Post-Kemalist CHP

Post-Kemalizm CHP'nin Kemalizm'den vazgeçmesinden ziyade, Kemalizm'in artık hâkim ideoloji olduğu toplumsal düzenin ortadan kalkması demektir. Bu tarihi kırılma CHP'nin kendisine yeni bir misyon belirlemesine yol açtı.

Devamı
Post-Kemalist CHP
AK Parti Devrimci Bir Parti mi

AK Parti Devrimci Bir Parti mi?

AK Parti, Cumhuriyetçi elitlerin kapattığı siyaset alanını yeniden açmış ve genişletmiş, ülkenin toplumsal düzenini demokratik çizgiye çekmiştir.

Devamı

Hem yeni bir hükümet sisteminin uyum yasalarını çıkarmak lazım. Hem de vesayetle mücadele edilirken yıpranan kurumların yeni bir ruhla inşa edilmesi mecburiyeti bulunuyor.

Halkın önüne çıkarak oy isteyen ve siyaset yapan bir Cumhurbaşkanı'nın o siyaseti sürdürebilmek için halkla ilişkisini sağlayan partiye üye olması gerekiyordu. Şimdi o gerçekleşiyor.

Erdoğan liderliğindeki AK Parti siyasetinin gücü dinamizminden ve değişim ısrarından geliyor. Tıpkı bisikletin pedalını çevirmeye devam etme kararlılığı gibi.

16 Nisan'daki sistem değişimiyle gücünü artırarak önümüzdeki "inşa dönemi"ne hazır hale gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı yeni bir misyon bekliyor.

Cumhurbaşkanının Tarafsızlığı

Bugüne kadar, Türkiye siyasetinde cumhurbaşkanının “tarafsız” olması gerektiği tezi, dünyadaki parlamenter sistemlerdeki “tarafsızlık” unsurunun tam tersi bir anlayışa işaret etmekteydi.

Devamı
Cumhurbaşkanının Tarafsızlığı
16 Nisan ve Devletin Normalleşmesi

16 Nisan ve Devletin Normalleşmesi

AK Parti devletin normalleşmesini geniş toplumsal kesimlerin devlete aidiyet bağını güçlendirme yönünde pratiğe dökebilirse hem değişim karşıtı bloğa hem de kendi bloğundaki eski devlet aktörlerine karşı elini güçlendirecektir.

Devamı

Artık iktidarın siyaset dışı bir noktadan kurulması yani iktidarın demokratik mücadelelere kapalılığı son buldu.

Ekonomi açısından mevcut sistemin zaafları nelerdir? Cumhurbaşkanlığı sistemi ekonomi için ne vaat ediyor? Türkiye’nin küresel ekonomideki rolü nedir?

Nasıl ki "hayır" cephesi olabildiğince bireyselleşmiş kitlesini AK Parti karşıtlığı ve laikçilik üzerinden sıkı bir cemaate dönüştürebildiyse, AK Parti de yeni söylemlerle şehirli kitlesini cemaatleştirebilir.

Yurtdışında referandum süresince Avrupa ülkelerinin‚ evet‘ oyu kullanacak Türklere karşı benimsediği ve rasyonel olmayan yaklaşımlar, seçim sonuçlarının açıklanması sonrasında da sürdürülmektedir.

SETA İstanbul Genel Koordinatörü Fahrettin Altun 16 Nisan’da referandum sürecine gölge düşürmek isteyen kesimler üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Anayasa değişikliği kabul edilirse Türkiye’nin otokratik bir ülkeye dönüşeceğini iddia eden Avrupa medyası daha referandum sonucunu beklemeden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı diktatör ilan etmişti.

İktidarı değiştiremeyeceği için kendini değişmek zorunda olduğunu anlayınca gerçeklikle yüzleşecek çoğu kimse. Gerçeklik bugünden itibaren kendini dayatmaya başladı.

“Evet” halkın iktidarını garanti altına alacak bir siyasi kurumsallaşmanın hayata geçirilmesidir. Halkın yıllardır siyasete yüklediği misyonun en nihayet tamamına erdirilmesidir.

Merkez Bankasını güçlendiren ve makro ihtiyati politikalar dediğimiz politikaların karar alıcısı durumuna gelmesi, Merkez bankalarının kredibilitesini daha yüksek bir kurum haline getirecek.

Mevcut sistemin krizlerinden kurtulmak için nasıl Erdoğan'a ihtiyaç var ise Kürtlerin bu ülkedeki geleceğini garantiye almak için de Erdoğan'ın liderliği gereklidir.

Sırada PKK var, olmalı. Konjonktürün çocuğu PKK’nın hem Suriye ve Irak’taki hem de ülke içindeki faaliyetlerine yönelik bir harekat en az Fırat Kalkanı kadar gerekli.

16 Nisan referandumundan evet sonucu çıkarsa, Türkiye'de siyasi istikrarın kurumsallaşması adına çok büyük bir eşik aşılmış olacak.

Diasporadaki sosyal ve ekonomik sermayeleri göz önünde bulundurulduğunda örgütün sadece ülke içerisinde pasifize edilmesinin sorunu bütünüyle çözmeyeceği açıktır.