Kriter'in Şubat Sayısı Çıktı: Tarihi Karar | İsrail Soykırımla Yargılanacak

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) bünyesinde hazırlanan Kriter dergisinin 87. sayısı raflarda yerini aldı.

Devamı
Kriter'in Şubat Sayısı Çıktı Tarihi Karar İsrail Soykırımla Yargılanacak
Kriter'in Ocak Sayısı Çıktı Büyük Seçimlerin Yılı 2024

Kriter'in Ocak Sayısı Çıktı: Büyük Seçimlerin Yılı 2024

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) bünyesinde hazırlanan Kriter dergisinin 86. sayısı raflarda yerini aldı.

Devamı

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) bünyesinde hazırlanan Kriter dergisinin 85. sayısı raflarda yerini aldı.

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) bünyesinde hazırlanan Kriter dergisinin 84. sayısı raflarda yerini aldı.

İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırısının 15. günü geride kalırken, bu çatışmayla bağlantılı insani kriz de derinleşmeye devam ediyor. ABD'nin ve Batılı ülkelerin önemli bir kısmının İsrail'in saldırgan askeri kampanyasına verdiği sarsılmaz destek, İsrail'in eylemlerinin kontrolsüz kalmasına izin veren istisnai bir durum yaratıyor. ABD'nin de kararlı desteğiyle toplu cezalandırmanın bir savaş stratejisi olarak İsrail tarafından benimsenmesi, bölgeyi istikrarsızlaştırma ve küresel güvenliği daha önce görülmemiş bir ölçekte tehlikeye atma tehdidinde bulunmaktadır.

Osmanlı sonrası ümmet (Müslümanların "tek millet" - el-Müslimûne ümmetün vâhıdetün) anlayışının yeniden tesisi için yapılan tüm çabalara rağmen İslam dünyası birlik sağlayamıyor, ancak 22 Ağustos 1969 tarihinde Mescid-i Aksa'yı (Müslüman kılığına giren) siyonist bir Avuturyalı'nın yakması/kundaklaması sonrasında "Kudüs derdi" ile (daha sonra İslam İşbirliği Teşkilatı – İİT adını alacak olan) İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) kuruluyor.

Türkiye ve ABD Farkı

Batı dışı dünyada tepkiler büyürken ABD Başkanı Biden'ın Tel Aviv'e koşulsuz desteği İsrail-Filistin çatışmasını ne yazık ki daha büyük yıkımlara yol açacak yöne götürüyor.

Devamı
Türkiye ve ABD Farkı
İsrail-Hamas Çatışmasının Afrika ya Olası Yansımaları

İsrail-Hamas Çatışmasının Afrika’ya Olası Yansımaları

İsrail, her ne kadar geleneksel tehditlerin güç ve kapasitesinin azaldığını düşünse de 7 Ekim’de Hamas’ın hava, deniz ve karadan profesyonelce hazırlanan saldırısıyla İsrail açısından bu tehditlerin geçerliliğini koruduğu ortaya çıkmıştır. Söz konusu tehdit unsurlarına bakıldığında yerel düzeyde Hamas’ın ve bölgesel düzeyde İran’ın İsrail için varoluşsal bir tehdit oluşturduğu görülmektedir. Bununla birlikte İsrail açısından terör tehditlerinin varlığı her zaman güvenlik riski oluştursa da Afrika’da son dönemde yaşanan darbe süreçlerinin istikrarsızlıklar oluşturması, El-Kaide ve DEAŞ gibi terör örgütlerinin güçlenmesi ile fraksiyonlarının varlığı dolaylı olarak İsrail açısından yeni güvenlik tehditlerini ortaya çıkarmıştır. Bu bağlamda İsrail’in Afrika’daki güvenlik politikası özellikle terör tehditleri ve radikalleşmenin etkisini genişletmesine karşı etkili önlemler üzerine odaklanmaktadır.

Devamı

Hamas’ın İsrail’e saldırıları sonrasında ABD’nin İsrail’i uluslararası arenada koruyan ve destekleyen tavrının devamını görmek şaşırtıcı olmadı. Biden yönetimi İsrail’in kendini savunma hakkına sahip olduğunu ve bu ülkeye tam destek verdiğini açıklamanın yanında, ABD’nin bir savaş gemisini bölgeye gönderdi. Savaş gemisi sevkinin çatışmaların bölgesel bir savaşa dönmesi durumunda ABD’nin müdahale etmekten çekinmeyeceği mesajını verdiği açık. Ancak aynı zamanda bunu bir önleyici adım olarak da görmek mümkün zira Biden başkanlık seçimine bir yıl kala İran’la bölgesel bir çatışmaya gidecek bir yoldan kaçınmak istiyor.

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) bünyesinde hazırlanan Kriter dergisinin 58. sayısı çıktı.

Kritik bir görüşmenin tarihi yaklaşıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan 14 Haziran'daki NATO zirvesinde ABD Başkanı Biden ile ilk kez yüz yüze görüşecek.

İsrail’in izlediği yayılmacı ve saldırgan politikaları durduracak –İsrail’i dengeleyecek bir gücün ortaya çıkışı gibi– yeni ve ciddi bir gelişmenin varlığından bahsedemeyiz

BM'nin mevcut güç konfigürasyonunda İsrail'e karşı etkin önlemleri harekete geçirmesi mümkün değil. Ancak İsrail'e karşı meşru, geniş katılımlı yegane uluslararası platform anlamında bir imkan olarak değerlendirilmesi de önemli.

Saldırı ve ateşkesler döngüsü İsrail'in on yıllardır izlediği bir stratejinin en önemli yöntemidir.

Tarihte Yahudilerin yaşadıkları trajediyi araçsallaştıran İsrail devleti kendilerine yönelik en ufak bir eleştiriyi bile antisemitizm üzerinden geçersiz kılmaya çalışmakta ve anti-semitizmi adeta bir susturucu (great sliencer) olarak kullanmaktadır.

Filistinler İsrail tarafından paramparça, kopuk ve insanca yaşamak için gereken pek çok haktan mahrum halde bırakılmış durumdalar.

İsrail’in Filistin genelinde ve Gazze özelindeki saldırıları bu denli cüretkâr şekilde gerçekleştirirken yapay bir şekilde inşa edilmiş 'meşruiyet' unsuruna dayandığı görülüyor.

SETA Genel Koordinatörü Burhanettin Duran, küresel siyasette Filistin meselesini ve bölgedeki mevut durumu değerlendirdi.

SETA Güvenlik Araştırmaları Direktörü Murat Yeşiltaş, İsrail'in Filistinli sivillere yönelik saldırılarını ve bölgedeki stratejisini değerlendirdi.

SETA Avrupa Araştırmaları Direktörü Enes Bayraklı, İsrail'in Filistinli sivillere yönelik saldırılarını ve bölgedeki konumunu değerlendirdi.