Darbecilerin kullandıkları araç farklı olsa da, ortak bir nokta var: Milli ekonomiye, ekonomik bağımsızlığa ve ekonomik kazanımların halka dağıtılmasına duyulan alerji.
Devamı
FETÖ'nün arkasındaki uluslararası şebeke belirginleşmeye, ABD içindeki bir grubun bu darbeyle ilişkisi hakkında daha somut birtakım göstergeler ortaya çıkmaya başladıkça FETÖ meselesi ABD için daha da karmaşık bir hal alacak.
Devamı
Türkiye halkının darbe karşısında durmuş ve adeta çıplak elleriyle tankların namlularını tıkamış olmasına karşın, Batı medyasının olgular ışığında haber yapmak yerine gerçekleri ters yüz etmeye çalıştığını görmekteyiz.
Türk halkının Müslüman kimliğinden dolayı siyasi bir aktör olamayacağı söylenmek istenmektedir. Türk halkının siyasi bir aktör olarak kendi hakkını hukukunu korumak için canını ortaya koymuş olmasını görmezden gelen böyle bir tavrın islamofobik olduğu apaçıktır.
Şu anda bir güven inşasına ihtiyacımız var ve bunun ilk koşulu da, kanaatimce, öngörülebilir ve kırılgan olmayan bir demokratik düzenin varlığından herkesi emin kılmak…
Türkiye halkı kendi demokrasisine, özgürlüklerine, değerlerine ve hayat tarzına sahip çıkabilecek kapasitede olduğunu 15 Temmuz gecesi bütün dünyaya göstermiştir.
Darbenin ikinci aşamasını üstlenen Türkiye’ye karşı medya çevreleri bu kirli operasyon kapsamında ne yapıyorlar?
Devamı
Batı medyasında 15 Temmuz Darbe Girişimi ile ilgili öne çıkan temaları başlıca dört ana başlıkta değerlendirebiliriz: odak dağıtma, marjinalleştirme, okuru güncelliğini yitirmiş söylemlere inandırma, açık manipülasyonlar yürütme.
Devamı
Çünkü devletin güvenlik kurumları atalet ve şaşkınlık içerisinde. Olağan işleyişleri bozuldu. Milletine ve devletine sadık olan şerefli çoğunluk bile tam anlamı ile toparlanmış değil.
Türkiye “15 Temmuz 2016” gecesi zulmün ve adaletin en yoğun hâlini peş peşe yaşadı. Devlet içinde örgütlenen paralel terör çetesi, haşhaşi sıfatının hakkını verircesine bir gözüdönmüşlükle, millete silah doğrulttu.
Derler ki ‘gerçeklerin bir huyu vardır, eninde sonunda ortaya çıkar’. Gerçeği söylemeyen ülkenin tescilli asparagasçısı Cumhuriyet olunca, gerçekler daha da çabuk ortaya çıkıyor.
Türkiye'deki muhalefetin sorunu şirazesinin kaymış olması. Bu millet için dertlenip bu ülke için gayret üzere olmaması. Canımızı yakan acı bir olayla karşılaştığımızda bile fırsatçılığa soyunması. Yalan ve manipülasyonlarla kendisine alan açmaya çalışması. Evet şiraze, mesele o kayan şiraze.
Türkiye'nin demokrasisini eleştirmekte fayda gören Batı başkentlerinin kriz içine giren kendi "medeniyet değerlerini" korumalarının yolu Müslümanlar ve Türkiye ile birlikte çalışmaktan geçiyor. Cebelleşmekten değil.
Yeni dönemde terörle mücadelede de, paralel devlet yapılanması ile mücadelede de bir hızlanma göreceğiz. Ve bu hızlanma doğrudan siyasetin alanını genişletecek.
Birincil eleştiri CHP'nin oylamadaki tercihinden önce tutarsızlığı ve samimiyetsizliğidir. Bu tutarsızlığa dair işaretler, parti liderinin "evet" diyeceklerini açıkladığı günden bu yana ortadadır.
Beğenseler de beğenmeseler de, kabul etseler de, etmeseler de, Tayyip Erdoğan'ın liderliği, kaynağı itibariyle meşru, işleyişi itibariyle sahici, etkisi itibariyle güçlü bir liderlik.
Bugün Türkiye’nin önünde iki seçenek vardır. Adı konulmuş bir tam başkanlık sistemine geçiş birinci seçenektir. İkinci seçenek ise siyasi aktörlerin, sistem krizini yok sayıp, kelimenin tam ve doğru kullanımı ile fiili bir başkanlık sistemini uygulamaya koymasıdır.
Laiklik kavramı uzun süre elitlerin "iktidar mücadelesini" yansıtmak gibi bir fonksiyonu üstlendi. Bu yüzden de geçmişin "ağır yükünü" taşımakta.
Burhanettin Duran, dokunulmazlıkların kaldırılması bağlamındaki değerlendirmesinde, “Kaldırabilirsiniz dokunulmazlıkları ama çok istisnai bir dönemde kaldırıyorsunuz, aynı zamanda terörle mücadele gibi bir gündemin uzantısı olarak kaldırıyorsunuz dolayısıyla bunun Türkiye’deki siyasi kapışmalara malzeme oluşturması ve buradan yeni polemiklerin çıkması söz konusu.” dedi.
Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Amerika ziyareti üzerine değerlendirmesinde geziye yönelik başlatılan manipülasyon sürecini ve gezinin itibarsızlaştırılması çabasıyla ne hedeflendiğini yorumladı.
SETA İstanbul Genel Koordinatörü Fahrettin Altun, A Haber ekranlarında yayınlanan Söz Teması programına konuk oldu.