SETA, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’u Ağırladı

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk SETA'da 2023 Eğitim Vizyonu özel oturumuna katıldı

Devamı
SETA Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk u Ağırladı

Yönetim bilimi perspektifinden MEB 2023 Eğitim Vizyon Belgesi nasıl değerlendirilmelidir? MEB 2023 Eğitim Vizyonu’nda belirtilen “eğitim felsefesi” nasıl okunmalı ve bunun diğer süreçlerle ilişkisi nasıl kurulmalıdır? “Okul Gelişim Modeli” ve işleyişine ilişkin nasıl bir süreç tanımlaması ve sistematiği kurgulanmalıdır?

2023 Eğitim Vizyon Belgesi, içerdiği başlıklar ve ortaya koyduğu hedefler bakımından eğitim sistemimizi iyileştirme adına umut verici bir adım olarak değerlendirilebilir. Ancak beyan edilen bu hedeflerin somut politikalara dönüşümü için güçlü eylem planlarına, bu planları uygulamaya koyacak nitelikli insan kaynağına ve kurumsal kapasiteye ihtiyaç var.

İmam Hatip okulları, geçen yüzyılın modern bilim ile din arasında oluşan ilişkiler ağının bir yansıması olarak Osmanlı-Türkiye Cumhuriyeti tarihsel tecrübesinde hayata geçmiştir.

Ziya Selçuk'un sunduğu vizyon belgesi niyet ve irade beyanı olması, gidilmesi gereken ana yolların belirlenmesi ve eğitimin ana sorunlarını yazılı bir metinde tespiti bakımından çok önemlidir. Eğitim paydaşlarının eğitimle ana konuların ne olduğu ve sorumlulardan neler beklenilmesi gerektiği açısından yol gösterici olmuştur.

MEB Vizyon Belgesinden Beklentiler

Vizyon Belgesinin, Milli Eğitim Bakanlığının 3 yıllık yol haritası, öncelediği konular, önemli gördüğü sorunlar ve çözüm stratejileri, yeni uygulama ve yöntemler ve tüm bunların uygulanma planını içermesi beklenmektedir.

Devamı
MEB Vizyon Belgesinden Beklentiler
Bir Milyon Öğretmen Bir Milyon Fikir

Bir Milyon Öğretmen Bir Milyon Fikir

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk bir katılım ve yönetişim yöntemi olarak "Twitter" üzerinden "#1MilyonÖğretmen1MilyonFikir" başlığı açtı. Bunun dışında Milli Eğitim bakanlığı kendi iç web paylaşım sistemi MEBBİS üzerinden de öğretmenlerin fikir ve önerilerini almaktadır.

Devamı

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk eğitimin başarısının öğretmenin başarısıyla çok yakından olduğunun farkında olarak “çok büyük çaplı öğretmen eğitimi projeleri” başlatacaklarını açıkladı..

Liselere geçişte uygulanan yeni sistemin hedefi nedir, böyle bir sisteme neden ihtiyaç duyuldu? Yeni sistemde hedeflenen yerleştirme modeli gerçekleşti mi? Sistem veli ve öğrenci beklentilerini karşıladı mı? Yerleştirme sonuçlarına göre boş kalan kontenjanlar nasıl değerlendirilmelidir? Önümüzdeki süreçte ne yapılmalı?

Milli Eğitim Bakanlığı Kasım ayında yaptığı açıklamada ücretli öğretmen sayısının 47 bin 825; Aralık ayında yaptığı açıklamada ise bu sayının 39 bin olduğunu açıklamıştı..

Yeni uygulama ile birlikte okul dışı kaynaklara; yani özel derslere, etüt merkezlerine, ek kaynaklara ihtiyacın artıp artmayacağı konusu önemli gündem maddelerinden biridir. Bakanlığın ve İl Milli Eğitim Müdürlüklerinin iletişim süreçlerini sağlıklı işletmesi bu konuda öncelikli strateji olmalıdır. Bakanlığın iletişimde boşluk bıraktığı her nokta okul dışı girişimler ya da kaynaklar tarafından doldurulacaktır.

Yeni sistemde öğrenci okul ilişkisini güçlendiren okul başarı notunun öneminin devam etmesi son derece olumludur.

Milli Eğitim Bakanı Avcı, SETA’nın düzenlediği "Türkiye'nin Eğitimde Kalite Stratejileri Fırsatlar ve Zorluklar" başlıklı özel oturuma katıldı.

Milli Eğitim Bakanı Avcı, SETA’nın düzenlediği "Türkiye'nin Eğitimde Kalite Stratejileri Fırsatlar ve Zorluklar" başlıklı özel oturuma katıldı.

Milli Eğitimde son yıllarda yaşanan önemli gelişmeler Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın konuşmacı olarak katılacağı özel oturumda ele alınacak.

2011’de Türkiye başlıklı SETA analizi, genel seçimlerden Kürt sorununa, Arap Baharı’ndan yeni anayasa sürecine Türkiye’nin meseleleri hakkında geniş çaplı bir 2011 değerlendirmesi sunuyor.

Türkiye bu araştırmaya üç kez katıldı ve üçünde de öğrenci performansı ve eğitim girdileri noktasında OECD ülkeleri arasında son sıralarda yer aldı.

Ortaöğretime geçiş için sınavın sadece son sınıfta uygulanacak olması ve sadece son sınıf müfredatının sorulacak olması, daha erken yaşlarda okul dışı kaynaklara yönelmeyi doğal olarak azaltacaktır. Bu yönüyle karar, hedefine ulaşabilir. Çocuklar da en azından altıncı ve yedinci sınıflarda kendilerine daha fazla zaman ayırma fırsatı bulabilirler. Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu 28 Haziran Pazartesi günü, ortaöğretime geçiş sistemiyle ilgili bir açıklama yaptı. Açıklamada, altıncı, yedinci ve sekizinci sınıflarda uygulanan Seviye Belirleme Sınavlarının kademeli olarak kaldıracağı ve bundan sonra sadece sekizinci sınıf sonunda bir tane Seviye Belirleme Sınavı (SBS) uygulanacağı belirtildi. Yeni uygulanacak sistemde, SBS’nin ortaöğretime yerleştirmede yüzde 70 oranında, altıncı, yedinci ve sekizinci sınıf not ortalamalarının ise yüzde 30 oranında etkili olması kararlaştırılmıştır.

Ortaöğretim ve ortaöğretime geçiş ile ilgili kararların, eğitim sistemine muhtemel yansımaları neler olacaktır?

28 Şubat'ın kalıntısı katsayı uygulaması, eğitim sistemine demokratik aktörlerin müdahil olmasıyla çözüleceğe benziyor. Tabii yargıçlar müsaade ederse… Türkiye’de eğitim sistemi kurmak, eskiden beri askerlerin icra ettiği bir vazife olarak anlaşılıyordu. Anayasa’dan, Milli Eğitim Temel Kanunu ile Yükseköğretim Kanunu’na kadar eğitim sisteminin kurucu yapıtaşları hep demokrasinin sekteye uğradığı dönemlerin ardından belirlenmişti. 28 Şubat 1997’de Milli Güvenlik Kurulu tarafından alınan ve demokrasiye “rot balans” ayarı olarak sunulan kararların çoğu da eğitime ilişkindi. Kararların en fazla öne çıkanı, imam hatip liselerinin orta kısımlarını kapatan ve 8 yıllık kesintisiz eğitimi öngören karardı. Eski bir Milli Eğitim Bakanı’nın tespitiyle söyleyecek olursak, siviller milli eğitim sistemini belirlemeyi bir tabu olarak görmüş ve askerlerin kurduğu sistemin dışına çıkmamaya özen göstermişlerdi. Pekâlâ, eğitim sistemini hep askerler mi yapar?