Barış Pınarı Harekatı: Kazanımlar, Riskler ve Fırsatlar

Üç harekât, iki mutabakat ile büyük kazanımlar elde eden Türkiye sahada zorlukları aşıyor ancak saha dışında daha büyük bir mücadele ile karşı karşıya. YPG silahlı bir yakın tehdit olmaktan çıkarılsa ve topraksal bir kara gücü olmak durumu zayıflatılsa da bir sorun olarak varlığını biçim değiştirerek sürdüreceğe benziyor.

Devamı
Barış Pınarı Harekatı Kazanımlar Riskler ve Fırsatlar
Barış Pınarı'nın Cepheleri

Barış Pınarı'nın Cepheleri

Barış Pınarı Harekâtı’nı pek çok cephede yürütmek durumunda kalan Türkiye, bir yandan sahada operasyona devam ederken bir yandan da terör örgütü PKK/YPG’yi işbirliği yapacakları bir aktör olarak gören ülkelerden gelen baskıları göğüslemek zorunda.

Devamı

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) bünyesinde hazırlanan Kriter dergisinin 39. sayısı çıktı.

Ankara zirvesi öncesinde Suriye’deki temel gelişmeler neler? Ankara zirvesinden beklentiler nelerdi? Zirvede alınan kararlar ne anlama geliyor? İdlib’deki durum zirveden nasıl etkilenecek? Ankara zirvesi Suriye’de siyasi çözümün önünü açtı mı?

Liberal demokrasi ve serbest piyasa, Batı tarafından üretildi ve onun vasıtası ile dünyaya yayıldı. Fakat bugün aynı Batı, bu değerleri değersizleştirmeye başladı. SETA Ekonomi Araştırmacısı, İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mevlüt Tatlıyer ile küresel alanda yaşan gerilimleri ve çatışmaları konuştuk..

Gürcistan'daki protestolar, her ne kadar bir grup muhalifin eylem olarak görünse de, gerek çıkışı gerekse geldiği noktadan ötürü, temelinde daha farklı dinamikler barındırıyor.

İdlib'de Rejimin Ateşkes İhlalleri Geçen Seneyi Geçti

İdlib'de 2018 yılında 1156 ateşkes ihlali yapan rejim kuvvetlerinin ihlal sayısı bu yılın ilk üç ayında 2070'e ulaştı.

Devamı
İdlib'de Rejimin Ateşkes İhlalleri Geçen Seneyi Geçti

Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatları, ardından gelen Astana süreci ve İdlib anlaşması gibi zorlu dönemeçler iki liderin aldığı inisiyatifler sayesinde mümkün olabilmiştir

Trump'ın Ortadoğu'da yapmak istedikleri konusunda iyi bir yerde olduğu söylenemez.

Türkiye ve Rusya, Suriye iç savaşında farklı stratejik önceliklere sahip olsa da hayati iki aktöre dönüşmüş durumda. Geçtiğimiz hafta İstanbul'da Türkiye, Rusya, Fransa ve Almanya arasında gerçekleşen İstanbul zirvesi bunu kanıtlar nitelikte.

SETA Dış Politika Araştırmacısı Can Acun, 'ABD tarafından yönetilen bir ağ üzerinden YPG'ye silah, mühimmat ve militan unsurları gönderiliyor.' dedi.

İdlib’de silahsızlanma bölgesi için Soçi’de varılan anlaşma uygulanıyor. Silahlar çıkarıldı, sırada radikal grupların çekilmesi var. 15 gün içinde Türk ve Rus askerlerinin devriyeleri başlayacak

Tıpkı Obama döneminde olduğu gibi; Rus lider Putin, Trump yönetiminin hatalarını bekleyerek uygun zamanda diplomasi çarkını çalıştırıyor. Batı ittifakının zaaflarını çok iyi bilen bir lider olarak fırsatı kaçırmıyor. Ortadoğu'da elini güçlendirecek yeni adımları atıyor..

Trump'ın dış politika yaklaşımı ve dili "zorba bir tek taraflılığın" ABD'de kalıcı olduğunu düşündürüyor. Zira Washington, Çin, Kuzey Kore ve İran ile ilgili tehditlerde bulunmakla kalmıyor. Müttefikleriyle de şantaj, tehdit ve aşağılama içeren bir ilişki kurmaya çalışıyor.

Araştırmacılar New York’ta Türkiye’nin gündemini anlattı. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Saadet Oruç, 'Başkan Erdoğan’ın başarılı diplomasisi İdlib’de on binlerce kişinin hayatını kurtarmıştır' dedi

SETA Genel Koordinatörü Burhanettin Duran: Ortadoğu yeni bir dönüşüm sürecinden geçiyor.

Trump, uluslararası siyasal sistemi "America first" anlayışıyla yalnızca ABD'nin çıkarları doğrultusunda yeniden dizayn etmeye çalışıyor. Halbuki Türkiye, bütün ülkelerin çıkarlarının gözetildiği bir uluslararası sistem kurulması çağrısında bulunuyor.

Soçi mutabakatıyla İdlib'i kapsamlı bir askeri harekatın hedefi olmaktan kurtaran Türkiye hem kendi ulusal güvenliği hem de bölgede yaşayan 3,5 milyondan fazla sivil adına büyük bir kazanım elde etmiş oldu.

Trump ve Duda’nın doğalgaz ve askerî üs konusundaki görüşmelerinin Avrupa’da en fazla rahatsız ettiği iki ülke kuşkusuz Rusya ve Almanya.

Erdoğan ve Putin'in liderlik inisiyatifleriyle ulaşılan İdlib mutabakatı dünya başkentlerinde memnuniyetle karşılandı. Rus-Esed güçlerinin İdlib operasyonundan vazgeçmesi beklenmiyordu. Mutabakatla insani bir felaket ve yeni bir mülteci akını önlendi. Bunun Türkiye'nin diplomatik bir başarısı olduğu aşikâr.