Türk ve İslam Düşmanlığı Bataklığına Sürüklenmek

Avrupa’nın tarihi, Türk ve İslam düşmanlığı üretim bataklığına uygundur. Yeni olan ise düşmanlığın, karşıtlığın ve en nihayetinde Müslümanların bastırılmasının ve güvenlikleştirilmesinin artık Avrupa siyasetleri ve kamuoyları için sıradanlaşması ve normalleşmesidir.

Devamı
Türk ve İslam Düşmanlığı Bataklığına Sürüklenmek
Uzmanlara Göre İslamofobi 21 Yüzyılın İdeolojisi Haline Geldi

Uzmanlara Göre İslamofobi 21. Yüzyılın İdeolojisi Haline Geldi

Avrupa'da İslamofobik saldırı ve faaliyetler artarken, uzmanlar bunun küresel bir eğilim olduğunu ve 21. yüzyılın ideolojisi haline geldiğini söyledi.

Devamı

Macron, Avrupa'yı önü alınamayacak bir savrulmaya taşıyor. Suudi Arabistan ya da BAE'den gelecek destek açıklamaları Hz. Peygamber'e yapılan hakareti ya da kibirli "İslam mühendisliğini" örtemez. Hele Erdoğan'ın haklı feryadını asla susturamaz. Bilin ki, kışkırtan Macron, uyaran Erdoğan.

Fransa’nın bugünkü İslamofobik ırkçılığı, 1920’lerin İtalyan faşizmini ve 1930’ların Nazi Almanya’sını hatırlatıyor.

Türkiye ve İslam karşıtlığını bu kadar zorladıklarında Erdoğan'ı kendi ülkelerinin içinde de siyasi bir aktör haline getirecekler. Avrupalı Müslümanlarla Erdoğan adım adım yaklaşıyor birbirlerine.

Almanya'nın aksine Fransa AB'yi gelecek vizyonu açısında bir stratejik genişleme aracı ve mecrası olarak görmemektedir. Aksine AB kurumları ve liberal değerleri, Fransız liderlerin hırsları açısında kısıtlayıcı görülmektedir

Fransa’nın Doğu Akdeniz Politikasını Anlamak

İçeride yaşadığı sorunlar Macron’un gündemi iç politikadan dışarıya çekmek için adımlar atmasına ve Fransız dış politikasının zaten müdahaleci ve agresif olan çizgisini daha da belirginleştirmesine yol açtı.

Devamı
Fransa nın Doğu Akdeniz Politikasını Anlamak
Sosyal Medya Yasaklanacak mı

Sosyal Medya Yasaklanacak mı?

Türkiye'de özgürlüklerin sınırlandırılması olarak yorumlanan ve Kemalist dönemin otoriter politikaları ile karşılaştırılan bu regülasyon girişimlerine yönelik eleştiriler, mevcut dünya reel-politiğini dikkate almamakta ve gelişen dünyanın dinamiklerine ayak uyduramamaktadır.

Devamı

İttifak içi rekabet ve farklıklar ittifakın üçüncü taraflara yönelik politikalarından da kendini göstermiş durumda.

Merkez partileri Avrupa Parlamentosu’ndaki çoğunluklarını kaybettiler..

Avrupa Birliği'nin 21 üye ülkesi aşırı sağ ve popülizm söylemlerinin gölgesinde Avrupa Parlamentosu (AP) seçimleri için sandık başına gitti. 751 parlamenterin belirleneceği ve 400 milyon seçmenin kayıtlı olduğu seçimlere katılımda bu yıl artış gözlendi. 2014 yılında katılımın yüzde 42,6 oranında gerçekleştiği seçimlerde, bu oran 2019'da yüzde 51'e yükseldi. Sağ partiler ve yeşiller bu seçimlerde yükselişe geçerken merkez partilerin oylarında ise düşüş gözlendi. Bu konuyla ilgili olarak SETA Brükel Koordinatörü- Avrupa Araştırmaları Direktörü Enes Bayraklı; AP seçimlerini, Batı'daki yeni tartışmaları ve AP seçimlerinin Türkiye'ye olası etkileri üzerine SABAH'a önemli açıklamalarda bulundu...

AP seçimleri nasıl sonuçlandı? Sonuçlar AP içindeki güç dengesini nasıl etkiler? AB Komisyonu Başkanı kim olacak? Sonuçların Avrupa Birliği’ne muhtemel etkileri nasıl olur? Sonuçlar Türkiye açısından nasıl bir anlam taşımaktadır?

AB reformlarına liderlik eden bir lider olarak öne çıkma başarısı gösteremeyen Macron, sadece Berlin-Brüksel’in isteğiyle Fransız halkına yeni yükler getiren bir figüre dönüştü... Geçen yıl Macron balonunu şişiren aktörler, onu yüzüstü bırakarak çabuk bir şekilde bu balonun sönmesine yol açtılar..

Gösterilerin Fransadaki etkisi hissedildikçe diğer ülkelere sıçraması. Sosyal bilimlerde bu duruma "difüzyon etkisi" deniliyor. Arap isyanlarında da benzer bir durumun yaşandığını da ayrıca hatırlatalım.

Prof. Dr. Kemal İnat, ''Eşit ortaklık ilişkisine hangi taraf daha çok riayet ederse Türkiye onunla ilişkisine devam edecektir. Kim bu eşit ortaklığa hazır olursa Türkiye onunla devam edecektir." dedi.

Uluslararası sistemdeki pozisyon değişimlerini ABD, Avrupa ve Avrasya’daki gelişmeler bağlamında ele almak mümkün. Bu çerçevede ABD, uluslararası sistemde yaşanan dönüşümün hakim aktörü olarak göze çarpıyor.

Sosyal medya aracılığı ile, reel siyasette ne kadar etkili olunduğu bir kenara, kısa süreliğine de olsa gündem oluşturulduğu ve bazı tartışmaların seyrine etki edilebildiği kabul edilmektedir. Bu nedenle internetin sunduğu imkanlar hem resmi hem de enformel yönleriyle kullanılmakta ve özellikle seçim dönemlerinde bu stratejiler izlenilerek istenilen yönde sonuç alınmaya çalışılmaktadır.

Muhalefet ne küreselci ne de yerelci bir perspektif üzerinden millete dört başı mamur bir siyaset sunamadan seçimlere gitmektedir. Erdoğan karşıtlığına indirgenmiş, medya yoluyla köpürtülen seçim kampanyalarıyla ancak kendi seçmen kitlesini tahkim etmeye yetecek, iktidarı hedeflemekten uzak bir yaklaşım sergilemektedirler. Böylece, muhalefeti oluşturan partiler, iktidar olmaya değil, karşıtlarının iktidar olmasını engellemeye odaklanmış görüntülerini devam ettirmektedir.

Aşırı sağ partiler Avrupa’da seçimler sonrası oluşan yeni siyasi denklemde ana muhalefet olarak yer alıyor. Bundan daha da kötüsü ise aşırı sağ partilerin başarısının tesadüfi olmadığının her geçen gün daha da iyi anlaşılması.

Fahrettin Altun Türkiye-AB ilişkilerinin rasyonelleştirilmesinde imkan, mecburiyet ve zorluklara dikkat çekti..

ABD, Esed ve Suriye'nin geleceği konusunda Türkiye'nin desteğini istiyorsa ve birlikte çalışmaya meyilli ise önce YPG konusunda verdiği sözleri tutmalı.