Avrupa ülkeleri, ABD’nin Rusya ve İran karşısında artırdığı yaptırımların kendi ekonomilerine ciddi zararlar vereceği korkusuna sahipler.
Devamı
Filistin meselesinin Türkiye için her zaman çok önemli olduğunu vurgulayan Üstün, "Türkiye-İsrail ilişkilerine bakın, bu ilişkilerin Filistin meselesindeki duruma göre şekillendiğini görürsünüz. Gelecekte ABD, tarafsız bir arabulucu ya da barış yapıcı bir rol iddia edemeyecek, bütünüyle İsrail'in tarafında bir aktör olarak görülecektir." diye konuştu.
Devamı
SETA Dış Politika Araştırmaları Direktörü Muhittin Ataman Filistin’in İsrail’in yargılanması için Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne başvurusu hakkında değerlendirmede bulundu.
SETA Güvenlik Araştırmaları Direktörü Murat Yeşiltaş Filistin meselesi hakkında değerlendirmede bulundu.
Bir haftadır Trump'ın kararlarını, İsrail'in katliamını ve Kudüs'e sahip çıkmayı konuşuyoruz. Şimdi gözler partilerin milletvekili aday listelerine çevrildi...
SETA Dış Politika Araştırmaları Direktörü Muhittin Ataman Diyarbakır ve Yenikapı mitinglerinin İslam Dünyası için önemi hakkında değerlendirmede bulundu.
SETA Strateji Araştırmaları Direktörü Hasan B. Yalçın Kudüs meselesi hakkında değerlendirmede bulundu.
Devamı
SETA Avrupa Araştırmacısı Kemal İnat, İslam İşbirliği Teşkilatı olağanüstü toplantısına ilişkin değerlendirmede bulundu.
Devamı
SETA Strateji Araştırmacısı Talha Köse, Yenikapı’daki “Zulme Lanet, Kudüs’e Destek” mitingi hakkında değerlendirmede bulundu.
SETA İstanbul Genel Koordinatörü Fahrettin Altun, İsrail’in son dönemdeki işgal siyasetine ilişkin değerlendirmede bulundu.
SETA İstanbul Genel Koordinatörü Fahrettin Altun, ABD ve İsrail’in Ortadoğu’daki stratejileri hakkında değerlendirmede bulundu.
SETA Genel Koordinatörü Burhanettin Duran, İsrail’in işgal siyasetine ilişkin değerlendirmede bulundu.
SETA İstanbul Genel Koordinatörü Fahrettin Altun, ABD’nin son dönemdeki İsrail siyasetine ilişkin değerlendirmede bulundu.
İsrail lobisi Davos'taki One Minute olayından sonra gösterdiği tepkiye benzer bir tepki gösteriyor. Bu lobinin Batı medyasındaki uzantıları Erdoğan ve Türkiye aleyhine sürekli yayınlar yapıyorlar. Öyle görünüyor ki önümüzdeki dönemde bu yayınların şiddetini artıracaklar.
Trump'ın ABD büyükelçiliğini Müslümanların hassasiyetini hiçe sayarak Kudüs'e taşıması Türkiye'nin sert bir tepki göstermesine neden oldu.
Vatandaş sembolik bir duruş için Yenikapı Meydanı'na akın etti. İslam dünyasının eliyle ve diliyle çözemediği bir mesele için millet kalbini ortaya koydu.
67 kararı İsrail'in işgal ettiği topraklardan çekilmesini söylediği halde, İsrail bir adım geri atmadı. Bugün hem Amerika hem İsrail Kudüs meselesinde gözümüzün içine baka baka kural tanımamazlığı sürdürüyor. .
Artık Türkiye sadece kendi tepkisini ortaya koyarak Filistin davasına hizmet etmiyor. Aynı zamanda İsrail'in zulmüne karşı bütün dünyayı ayağa kaldırıyor. Dün İstanbul'dan, Yenikapı'dan yükselen ses sadece İstanbul halkının değil küresel vicdanın sesiydi. İşte bu ses zalimleri boğacak olan sestir!
Erdoğan'ın "Siyonist ile Musevi'yi" ayırt eden "adalet" haykırışı ve "zulme karşı yürüme" daveti bölge insanını derinden etkileme potansiyeline sahip. Yahudi ve Batı karşıtlığı yapmadan İsrail ve destekçilerini insanlığa şikâyet etmesi ise devrimci bir mesaj. Ez cümle, Erdoğan'ın Yenikapı mitinginde Kudüs davasında "öncülük etme" ve "nöbeti devralma" çağrısı yapması Ortadoğu'da yeni dizayn peşinde olanlara meydan okumadır.
Türkiye’nin giderek büyüyen İsrail sorunu konusundaki politikası çeşitli tartışmaların konusu oluyor.
İsrail’in Filistin’e karşı izlediği haksız politikaların önüne geçebilecek bir Arap ittifakının oluşmasını beklemek günümüz siyasi konjonktürü göz önüne alındığında hayalci bir yaklaşımdır. Arap yönetimlerinin Filistinlilerin haklarını savunmak bir kenara, İsrail’e karşı cezalandırıcı bir tavır almaktan kaçındıkları bir siyasi ortamda bu görev bölgedeki halklar nezdinde İslam ülkelerinin lideri olarak görülen Türkiye’ye düşmektedir.