SETA Güvenlik Araştırmaları Direktörü Murat Yeşiltaş Zeytin Dalı Operasyonu’nun artan temposu ve Afrin’den sonraki hedef hakkında değerlendirmede bulundu.
Devamı
ABD’nin desteğine rağmen Menbiç’teki PKK/YPG varlığını hedefleri arasında açıklayan Türkiye’nin Afrin’de bir PKK/Esad ya da PKK/İran/Rusya ortaklığını kabul etmeyeceği açıktır.
Devamı
Amerika Birleşik Devletleri ve bazı Avrupalı devletler bir terör örgütü olmasına rağmen PKK'yı Suriye'de desteklemelerini en başından beri sadece bir argümana dayanarak savunuyorlardı.
Gelinen noktada, Cenevre ve Astana süreçlerine rağmen, ne yazık ki barıştan hayli uzağız. Vekillerin yanında asillerin (ABD, Rusya, İran, Türkiye ve İsrail) de cephede olmasını iç savaşın ancak yeni bir aşaması olarak görebiliriz. Buna "Suriye savaşı 2.0" diyorlar.
PYD, Rakka ve Deyrizzor’da ülkeyi besleyen yer altı kaynaklarına el koymuşken rejimin PYD ile işbirliği yapması kendi sonunu hazırlaması anlamına gelecektir. Türkiye’ye karşı PYD ile işbirliğinin hiçbir zemini yoktur. ABD ile bir anlaşmaya varıldığı ve bu şekilde bir karşılık verildiği yorumları ise propagandadan başka bir şey değildir.
Zeytin Dalı Harekâtı Suriye'de YPG'nin kaderini belirleyecek süreci hızlandırdı. YPG, Deaş varken birbirine zıt konumdaki aktörlerle (ABD, Rusya, İran ve Esed rejimi) aynı anda iş tutabiliyordu.
SETA DC Araştırma Direktörü Kılıç Buğra Kanat son dönemde Türkiye ile ABD arasında gerçekleşen müzakereleri değerlendirdi.
Devamı
Bir süredir gereksiz bir şekilde enerji harcadığımız bir konu artık Türkiye’nin tezleri doğrultusunda sonuçlandı. YPG’lilerin bile özelde ‘hayır’ cevabını verdiği ‘PKK ve YPG farklı örgütler midir?’ sorusunu artık çok fazla duymayabiliriz. Bunun birkaç sebebi var:
Devamı
Tillerson geldi. Geçti. Uzun uzun görüşmeler yaptı...
Ankara’nın tavrını net biçimde ortaya koymuş olmasına rağmen ABD’den gelen açıklamaların oldukça karmaşık olduğu görülüyor. Nitekim Mattis’in “YPG’yi PKK’ya karşı savaştırabiliriz” ifadesi Washington’un meseleden ne kadar uzak olduğunu gözler önüne serdi. Ancak bu karmaşıklığın bir kafa karışıklığına mı tekabül ettiği yoksa karmaşıklığın kendisinin stratejinin bir parçası mı olduğu Ankara tarafından henüz tam olarak anlaşılmış değil.
"Normalleşme" süreci zorlu olacak, ancak ikili ilişkileri toparlamak için bir umut ışığı belirdi..
ABD’nin Menbiç konusundaki rasyonel olmayan tutumuna bir de ABD’deki bu Türkiye karşıtı lobinin Erdoğan’ı devirme takıntısı çerçevesinde bakmak gerekir.
SETA Strateji Araştırmacısı Talha Köse Türkiye’nin Münbiç konusundaki istekleri hakkında değerlendirmede bulundu.
Öyle görünüyor ki ABD'nin elinde kabul edilebilir hiçbir şey yok. ABD somut adımlar atmadan, Türkiye ABD ile olan ortaklığına bakış açısını değiştirmeyecektir.
Türkiye'nin Zeytin Dalı harekatına başlaması ve uluslararası alanda gösterdiği aktivizm, muhataplarını bir tavır almaya en azından bir açıklama yapmaya zorluyor
SETA Strateji Araştırmaları Direktörü Hasan B. Yalçın Türkiye ve ABD’nin sahadaki tutumlarının bölge politikalarına etkisi hakkında değerlendirmede bulundu.
ABD Deniz Kuvvetleri'nden emekli Oramiral James Stavridis: "Pentagon tüm kanallarını Türkiye'ye açmalıdır. ABD'nin bölgedeki en büyük stratejik önceliği Türkiye'nin NATO'da kalmasıdır. En basit anlamıyla NATO, Türkiye'nin ayrılmasını kaldıramaz."
SETA Güvenlik Araştırmaları Direktörü Murat Yeşiltaş Türkiye ile ABD’nin yaptığı görüşmeler hakkında değerlendirmede bulundu.
SETA Washington Araştırma Direktörü Kanat, "ABD kamuoyu; Marksist, Leninist bir terör örgütüyle, Amerika'nın NATO müttefikine tehdit olan bir terör örgütüyle iş birliği yapıldığının çok farkında değil." dedi.
Amerika'daki Türkiye karşıtı lobinin önde gelen isimleri bugünlerde pek bir dertli. Onlara göre ABD-YPG ilişkileri bugünlerde ciddi bir güven bunalımı yaşıyormuş.
Türkiye’nin terör ile mücadele alanı genişledikçe savunma kapasitesini artırması ve özellikle yerli imkanlarla bu mücadeleyi yürütmesi hayati derecede mühimdir. Zeytin Dalı Harekatı yerli ve milli silahların kıymetini ortaya koydu. Önümüzdeki süreçte Türkiye’nin Suriye’de oyun kurucu bir aktör olarak kalmasında savunma kapasitesinin rolü belirleyici olacaktır.