Trump önümüzdeki dönemde parti içindeki bu uçurumu kapatmayı başaramazsa kendi yarattığı canavarın kurbanı olabilir.
Devamı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları partinin bir düşüş içerisinde olduğu izlenimini yaratmıyor. Peki Cumhurbaşkanı buna rağmen neden partiye dönük ikaz ve özeleştirilerde bulunuyor?
Devamı
SETA Vakfı tarafından yayınlanan ve Enes Bayraklı ve Ufuk Ulutaş tarafından derlenen FETÖ’nün Anatomisi isimli kapsamlı çalışma örgütün ilmi açıdan anlaşılması ve anlatılması adına önemli bir boşluğu doldurmaktadır.
İsmail Çağlar, Mehmet Akif Memmi ve Fahrettin Altun’un editörlüğünü yaptığı 15 Temmuz’da Medya kitabında 15 Temmuz darbe girişiminin medya ve iletişim ayağı detaylı olarak irdeleniyor.
ABD Dışişleri Bakanlığı Terörle Mücadele Bürosu’nun yıllık olarak çıkardığı ülke terörizm raporlarının sonuncusu geçtiğimiz haftalarda yayınlandı.
15 Temmuz gecesi FETÖ kontrolündeki silahlı güçlere karşı sivil bir direniş sergileyerek darbenin püskürtülmesinde en önemli etkenlerden birini teşkil eden millet, dünya literatüründe de bundan sonraki süreçlerde dikkate alınması gereken bir etkendir. Türkiye’nin bu bağlamdaki emsalsiz tecrübesi, önyargılardan arındırılmış akademik çevrelerce de dikkate alınmalıdır.
Türkiye ve ABD’nin, Suriye’de asıl meselenin DEAŞ olmadığı üzerinde uzlaşması ve Rakka sonrası Suriye karmaşasında ilişkilerini rekabetten düşmanlığa dönüştürmemesi, PKK meselesinde düğümlenmiş durumda.
Devamı
Filistin mücadelesinde daha aktif rol oynamak isteyen Türkiye’nin Filistinlilerin haklarını savunmada müttefikler bulması ve bu ajandayı küresel ölçekte yürütmesi önemlidir.
Devamı
Körfez’de gelinen noktada taraflardan beklenen karşılıklı adımlar atarak krizi yumuşatmalarıdır. Bu açıdan Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a atfettiği rol önemli.
Dini ve dünyevi iktidar ilişkilerinin düzenlenmesi, açık şeffaf hale getirilmesi; bireyin, devletin, dini ve tasavvufi kurumların korunması için de bir zorunluluktur.
Can Dündar’ın Avrupa’da bir saraydan başka bir saraya koşarak; bir gazeteden başka bir gazeteye geçerek yaptığı dezenformasyon, zihinsel sömürgeleşmenin post modern versiyonudur.
Devletin temel kurumlarının bu kadar sarsıldığı bir darbe girişiminden sonra, ülke çapına yayılmış on binlerce kişiyi ilgilendiren soruşturmaların ve davaların yürütülmesi başlı başına bir sorun.
Körfez ülkeleri güvenlik travmasını Körfez’in içine taşıdı. Bundan sonraki her aşamada bu güvensizlik algısıyla birbirlerine yaklaşacaklardır.
İktidar kanadı toplumla bağını koparacak elitleşmeye izin vermemelidir. Muhalefet kanadı ise kendi cephesinde dış müdahaleye göz kırpan siyasi marjinalleşmenin önüne geçmelidir.
FETÖ sadece Türkiye’ye zarar vermek için kullanışlı bir enstrüman değildir. Soğuk Savaş sonrasında 160 ülkedeki militanları sayesinde o ülkelerin bürokrasisine, medyasına ve ekonomik hayatına sızmış uluslararası bir örgüttür.
Zirvenin, aktüelleşmiş politik konular yerine, yakın tarihe şekil veren ve önümüzdeki sürece etkileri olabilecek ‘taht oyunlarına’ sahne olduğu bir gerçek.
Söz konusu yürüyüşü değerlendirirken, analiz düzeyi olarak bir başlangıç noktasına ihtiyacımız var. O da MİT tırları kumpası üzerinden süren yargılamalara verilen tepkinin neticesinde bu yürüyüşün gerçekleştirildiği hususu.
Körfez bölgesi yaşanan krizle onarılması güç hasarlar almış, önceki yıllarda kapalı kapılar ardından devam eden gerginlikler ilk kez bu derece açık biçimde ortaya çıkmıştır.
Müslüman eğitim bilimci ve felsefeci Seyyid Muhammed Nakıb El-Attas “Eğitimin nihai amacı iyi bir insan yetiştirmektir” diyor. Peki amaç bu kadar açıkken yöntem nasıl olmalı?
Devletler için tahrip edici sonuçlar doğuran terör eylemleri söz konusu olduğunda özgürlüklerin güvenlik lehine sınırlandırılması mümkün olabilmektedir. Avrupa’daki örneklerden hareketle ifade ve basın özgürlüğünün çeşitli sınırlandırmalara tabi tutulduğu ve yakın gelecekte daha ağır düzenlemelerin yapılacağı anlaşılmaktadır.
Türkiye halihazırda yavaş yavaş şekillenmekte olan statükoya sert güç unsurlarını her daim hazır tutarak kararlılığını göstermelidir. Bu bağlamda Türkiye’nin Suriye projeksiyonundaki temel hedef, PYD-YPG’yi orta vadede küresel güçlerin kullanamayacağı dolayısıyla aktör olmaktan çıkaracağı hamlelerde bulunmak olmalıdır.