Türkiye-AB ilişkilerinde gerçekten pozitif bir gündemin oluşabilmesi için AB'nin 18 Mart Mutabakatındaki yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekiyor. Aksi taktirde pozitif gündem yaratma çabaları, sadece söylem düzeyinde kalmaya devam edecektir.
Devamı
Türkiye milli çıkarlarını koruyarak ilişkilerini normalleştirebilecek kapasiteye ve liderliğe sahip durumda.
Devamı
Biden'ın 'demokrasilerin dayanışması' politikası sahici ve somut bir çizgi oluşturacaksa Transatlantik İttifakı'nın güçlü bir üyesi olarak Türkiye bu sürecin içinde olur.
Türkiye'nin dış politikada içine girdiği yeni dönemde kendisini yeniden konumlandıracak bir hareketlilik oluşturması ve hem fikri zemini güçlü hem de pratikleri ve araçları iyi hesaplanmış bir yaklaşım sergilemesi, pandemi sonrası dönem için elinin daha güçlenmesine imkan tanıyacaktır.
Gözler 14 Haziran'da Brüksel'de gerçekleşecek olan ikili zirvede.
Kritik bir görüşmenin tarihi yaklaşıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan 14 Haziran'daki NATO zirvesinde ABD Başkanı Biden ile ilk kez yüz yüze görüşecek.
Biden yönetiminin dış politika tercihlerini anlamaya çalışıyoruz. Ortaya konulan söylemler, şimdiye kadar bizim için anlamlı bir bütün sunmuyor.
Devamı
Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) bünyesinde hazırlanan Kriter dergisinin 57. sayısı çıktı.
Devamı
Hangi ülke kaç doz aşılama uygulamış, nüfusunun yüzde kaçını aşılamış, tüm bu bilgiler bir tık uzağımızda. Ama nedense Twitter gibi mecralardaki yalan yanlış algı operasyonlarının peşine takılıp giden milyonlar var. İlk değil bu son da olmayacak.
Biden ve Putin görüşmesi sonrası Karadeniz'de Donbas gerilimi şimdilik düşerken etrafımızdaki bölge yeni bir diplomatik hareketlilik dalgası yaşıyor.
Rusya'nın Ukrayna'da dengelenmediğini ve dengelenmesi ihtimalinin gün geçtikçe de düştüğünü söyleyebiliriz. Böylesi bir görüntü kendini tekrar ettikçe Rusya işgal için daha cüretkâr hale gelir. Bu da sadece Ukrayna'yı ilgilendiren bir sorun değil. Rusya aşırı yayılmacı bir eğilime kendini kaptırmış gidiyor. Karşısına çıkan olmadığı müddetçe bugün Ukrayna, yarın başka ülkeler. Amerika zaten yok. Avrupa ise derin bir uykuda.
Öyle görünüyor ki Ukrayna sorununun askeri bir çözümü yoktur.
Bugünkü şartlarda ABD ve Avrupa'nın Rusya'ya gösterebildiği sopa, yaptırımlarla sınırlı.
Ukrayna ve Rusya Arasında Yeni Bir Sıcak Çatışmaya Doğru mu?' başlıklı panelde uzmanlar bölgedeki son durumu değerlendirdiler.
AB liderlerinin Trablus'a üşüşmelerine karşılık Libya hükümeti Ankara'ya verdiği özel önemi gösterircesine geniş bir heyetle geldi.
Ukrayna'da bir Rus oldubittisiyle karşılaşmamız an meselesi. Bu kriz Karadeniz'e kıyısı olan tüm ülkeler gibi başta Türkiye'yi ilgilendiriyor.
Ukrayna, Batı ile Rusya arasında sıkışmış, bölünmüş bir ülke. Askeri bir karşılaşma ile Rusya'ya geri adım attırması mümkün değil. ABD ve AB'nin Ukrayna'ya topyekûn askeri desteği Washington ile Moskova arasında bambaşka bir gerilimin kapılarını açar. Geriye Batı başkentlerinin devreye girdiği diplomasi kalır. Yarım kalan Minsk 2 anlaşması canlandırılabilir. Belki de Putin, Biden'a kabul etmediği telefon görüşmesini yaptıracak bir oyun içindedir.
Ukrayna'da süreci dikkatle izlemek lazım.
Ukrayna'nın Donbas ve Kırım bölgelerinde çözümsüzlüğün yedinci yılına girerken, Rusya-Ukrayna ilişkilerinin daha da gerildiğini, bilhassa Donbas bölgesinde ateşkes ihlallerinin devam ettiğini ve çatışmaların sürdüğünü görmekteyiz.
SETA Dış Politika Araştırmaları Direktörü Muhittin Ataman, Ukrayna - Rusya gerilimini ve Kırım meselesini değerlendirdi.