Suudi Arabistan'daki gelişmeler ne anlama geliyor?
Devamı
AK Parti’nin kurulduğu dönemde siyasette bir meşruiyet krizi vardı. Merkez sağ ve mevcut sistem iflas etmişti. Yani siyasetin güçlü bir merkezi bulunmamaktaydı. Tekrar eden ve giderek derinleşen ekonomik kriz, geleceğe yönelik toplumsal özgüveni parçalamıştı. Siyasetin krizi ekonomik krizle birleşince, toplum yeni olanı denemek için risk almaya hazırdı. Çünkü zaten kaybedeceğini kaybettiği için daha kötüsü olmazdı.
Devamı
CHP yetkilileri, Türkiye’yi doğrudan etkileyen bütün krizlerde net bir duruş sergilemiyor.
Barzani, bölgenin yaşadığı krizlerden dolayı eleştiri oklarının hedefi olmaya başlamıştı. Bu nedenle Kürtlerin bağımsız devlet kurma iddialarını gerçekleştirerek tarihe geçmeyi hedeflemektedir.
Kemalizm'in toplumsallığı kolayca yabana atılacak ve yok sayılacak kadar kısıtlı değil.
Kılıçdaroğlu'na bir şeyler oluyor. Kendini daha fazla cepheye sürer hale geldi. Yeni yöntem denemeleri var. Sürekli kendi kişiliği üzerinden siyaset yapma eğilimine girdi.
Bir taraftan Kılıçdaroğlu’na yol haritası oluştururken; diğer taraftan da onun yerine başka “çatı adayı” arayışındalar.
Devamı
Almanya'yı büyük sorunlar bekliyor. Yükünü üstlendiği Avrupa'nın sorunları büyüdükçe saldırganlaşmaya devam edecek.
Devamı
Hem alternatif sağın hem de radikal solun ABD’de şiddet geçmişi var. Her ikisi de bağnaz ve şiddeti meşru gören ideolojilerini, uzun süredir fiiliyata döküyorlar.
Tutuklananın kimliği değil, suçun niteliği üzerinden konuşmalıyız.
Konya konuşmasında 18 maddelik anayasa değişikliğinin üniter yapıyı değiştirmeyeceğini bir kez daha vurguladı.
CHP’nin rasyonel ve kurumsal bir siyasî yapıya dönüşümü karşısında yine CHP tarafından direnç gösterilmektedir.
Şimdi CHP lideri adalet için yürüyor. Ne zaman? Mahkeme Enis Berberoğlu'nu MİT tırları davasında suçlu bulduğunda. Bu mudur adalet?
En kritik dönemlerde "ordu göreve" pankartlarıyla sahne aldı CHP'liler.
Kılıçdaroğlu, Taksim mitingini yaptığı sırada, 15 Temmuz gecesi kahramanca bir direniş sergileyen millet, yurdun her tarafında gündüz işine gidiyor, gece ise sabaha kadar meydanlarda “nöbet” tutuyordu.
Kılıçdaroğlu bu "adalet yürüyüşünü" özellikle kendi partisinin bir milletvekili mahkûmiyet kararı aldıktan sonra yaptı.
Savaş ve darbe gibi askeri olgular kontrol edilemez. Kimse kontrollüsünü yapmaya teşebbüs edemez.
Sorumlu bir siyasetçi bu karanlık noktaların aydınlığa kavuşması için takipçisi mi olur yoksa darbe girişiminde bulunan terör örgütünün ağzıyla kontrollü darbe iddiasında mı bulunur?
Sadıktan “evet”in çıkması, millet egemenliğinin kesintisiz devamı anlamına gelmektedir.
"Evet" mi "hayır" mı sorusu az çok cevabını buldu, şimdi herkes 17 Nisan'a yani Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin seçmenden vize aldığı Türkiye tablosuna hazırlanıyor.
Bu millet çok dert çekti. Çok engel aştı. Bazen yoruldu. Bazen tekledi. Ama çok da yol kat etti. Yılardır verdiği mücadelenin sonunda kendisini var etti.