İdlib’in Türkiye İçin Stratejik Önemi Nedir?

SETA Strateji Araştırmacısı Veysel Kurt, İdlib’in Türkiye için stratejik önemi üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Devamı
İdlib in Türkiye İçin Stratejik Önemi Nedir
Türk-İran İlişkilerinde Yeni Dönem mi

Türk-İran İlişkilerinde Yeni Dönem mi?

Küresel güç olmayı hedefleyen Türkiye ve İran’ın hedeflerine ulaşmak için hem ekonomik ilişkilerini hem de Orta Doğu sorunları konusunda aralarındaki rekabet ve çatışmayı iş birliğine dönüştürmeleri kaçınılmazdır.

Devamı

İdlib’deki Nusra dominasyonu sürdükçe İdlib’in felaketi kaçınılmaz olacak.

ABD tam da Türkiye'nin PYD-YPG'ye yönelik kapsamlı bir operasyon yapabilmesi adına konjonktürün oluşmaya başladığı bir dönemde Türkiye'ye İdlib üzerinden yeni bir gündem dayatıyor.

Insight Turkey Genel Yayın Yönetmeni Muhittin Ataman Türkiye, İran ve Rusya’nın Tahran’da gerçekleştirdikleri ‘Suriye’ toplantısı üzerine değerlendirmelerde bulundu.

İdlib üzerinden yaklaşan bu krize önlem alınması şart.

Suriye Krizi Boyut Mu Değiştiriyor?

Sürecin belirleyici tarafları muhalif gruplardan ziyade, Suriye'de sahada olan küresel ve bölgesel aktörler.

Devamı
Suriye Krizi Boyut Mu Değiştiriyor
Türkiye nin Orta Doğu Politikası Algılar ve Gerçekler -I

Türkiye’nin Orta Doğu Politikası: Algılar ve Gerçekler -I-

Türkiye’nin Orta Doğu’daki başka bir bölgesel güçle kuracağı ittifak bütün bölgenin geleceğini belirleyebileceği gibi, Orta Doğu’nun dışına da taşıp küresel etkiler doğurabilecek bir girişim olacaktır.

Devamı

PKK ne kadar omurgasızlığıyla bilinen bir örgüt olsa da aynı zamanda oldukça realisttir. İran ve rejimle çatışan bir PKK, Suriye'de bertaraf edilir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başkan Trump ile görüşmesinde Suriye sorununun çözümü konusunda ABD’nin daha aktif bir politika izleyeceği izlenimiyle dönmesi, Türkiye’nin Suriye politikasında yeni bir dönemin başlaması anlamına gelebilir.

SETA Eğitim ve Sosyal Politikalar Araştırmaları Direktörü Muhittin Ataman Astana mutabakatı üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Trump’ın başkan olmasıyla birlikte ABD’nin Suriye politikasında önceliğin yeniden İsrail eksenine kaydığı görülüyor.

Çin'de Putin, Erdoğan ve Şi Cinping arasında üçlü bir toplantı yapılacak. İçeriği bir yana, bu toplantının kendisi bile Türkiye'nin büyük güçler arasındaki rekabet alanında etkili bir aktör olarak yer aldığını gösteriyor.

Referandumun ardından artık iç siyasetteki taşların yerine oturduğu ve iki yıl içerisinde yeni bir seçim beklenmediği düşünülürse, Erdoğan’ın önümüzdeki süreçte dış politikaya odaklanacağı görülüyor.

Esed’e bağlı unsurların 4 Nisan 2017'de İdlib’in güneyindeki Han Şeyhun bölgesinde toksik maddeler içeren silah kullanımı neticesinde ortaya çıkan dehşet görüntüleri, bir kez daha kimyasal ve biyolojik silahları dünya gündemine getirdi.

Türkiye, Suriye'de "kendi başının çaresine bakacak" bir politikayı hayata geçirmek zorunda kaldı.

ABD'nin Rakka operasyonunda YPG'nin rolüne dair sorulara verdiği cevap. Ve bu sözü Suriye iç savaşına müdahil aktörlerin önümüzdeki aylarda yüzleşeceği ortak bir meydan okumaya işaret ediyor.

Türkiye'nin PYD-YPG konusundaki kararlılığını Beyaz Saray'ın dikkate almaması Suriye'nin denklemini iyice Rusya İran- Esed hattına çevirir.

ÜDİK toplantısının gerçekleştirilmiş olması iki ülke ilişkilerinin kriz öncesindeki düzeye döndüğünün göstergesi oldu.

Rakka ve Menbiç hedefi Suriye'de Türkiye'nin kendi politikasındaki ısrarını gösteriyor.

İki şey Rusya'yı şu an çok tedirgin ediyor. Trump'ın Türkiye'ye yönelik sıcak tavrı Türkiye'nin Amerika'ya yaklaşması sonucunu doğurabilir. Ayrıca Türkiye El-Bab'ı aldıktan sonra Rusya'ya ihtiyacı kalmıyor.