Yeni anayasayı, yalnızca bir sistem değişikliği olarak değil, ülke ekonomisinde yeni bir hikâye başlatacak itici güç olarak da değerlendirmeliyiz.
Devamı
Bu çalışma Türkiye demokrasisine karşı FETÖ mensupları tarafından girişilen başarısız askeri darbe teşebbüsünün ekonomi politik arka planını analiz etmektedir.
Aralık ayında “aylık” enflasyon, beklentilerin üzerinde bir gerçekleşmeyle %1,64 oranında geldi. Hal böyle olunca da, “yıllık” enflasyonun %8,53 oranına tırmandığını gördük.
TÜİK ulusal hesaplarda neden güncellemeye gitti? Eski metot ile yeni metot arasında nasıl bir fark var? Verilerde ortaya çıkan değişimin yansımaları ne olacak?
İşte 2016 Türkiye ekonomisinin “en”leri…
Eski hesaplama yönteminde, kısa dönem istatistikleri ve anketler rol oynarken, şimdi paydaş kurumlarla işbirliği içinde “idari kayıtlar”ın da söz aldığı bir sistemle karşı karşıyayız.
Devamı
Türkiye ekonomisi küresel ticaretteki zayıflık, 15 Temmuz başarısız darbe girişimi ve ciddi jeopolitik risklerin gölgesinde 2016 yılının ilk yarısında önemli bir büyüme performansı gösterirken, darbenin gerçekleştiği üçüncü çeyrekte kısmi bir daralma yaşamıştır.
Devamı
Tüm olumsuz sürece rağmen, güçlü ekonomik yapı sayesinde simge projelerin hayata geçirildiği bir yıldı 2016.
Erkeklerde eğitimi tamamlamama nedenleri arasında ağırlıklı yer tutanlar; “maliyetin karşılanamaması”, “sınavlarda başarısız olmak” ve “çalışmak istemek” olarak öne çıkıyor.
“El ele vereceğiz, hem biz kazanacağız hem de gençlerimize geleceğe dönük umut, ışık, cesaret vereceğiz.” Bu sözlerde yatan ekonomi odaklı toplumsal öge çok kritik: Gençlere önem ve iş, aş, umut vermek.
Yanı başımızdaki ülkelerin teröre açık destekleri karşısında, koruma ve kollamanın ne düzeyde olduğunu çok açık bir şekilde gördük.
Türkiye ekonomisinin uzun vadeli dönüşümüne serinkanlılıkla bakabildiğimizde, güçlü finansal düzenleme yapısı, bankacılık sistemi ve mali disiplin uygulamasının makroekonomik krizlere karşı güçlü bir koruma oluşturduğunu görebiliriz.
Ticarette yerel paranın kullanımı için öncelik verilecek ülkeler var. Asya ülkeleri bunların başında geliyor.
Türkiye ekonomisinde yapılamayan, bu kez toplumsal yaşamda güvenlik korkusu oluşturularak Türkiye resmini, umutsuz ve karamsar bir şekilde gösterme çabası devrede.
Türkiye düşmanlarının emin oldukları bir şey var. O da yürüttükleri kirli savaşı görüntü vermeden, perde arkasından yönetmeleri gerektiği!
Türkiye ekonomisinin şu anda yaşadığı sıkışıklıkta ve kuşatmada son 3 yılda yaşadıklarımızın önemli rol oynadığı açık değil mi?
Türkiye de tıpkı Rusya ve Brezilya gibi özellikle Gezi ve 17-25 Aralık süreçlerinden bu yana ABD ve Avrupa’daki yaygın dezenformasyon ve dış politika tercihlerindeki stratejik ayrışma sonucu derecelendirme kuruluşlarının hedefe koydukları ülkelerden biri haline gelmiş durumda.
Göreve geldikten sonraki ilk söyleşisini Kriter’e veren Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat Çetinkaya, merkez bankacılığı tartışmaları, TCMB’nin para politikası, 15 Temmuz ve ekonomi yönetimiyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Çetinkaya, Kriter Genel Yayın Yönetmeni Fahrettin Altun’un sorularını yanıtladı.
Kısa vadede uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları ve sıcak parayı kontrol eden uluslararası aktörlerden Türkiye’nin kredibilitesi ve yatırımların güvenliği ile ilgili tepkisel tavırlar beklenebilirse de orta ve uzun vadede yapısal reform gündemine dönülmesi ile hem doğrudan yatırımların hem de portföy yatırımlarının artacağını öngörüyoruz.
TCMB bu süreçte faiz koridorunun üst bandını 25 baz puan indirerek de çok cesur bir adım atmıştır. TCMB’nin siyasi olarak çalkantılı dönemlerde faiz artırımı kararı aldığına geçmişte birçok kez şahit olduk. Faiz indirimi kararına rağmen kur ve borsa endeksinin buna olumsuz tepki vermemesi Türkiye ekonomisinin istikrarı ile ilgili piyasalara önemli bir mesajdır.