiinin milli gelir içindeki payının yüzde 21,25’ten yüzde 23’e, küresel imalat sanayii katma değeri içindeki payının yüzde 1,33’ten yüzde 1,65’e, imalat sanayii ihracatının 247 milyar dolardan 400 milyar dolara, imalat sanayii ihracatının ithalatını karşılama oranının yüzde 105’e ve Ar-Ge harcamalarının milli gelir içindeki payının da yüzde 1,42’den yüzde 2,20’ye çıkartılması bazı makro hedef örnekleridir.
Bunların dışında Ar-Ge, insan kaynağı, girişimcilik ekosistemi ve ihracata ilişkin pek çok hedefin strateji belgesinde yer aldığı görülmektedir. Örneğin girişimcilik ekosistemine verilen önemin bir göstergesi olarak girişim sermayesi yatırımlarının üç kat artılarak 20 milyar dolara çıkartılması ve teknogirişim sayısının da yaklaşık dokuz kat artılarak 100 bine ulaştırılması gibi hedefler mevcuttur.
Bu hedefler teknoparklar, Ar-Ge ve tasarım merkezleriyle dikkat çeken Türkiye’nin inovasyon ekosistemini geliştirilebilecek ve dinamik tutacak adımlardır. Bu hedefler istihdam piyasasının genişlemesi, işsizliğin azaltılması ve yeni sanayi kollarının desteklenmesine katkı verecektir. Bu kapsamda küresel iklim politikalarını dikkate alan adımların atılması ise dış ticaretin sürdürülebilirliği açısından önemlidir.
- Türkiye’nin umut veren teknolojik atılımları nelerdir?
- Milli Uzay Programı kapsamında ilk insanlı uzay görevinin gerçekleştirilmesi
- Yüzde 80’in üzerinde yerlilikle üretilen ilk milli haberleşme uydusu TÜRKSAT 6A’nın uzaya gönderilmesi
- Beşinci nesil savaş uçağımız KAAN’ın gökyüzüyle buluşması
- İlk yerli elektrikli ve akıllı otomobilimiz TOGG’un tüketiciye ulaştırılması
- Antarktika’ya dokuz ve Arktik’e dört bilimsel sefer düzenlenerek ülkemizin kutup bölgelerindeki varlığının görünür hale getirilmesi
Bu gibi büyük bilimsel ve teknolojik temelli adımların atılması verimlilik temelli, sanayi ağırlıklı ve ihracata dayalı nitelikli büyüme açısından altyapı oluşmasına katkı sağlamış ve bu yönde adımların sürdürülebileceğine olan inancı perçinlemiştir. Tüm bu adımlar ülkemizin rekabet gücünü artırabilecek ve politika oluşturmada itici güç olabilecek niteliktedir.