Tarihi Keşif

Tüketicilerin akaryakıt ve doğalgaz harcamalarının azalması anlamına gelen tarihi keşfin Türkiye'nin teknolojik hamlelerine önemli bir ivme kazandıracağı anlaşılmaktadır. Bu hamleleri destekleyen ve hızlandıran en önemli etkinin de enerji olacağı aşikârdır. Aslında bu dönüşüm her kesimden insanın hayalini kurduğu bir devrin de başladığını göstermektedir. Bu hayal kendi teknolojisini üretmeye başlayan Türkiye'nin enerjide de bağımsız olma yolunda ilerlemesi olarak tanımlanmaktadır.

Devamı
Tarihi Keşif
Türkiye'nin Zihinsel Dönüşümü

Türkiye'nin Zihinsel Dönüşümü

Genel olarak, siyasi ve ekonomik boyutlarda 2010'lu yıllarda sergilenen bağımsızlık arzusu ve güçlü olma iradesi –farkında olunsa da olunmasa da– insanların zihinlerindeki Türkiye imgesini ciddi ölçüde değiştirdi. Ve Türkiye mesafe katettikçe değiştirmeye de devam edecek.

Devamı

Büyük ülke olmanın ve kendi başına hareket etmenin bedeli olduğuna dikkat çeken uzmanlar: 'Türkiye merkez ülke etme iddiasında olunca ve uysal koyun olmayı bırakınca elbette birtakım manipülasyonlara, operasyonlara tabi oluyor. Pandemi sadece ülkemizi değil, dünyayı sarstı. Enflasyonun yüksekliğine ve istihdam düşüşüne yoğunlaşmalıyız.'

Türkiye ekonomisinin çözülmeyi bekleyen belirli problemleri var. Özellikle istihdam piyasası, vergi rejimi ve gelir adaleti boyutlarında atılması gereken önemli adımlar bulunuyor.

Haziranın ilk üç haftasında harcamalarda aralıksız bir artış var. Kredi koşullarının iyileşmesi de harcamalarındaki artışı destekliyor. Ekonomide büyüme bu yıl iç talebe bağlı olarak ilerleyecek

Türkiye’nin önümüzdeki dönemde milli güvenliğini ve ulusal çıkarlarını doğrudan etkileyecek belli alanların olduğu söylenebilir. Bu stratejik alanları Fırat'ın doğusu (Irak'ı içerecek şekilde İran sınırına kadar uzanan bölge kastedilmektedir), Akdeniz'in doğusu ve Libya'nın doğusu olarak sıralamak mümkündür. Son dönemde tüm bu alanlarda Türkiye'nin askeri ve diplomatik olarak varlığını güçlü bir şekilde hissettirdiği açıktır. Türk dış politikası son yıllarda bölgede istikrarsızlık üreten ve doğrudan ülkemizi ilgilendiren başlıkları oldukça dinamik bir tempoyla takip etmektedir. Neredeyse her yıl sorunlu birçok alanda çözüm üretmek artık sıradanlaşan mesailer olarak karşımıza çıkmaktadır. Şüphesiz bu krizlerin her birinden ciddi tecrübeler edinen ve bir sonrakine daha hazırlıklı yaklaşan Türkiye'nin uluslararası siyasetin gidişatını en iyi değerlendiren aktörlerin başında geldiğini söylemek mümkündür

Türkiye Toparlanmanın Öncü Gücü Olmalı

Ekonomide kamunun attığı adımlara reel sektör ve tüketicilerin reaksiyonu önemli. Sağlık konusunda da rehavete kapılmazsak 2021’de küresel ekonominin öne çıkan ülkelerinden biri oluruz

Devamı
Türkiye Toparlanmanın Öncü Gücü Olmalı
Pandemi Sürecine Daha Düşük Bir İşsizlik Oranıyla Girdik

Pandemi Sürecine Daha Düşük Bir İşsizlik Oranıyla Girdik

SETA Ekonomi Araştırmaları Direktörü Nurullah Gür, son açıklanan istihdam verilerini değerlendirdi.

Devamı

Bu rapor, koronavirüs salgınının ekonomiyi hangi kanallardan etkilediğini inceledikten sonra ülkelerin salgın sürecinde maruz kaldıkları ekonomik şoklara karşı uyguladıkları politikaları ele alıyor.

SETA Ekonomi Araştırmaları Direktörü Nurullah Gür, kamu bankalarının son açıkladığı destek paketi üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Son birkaç yıldır doların 'hareketlendiği' dönemlerde dış borçlardan bahsetmek adet oldu. Hatırlayınız, tık avcıları, kronik muhalifler ve etki ajanları Ağustos 2018'de yaşadığımız kur krizinin hemen akabinde kur 6 TL civarında seyrederken doların 8-9-10 TL düzeylerine çıkacağını söylüyordu.

SETA Genel Koordinatörü Burhanettin Duran, pandemi süreci ve Türkiye’nin ekonomi güvenliği üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Tarihinde ilk defa negatif fiyatı gören Teksas Tipi Ham Petrol (Wti), enerji piyasalarındaki krizin ne kadar ileri boyutlara ulaştığını gözler önüne sermektedir. Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının dünya genelinde yaygınlaşmasıyla birlikte petrol tüketiminin yüzde 30 gibi yüksek oranda gerilemesi bu durumun en önemli nedeni olarak gösterilmektedir.

Kovid-19 pandemisinin enerji sektörü ve ekonomiler üzerinde 2008 krizinden çok daha fazla tahribat yapacağı tahmin ediliyor. Petrol fiyatlarındaki tarihi düşüş, ekonomileri enerji ihracatına bağlı ülkeler için kara günlerin habercisi niteliğinde.

Virüsün yayılma eğrisini düzleştirmeden sosyal hayat ve ekonomide normale dönmemizin çok zor. O yüzden belli ekonomik maliyetleri olsa da vatandaşlarımızın kısıtlayıcı kurallara ve tavsiye niteliğindeki önlemlere bilinçli bir şekilde riayet etmeleri oldukça hayati.

Tüm sektörler fedakârlık ederken faiz sektörü büyümemeli. Aksi taktirde son zamanlarda inşa etmeye çalıştığımız ekonomide başa döneriz.

Virüs önlemleri bir süredir konuşulan küresel resesyon için adeta bahane oldu. Koronanın dünyada ekonomik durgunluğa neden olacağını düşünenlerin oranı artıyor. Tedbiri elden bırakmamalıyız

Türk ekonomisi olarak gerçekten ilginç bir dönemden geçiyoruz. Normalde ülke ekonomileri belirli bir dönemde tek bir şok yaşar. Örneğin 2018 Ağustos'ta yaşadığımız bir arz şoku idi. Türk lirası kısa sürece ciddi bir şekilde değer yitirdi ve daha sonraki süreçte bunun sonuçlarıyla yüzleştik. Yaşadığımız Korona krizinin temel özelliği ise çok boyutlu olması. Ekonominin her iki cephesi (arz ve talep) kendi şoklarını ayrı ayrı ve çok katmanlı bir şekilde yaşıyor. Birçok krizi aynı anda yaşıyor gibiyiz.

Dünya ekonomilerinde koronavirüs salgınının etkisi sürerken bir de petrolde fiyat savaşı başladı. Petrolde her 10 dolarlık düşüş Türkiye’nin enerji faturasını 4 milyar $ azaltıyor. Üretim maliyetleri ve enflasyonu düşürüyor

Bütçe denkliğinin değil, reel ekonomilerin ayakta kalmasının kritik bir öneme sahip olduğu bir dönemde olduğumuzu unutmamamız gerekiyor.

Virüsün etkisiyle küresel tedarik zinciri belli noktalardan kırıldığı için arz şoku yaşanıyor. Belirsizliğin etkisiyle talebin de daralma riski var. G20 ülkelerinin maliyetleri düşürücü ve talebi canlı tutucu maliye politikalarına yönelmeleri gerekiyor