Bu rapor Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) bağlamındaki kurumsal gelişmeler ve üye devletler arasında örgütsel düzeydeki iş birliğine odaklanmaktan ziyade bunu dışlamayarak Türkiye’nin Türk devletleri ile geliştirdiği ikili ve çok taraflı siyasi ve ekonomik iş birliklerini irdelemektedir.
Devamı
Hegemonyasını sürdürmeye çalışan ABD’ye karşı çok kutupluluğu savunan Çin ve Rusya’nın karşı karşıya geldikleri coğrafyalardan biri de Türk dünyasıdır. TDT, çatışma ve belirsizliğin arttığı bir süreçte Türk devletlerine uluslararası sistemin esas ve kurucu unsuru olma fırsatını sunan bir oluşumdur.
Devamı
Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) bünyesinde hazırlanan Kriter dergisinin 73. sayısı çıktı.
Büyük güç rekabetinde Rusya'nın geleceği, Türk Devletleri Teşkilatı'nın nereye gideceğini yakından ilgilendiriyor. Batı ile Rusya arasındaki sert rekabette dengeli bir politika izlemek, Türkiye ve Azerbaycan'a yeni imkânlar verecektir. Ciddi değişimlere gebe bir dönemin Erdoğan-Aliyev dostluğu ve Erdoğan-Putin lider diplomasisi ile yönetilmesi ise tarihi bir fırsat.
Türklerin manevi başşehri Semerkant, 11 Kasım 2022 tarihinde önemli bir zirveye ev sahipliği yapacak. Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 'kurumsallaşmayı' başardığı son İstanbul zirvesi sonrasında bir 'örgüt' olarak ilk kez devlet başkanları seviyesinde toplanacak.
ŞİÖ'nün genişlemesini çekirdeğini Asya'nın oluşturduğu 'Batı dışı dünyanın yükselişi' olarak değerlendirmek daha doğru olur.
Oyunun içinde olmak, ancak bir parçası haline gelmemek en akil yöntem gibi görünüyor. Tribünde seyirci olmak veya sahada hakem olmak gibi bir takım seçeneklerin tartılmasında fayda var. Sonuçta Türkiye'nin Semerkant'ta olması normal, ancak örgüte üye olmak gibi iddialı bir husus için acele etmemek gerekir.
Devamı
Toplantının 5 üyesinden 3'nün Türk soylu olması, bunlardan 3'ü (Kırgızistan, Kazakistan, Özbekistan) Türk Devletleri Teşkilatı'na üye, birisinin (Türkmenistan) ise gözlemci üye olduğu ve Tacikistan'da da ciddi sayıda Türk nüfusu bulunduğu hususları göz önüne alındığında Türk Dünyası Teşkilatı'nın da örgütsel olarak bu oluşumda aktif katılım sağlamasının faydalı olacağını belirtmek gerekir.
Devamı
Türk Devletleri Teşkilatının önemli bir üyesi olan Özbekistan'ın üniter yapısının, milli bütünlüğünün ve istikrarının bozulması bölgede domino etkisi oluşturarak bölgenin istikrarsızlığına yol açacaktır. Türk Devletleri Teşkilatının ivedilikle Özbekistan ile yakın işbirliği ve diyalog içine girmesi bölgenin istikrarı açısından önem arz etmektedir.
Türk Devletleri Teşkilatına üye ülkelerin ikili ilişkilerinin artması, Teşkilatı daha güçlü hale getirecektir. Türkiye ile Özbekistan arasında yüksek düzeyde devam eden bu ilişkiler halkasına Azerbaycan'ın da katılmış olması bölge güç dengesi açısında da önemli sonuçlar doğuracaktır.
2009 yılında yayın hayatına başlayan Türk Dış Politikası Yıllığı, bu eser ile birlikte on üçüncü kitabına ulaştı. Alanında yetkin ve söz sahibi araştırmacıların katkı verdiği eserimiz Türk dış politikasının nabzını tutmaya devam ediyor. Dış politika gelişmelerinin yanı sıra etkileri daha geniş bir zaman aralığına uzanan konular da bağımsız makaleler kısmında inceleniyor.
Türk cumhuriyetlerinin bağımsızlıktan bu yana Türkiye ile gelişen ve derinleşen ilişkilerini inceleyen rapor ortak iş birliğine dayalı çok yönlü ilişkilerde geleceğe yönelik potansiyel imkanları ortaya koymaktadır.
Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) bünyesinde hazırlanan Kriter dergisinin 66. sayısı çıktı.
Önümüzdeki 10-20 yılda, dünyanın en büyük 5 ekonomisinden 4'ünün Asya'da olması bekleniyor. Çin, Hindistan, Japonya, Rusya ve Endonezya gibi büyük ekonomiler, küresel ekonominin ağırlık merkezini Asya'ya doğru kaydırmaya devam edeceklerdir.
Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran, 'Karabağ Zaferi'nin bir milat olduğunu, yepyeni fırsat pencereleri açtığını müşahede ediyoruz.' dedi.
Rusya'dan hassas bir uzaklaşma politikası içinde olan Kazakistan'ın yeni dönemde Moskova'ya karşı eski politikasını sürdürmesi nispeten daha zor.
Rus askerlerinin Kazakistan'da konuşlanması Moskova'nın bu ülkedeki etkisi konusunu yeniden canlandırdı.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Kalın, 'ABD'den temel beklentilerimiz Suriye'de PKK'nın kolu olan PYD ve YPG'ye desteğini kesmesi, S-400'ler konusunda gerçekçi ve yapıcı bir tutum alması ve FETÖ'ye karşı kararlı ve sonuç alıcı adımlar atması.' dedi.
Önümüzdeki yıl küresel sistemde etkin aktör olma tercihini sürdürecek olan ülkemizin aşı ve SİHA gibi üstünlüklerini diplomaside öne çıkarması şaşırtıcı olmayacak.
SETA Genel Koordinatörü Prof. Dr. Burhanettin Duran, "Türkiye'nin 2022'de bir aşı diplomasisi harekatı yapacağını şimdiden öngörmek herhalde çok zor olmaz." dedi.
Türkiye'nin dış politika hamleleri uluslararası medya tartışmalarının gündeminden düşmüyor.