SETA PANEL Konuşmacılar: Hasan Kanbolat ASAM Kafkasya Uzmanı Hasan Ali Karasar Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Mitat Çelikpala TOBB ETÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Ömer Duran SETA Kafkasya ve Orta Doğu Uzmanı Tarih: 4 Eylül 2008 Perşembe Saat: 16.00 – 18.00 Yer: SETA, Ankara
Devamı
AYM değişen sosyolojiye uygun yeni bir toplumsal sözleşmenin mahiyeti konusunda verilen kavgada statükocu kanadın bir aktörü olarak hareket ediyor. Bu güç mücadelesine müdahil oldukça da ilkesellikten uzaklaşıp iç ve dış dinamiklerin baskısına maruz kalıyor.
Devamı
SETA PANEL Nuh Yılmaz George Mason University, Washington DC Tarih: 14 Ağustos 2008 Perşembe Saat: 16.00 – 18.00 Yer: SETA, Ankara
SETA PANEL Dr. Cemil Aydın University of North Carolina Tarih: 26 Haziran 2008 Perşembe Saat: 16.00 – 18.00 Yer: SETA, Ankara
SETA PANEL Oturum Başkanı: Taha Özhan SETA Konuşmacılar: Levent Korkut Hacettepe Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi ve Uluslararası Af Örgütü Uluslararası Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Baskın Oran Uluslararası İlişkiler Profesörü ve Agos ve Radikal İki Gazeteleri Yazarı Prof. Dr. Zühtü Arslan Anayasa Profesörü Tarih: 29 Nisan 2008 Salı Saat: 17.30 Yer: SETA, Ankara
SETA PANEL Oturum Başkanı: İbrahim Kalın SETA Konuşmacılar: Levent Köker Gazi Üniversitesi Uluslararası İlşkiler Bölümü Murat Yetkin Radikal Gazetesi İhsan Dağı ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Tarih: 9 Nisan 2008 Çarşamba Saat: 17.00 Yer: SETA, Ankara
SETA PANEL Konuşmacılar: Prof. Dr. Türel Yılmaz Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Yrd. Doç. Dr. Mehmet Şahin Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Nasuhi Güngör Star Gazetesi Tarih: 10 Mart 2008 Pazartesi Saat: 16.00 Yer: SETA, Ankara
Devamı
SETA PANEL Oturum Başkanı: Taha Özhan SETA Konuşmacılar: Evgeni R. Radushev Bilkent Üniversitesi Tarih Bölümü İlhan Uzgel Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Hakan Albayrak Yenişafak Gazetesi Tarih: 26 Şubat 2008 Salı Saat: 16.00 Yer: SETA, Ankara
Devamı
Geçen ay içerisinde hükümet yeni eylem planını açıkladı. 2008-2012 dönemi için hazırlanan eylem planı ‘acil’ sıfatıyla beraber sunuldu. Bundan birkaç ay önce de bir başka acil eylem planı seçim sonrasında açıklanmıştı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti üst yönetiminin ilk dönem iktidarları süresince iletişim kurmakta en fazla zorlandığı kitle Alevi toplumuydu.
Bir dönem Bill Clinton, Gerhard Schröder ve Tony Blair tarafından temsil edilen "Üçüncü Yol", Tony Blair'in görevden ayrılmasıyla beraber siyasi önemini büyük ölçüde yitirecek gibi görünüyor. Avrupa siyasetinin son yıllardaki önemli açılımlarından biri olan Üçüncü Yol, fikir babası Anthony Giddens gibi aydınlar tarafından tartışılmaya şüphesiz devam edecektir. Fakat siyasi-sosyal bir proje olarak Avrupa için bir yol haritası olacağına şüpheyle bakanların sayısı her gün biraz daha artıyor.
SETA PANEL Oturum Başkanı: Talip Küçükcan SETA Konuşmacılar: Prof. Dr. Mustafa Erdoğan Hacettepe Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Dr. İbrahim Dalmış Kırıkkale Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Tarih: 21 Haziran 2007 Perşembe Saat: 16.00 Yer: SETA, Ankara
SETA PANEL Oturum Başkanı: İbrahım Kalın SETA Konuşmacılar: Doç .Dr. Sedat Laçiner USAK Başkanı İsmail Küçükkaya Akşam Gazetesi Ankara Temsilcisi Tarih: 18 Haziran 2007 Pazartesi Saat: 16.00 Yer: SETA, Ankara
19. yüzyılda güçlü bir şekilde ortaya çıkan Batı sömürgeciliğinin arkasında yatan felsefi, ekonomik, siyasi ve kültürel temelleri hakkında neler söyleyebilirsiniz? 19. yüzyılda artık rafine bir program haline dönüşen sömürgecilik arızi bir gelişme değil Batı felsefesinin pişirdiği kapitalizmin oldukça tabii bir neticesi olarak okumak lazım. Öyle ki, 1788 tarihli Britanya “Köle Ticareti Düzenlemesi” yasası altında, köle gemilerine sıkıştırılacak köle sayısında azami verimlilik sağlamak üzere gemiler inşa edilmiştir.
Cumhurbaşkanlığı seçimi Türk siyasetinin temel sorunlarını ortaya koyan bir süreç olarak ilerliyor. Aday açıklanana kadar yapılan tartışmalar ve alınan tavırlar, içinde yaşadığımız ideolojik kutuplaşmanın ne kadar derinlere gittiğini gösteriyordu. İlk oylamayla yaşananlar, bu kutuplaşmanın daha uzun bir süre Türkiye'yi germeye devam edeceğini gösteriyor. Bütün bunlara şimdi Genelkurmay Başkanlığı'ndan gelen açıklama yahut Oktay Ekşi'nin ifadesiyle "muhtıra" eklendi. Muhalafetin tek hedefi, AK Partili bir ismin Köşk'e çıkmasını engellemek.
Türkiye son dört yılda dış politikada belli açılımları gerçekleştirdi. Türk dış politikasının son dönemdeki hareketli seyrinin Irak’ın işgali ile oluşan yeni durumun dayattığı mecburi gündem ve imkânlarla da doğrudan alakası var. Mesele Türkiye’nin bu yeni imkanların ne kadarını kendi iradesi dahilinde, ne kadarını ise ABD’nin oturtmaya çalıştığı “yeni güçler dengesi” çerçevesinde kullanabildiğidir.
Amerika’nın dış politika yapım sürecine etkide bulunan önemli düşünce kuruluşlarından Council on Foreign Relations’ın başkanı Richard N Haas, Foreign Affairs Dergisi’nin Kasım/Aralık 2006 tarihli sayısında “The New Middle East1” (Yeni Ortadoğu) başlıklı bir makale yayımladı. Haas, makalesinde Ortadoğu’da Soğuk Savaş sonrası şekillenen Amerikan hegemonyasının sona erdiğini ve bölgede yeni bir döneme girildiğini vurgulamakta. Savaşın mimarlarından Savunma Bakanı Donald Rumsfeld ara seçim hezimetinin ardından istifa etmek zorunda kaldı. Richard Perle, Eliot Cohen ve Kenneth Adelman gibi neo-conların önde gelen isimleri Irak konusunda mevcut politikanın bazı noktalarının yeniden gözden geçirilmesinin gerekebileceğini dile getirdiler2.
Moderniteye hususi bir tarihi tecrübe olarak baktığımızda pek çok temel özelliğinden bahsedebiliriz. Bu tecrübeyi oluşturan ekonomik ve siyasi şartlar, Batı medeniyetinin Greko-Romen ve Yahudi-Hıristiyan kökleri, Reformasyon sonrasında yaşanan gelişmeler, Avrupa sömürgeciliği ve yeni kıtaların keşfi, kapitalizmin ortaya çıkısı, ulus-devlet gibi unsurlar, herhangi bir modernite tartışmasının değinmek zorunda olduğu konulardır.Biz burada modernitenin iki kurucu unsuru olan özgürlük ve rasyonalite kavramları üzerinde duracağız. Bu iki unsur, moderniteyle ortaya çıkan yeni yaşam biçimlerinin de temelinde yer alır.
29 EKİM’DE kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin güneş burcu ‘akrep’miş; hiç düşünmemiştim, yeni öğrendim. Akrebin sokmak dışındaki olumsuz özelliklerinden biri, hatalarıyla yüzleşememesidir. Cumhuriyet’in kendi tarihiyle ilgili olarak, özellikle de gayrı Türk vatandaşlarının başına gelenler söz konusu olduğunda kendisiyle yüzleşmekte zorlandığı kesin. Yüzleşmek bir yana, imparatorluktan ulus-devlete miras kalan ve homojen bir Türk ulusunun başarıyla yontulması önünde hep engel olarak görülegelen Kürtler, Rumlar, Ermeniler ve Yahudiler’le olan sorunlarımız en azından üslup düzeyinde sürdürülüyor.
Demokrat Parti 1950 seçimlerine "Yeter! Söz Milletindir!" sloganıyla girdiğinde en büyük şoku, CHP'liler ve seçmen vatandaş, yani milletin kendisi yasamıştı. Rivayet olunur ki CHP'liler bu slogandan ve o meşhur "Dur!" diyen el posterinden o kadar etkilenirler ki afişi hazırlayan mimar Selçuk Milar'dan CHP için de bir poster hazırlamasını isterler.Milar, CHP'li vekillere posterindeki cümleyi aynen tekrar eder ve halk oyuyla CHP'nin artık gitmesi gerektiğini söyler.
Geçen sene Suriye’ye yaptığı resmi ziyareti ABD ve İsrail’den gelen yoğun baskılara rağmen iptal etmeyen Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, 6- 9 Haziran tarihleri arasında bu kez İsrail ve Filistin’e resmi bir ziyaret yapacak. Filistin’de ekonomik krizin artık insani bir facia boyutuna geldiği, İsrail’de yapılan seçimler sonrasında Başbakan Ehud Olmert’in tek taraflı sınır belirleme planını uluslararası gündeme taşıdığı bugünlerde bölgedeki durum ayrı bir öneme sahip.