Cenevre-3 görüşmelerine katılamaması durumunda PYD temel stratejisinde ciddi bir kayıp yaşayacak. Suriye krizinin başından itibaren kendini Esed rejimi yanında konumlandırarak iç savaşın fırsatçısı konumunda tuttu.
Devamı
Şimdiye kadarki siyasi çözüm çabalarının en büyük hatası, müzakere masasına muhalefetin rejimin karşısında dezavantajlı bir şekilde oturtulmasıdır.
Devamı
Ufuk Ulutaş, Cenevre görüşmeleri, Viyana mutabakatı ve halen devam eden Riyad zirvesi çerçevesinde Suriye denkleminde ufukta neler göründüğünü yorumladı.
SETA uzmanlarından Can Acun, Suriye lideri Esad'a karşı Türkiye ve Suudi Arabistan'ın birlikte hareket edecekleri yönündeki iddiayı ve ABD'nin yaklaşımını Sputnik için yorumladı.
Ankara SETA Genel Koordinator Yardımcısı Muhittin Ataman, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz'in yönetim kademelerinde gerçekleştirdiği değişikliği yorumladı.
Avrupalılar gibi çatışmayı terk edip işbirliği temelli bir barış havzası oluşturmak için, İkinci Dünya Savaşı gibi bir felaketi mi yaşamamız gerekiyor?
Pek çokları tarafından mezhep çatışmasına indirgenen İran tehlikesi' esasında Körfez ülkelerinin siyasi ve fiziki varlıklarını etkileyen bir güvenlik sorunu olarak değerlendirilmelidir.
Devamı
Demokratik ve halkın taleplerine karşılık veren İslami bir söylemin siyasi iktidar olması, Riyad başta olmak üzere Körfez'deki tüm monarşiler için acil ve yakın bir tehdit olarak algılandı ve ötekileştirildi.
Devamı
Suudi Arabistan'la Mısır dışında her konuda anlaştıklarını belirten Erdoğan: Mısır konusunda, en etkin olabilecek ülke Suudi Arabistan. Bir adım atacak olursa, devran tersine dönebilir
Erdoğan, Riyad'da Sisi ile görüşme ihtimalini "çok ciddi olumlu adımların atılması" şartına bağladı. Bu şartın içeriğini de "Mursi başta olmak üzere, siyasi tutukluların serbest bırakılması ve siyaset yapma hakkı verilmesi" olarak netleştirdi.
Suudi Arabistan'ın ve çırağı Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) temsil ettiği Körfez monarşileri mezkur İslamcıfobi'nin en pervasız sahiplenicilerinden.
Suudi Arabistan'ın dünya siyaseti ve bölge açısından önemi ne? Kral Abdullah sonrası dönemde Suudi Arabistan'ı neler bekliyor? Selman'ın krallığı Suudi Arabistan için ne anlam ifade ediyor?
Arap isyanları sonrasında halktan yana tavır alan, bölge sorunlarında arabuluculuk yapan ve Mısır'da gerçekleşen askeri darbeyi tanımayan Katar, Suudi Arabistan'ın da baskılarıyla tavır değişikliğine gitmiş görünüyor.
Bugün bölgede yaşananları Türkiye'nin Ortadoğu politikasının başarısızlığı olarak görmek, Türkiye'ye kapasitesi üstünde bir sorumluluğu yüklemektir.
Ne yazık ki reel milli çıkarların çatıştığı yerlerde bu çıkarlara hizmet edecek şekilde mezhepsel kutuplaşma ve onun ürettiği insani trajediyle yaşamaya devam edeceğiz.
Türkiye örneğinin Orta Doğu'nun değişim isteyen halkları arasında bir karşılığı vardı. O karşılık, Türkiye'ye yönelik bir teveccüh ve sempati doğuruyordu.
SETA Dış Politika Araştırma Asistanı Can Acun, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Suudi Arabistan'ın Katar'daki elçilerini çekme kararının arkasında, Suriye meselesinde farklı aktörlere verilen desteğin yattığını belirtti.
Gülşah Neslihan Akkaya: Hiçbir Körfez ülkesinden Suriye'ye olası bir askeri müdahaleyi destekleyeceği yönünde resmi açıklama gelmemesine rağmen, Suriye muhalefetine en fazla silah yardımında bulunan Suudi Arabistan ve Katar'ın müdahaleye destek vereceği açık.
SETAda düzenlenen konferansta konuşan Filistin Dışişleri Bakanı Riyad El-Maliki, Filistinin BM Genel Kurulunda gözlemci devlet statüsü elde etmesi, bunu hazırlayan süreç ve Filistinin geleceği üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu.
"Muhalefet dağınık" ve/ ya "Türkiye'nin Suriye politikası çöküyor" laflarını kullanmaktan patolojik bir haz alanlar, Doha'dan da umduklarını bulamayacaklar.
Araplar ve Türkler, yüzyıllar boyunca Osmanlı egemenliğinin birer unsuru olarak yaşamışlardır ve kültürel ve dini algıları çok büyük ölçüde bu egemenlik altında şekillenmiştir.1920’li yıllara gelindiğinde ise gerek Türkiye Cumhuriyeti gerekse bazı Arap devletlerinin kurucuları bölgedeki siyasi haritaları değiştirmiş ve bu da modern Türkiye’de yeni bir Arap algısının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu makale Arapların gözündeki modern Türkiye’ye bakışın dört temel esasa dayandığını açıklamaktadır; Osmanlı geçmişi-Kemalist döneme ait miras-Soğuk savaş döneminde yaşanan çatışma ve ittifaklar ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP)’nin iktidar süreci. Makalede Türkler ve Arapların karşılaştıkları zorlukları artık bir imparatorluğun unsurları olarak değil, farklı milletler olarak çözmeleri gerektiği sonucuna varılmaktadır.