Seçimlere dair en önemli demokratik ilkelerden birisi sonuçların öngörülemezliğidir. Bir başka deyişle demokratik sistemlerde seçimlerde kimin kazanacağına dair bir kanaatiniz vardır ama kimsenin koltuğu garanti değildir.
Devamı
Yerel seçimlerde mutlak kazanç veya mutlak kayıp ilan etmek çok zor. Bu nedenle de algı çalışmaları hız kazanıyor..
Devamı
Bu seçimlerde iki ittifakın birçok yerde başa baş bir performans sergilemesi bekleniyor. Heyecanlı kampanya süreci bile her iki ittifaka da seçimlerden sonra benzer büyüklükte bir sorumluluk yüklendiğine işaret ediyor.
Yine Türkiye’de seçimler var ve yine Avrupa medyasını bir heyecan: “Bu defa Tayyip Erdoğan’ın işi zor” türünde başlıklar Türkiye haberlerini süslüyor..
Türkiye siyasi tarihinin önemli seçimlerinden birisi için sandığa gidiyoruz.
31 Mart'ın yakın siyasi tarihimizin en ilginç yerel seçimi olduğu muhakkak. 17 yıllık iktidar da muhalefet de heybelerindeki her şeyi seferber etti..
Her ne kadar anketler kararsız oyların her zamankinden daha fazla olduğunu söylüyorsa da ..
Devamı
Bu seçimde en çok konuşulan seçmen kitlesi “kararsız” olarak tarif edilenlerdi. Ben bu seçmen kümesini, “kararsız” olarak değil, “ikna edilmeyi bekleyen” seçmen kitlesi olarak tanımlamayı tercih ediyorum.
Devamı
Bu analiz uluslararası ve ulusal konjonktürün ürettiği dip dalgalarıyla yerel karakterini büyük ölçüde aşarak genel bir atmosfer içinde süregiden 31 Mart 2019 yerel seçimleri sürecinde Millet İttifakı’nı oluşturan CHP ve İYİ Parti’nin siyasal iletişim stratejileri ve uygulamalarına odaklanmaktadır.
İstanbul’un Ankara’nın ya da Erzurum ve Edirne’nin belediye başkanının hangi partiden olacağının belirleneceği seçimlerin dış politikayla ne ilgisi olabilir?
Bu çalışmada 31 Mart yerel seçimlerinde Cumhur İttifakı’nın siyasal iletişim stratejisi ele alınmaktadır.
Eğer toplumu ve siyaseti tepki dili esir alırsa, birçok alanda kaçınılmaz olarakyıkım doğma ihtimali de yükselir.
Bundan önceki son birkaç seçimde muhalefet partileri, seçim güvenliği üzerinden sıkça manipülasyonlara başvurdular. Seçimlerin sonuçları ile ilgili şüphe oluşturucu söylemleri kampanyalarının odağına yerleştirdiler. Bunu sistematik hâle getirdiler.
SETA Siyaset Araştırmaları Direktörü Nebi Miş muhalefet kanadının içinde bulunduğu işbirliği biçimi hakkında değerlendirmede bulundu.
SETA Strateji Araştırmacısı Hüseyin Alptekin yerel seçimlerde muhalefetin izlediği strateji hakkında değerlendirmede bulundu.
Önümüzde bir yerel seçim olmasına rağmen siyasi paradigmaların karşı karşıya geldiği bir süreç yaşıyoruz.
AK Parti'nin millet ile arasının açıldığı, siyasetinin yapaylaştığı eleştirileri daha sık duyulmaya başlandı. Bu eleştirilerin AK Parti'ye yakın bazı medya organlarında yer bulması meseleyi daha da ilginç kılıyor. Keza muhalefete yakın basın organları bu iddiaların hemen üstüne atlayıp "İçeriden eleştiri var" ve "AK Parti kendi tabanı tarafından sorgulanmaya başlandı" manşetleri atıyor.
İster seküler ister dindar olsun, ister Alevi ister Sünni olsun, ister Türk ister Kürt olsun Batı’da yaşayan Müslüman kökenli her bir birey faşist Batılı zihin kodlamasında düşman kategorisinde değerlendirilmektedir. Bu tespiti güçlendiren yakın tarihimizden bir örnek yine Bosna’da karşımıza çıkmıştır. Hatırlanacağı gibi savaş öncesinde Bosnalı Müslüman halkın İslam’la ilişkisi “kültürel Müslümanlık’’ olarak nitelenebilecek düzeye daha yakın idi. Buna rağmen başta Sırp ve Hırvatlar olmak üzere Batı dünyasının Bosna Müslümanlarına karşı tavrını hepimiz biliyoruz.
Doç. Dr. Yusuf Özkır: Yeni Zelanda teröristi bile Türkiye’nin bekasını ve Başkan Erdoğan’ı hedef alıyor.Terör örgütleri güçlenen Türkiye’yi tökezletme peşinde. Bunların hepsi Erdoğan’ın zayıflamasını iple çekiyor. Bu yüzden muhalefete kazandırma çabasındalar ve bunu da gizlemiyorlar.
SETA Siyaset Araştırmaları Direktörü Nebi Miş yaklaşan yerel seçimlerin gündemi hakkında değerlendirmede bulundu.
Saldırıyı gerçekleştiren terörist, yazdığı 70 sayfalık manifestoda, “Refahımız ve halkımızın hayatta kalması için göç edip topraklarımızda yaşayanları ezmeli, onları sınır dışı etmeliyiz” diyordu.