Bakü’de Verilen Üç Mesaj

Cumhurbaşkanı Erdoğan dün Dağlık Karabağ zaferini kutlamak için Zafer Geçidi Töreni'ndeydi. 'İki devlet, bir millet' şiarını perçinleyen sembollerle dolu törende yapılan konuşmalar üç kritik noktaya işaret ediyordu.

Devamı
Bakü de Verilen Üç Mesaj
Avrupa ile Güncel Gerilimler Uzun Vadeli Çıkarlar

Avrupa ile Güncel Gerilimler, Uzun Vadeli Çıkarlar

AB başkentleri Erdoğan'ın 'sıfır toplamlı oyun algısıyla yaklaşmayın' uyarısına kulak vermeli.

Devamı

Önümüzdeki haftanın dış politika gündeminin iki kritik konusu Başkan Erdoğan'ın Azerbaycan seyahati ve AB liderler zirvesi.

NATO’nun son Dışişleri Toplantısı’nda; ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, S-400 ve Dağlık Karabağ konularında Türkiye’yi eleştiri konusu yaptı.. ABD kendi müttefikiyle çekişmekten Rusya'yı bile göremez hale geldi. Bunun adı jeopolitik körlüktür.

CHP milletvekili Ali Mahir Başarır'ın TSK'yı kastederek kullandığı 'ordu satılmış' ifadesi her yönüyle çirkindir ve sadece TSK açısından değil, bu ülkeye aidiyet duygusu taşıyan ve ülke için asgari düzeyde kaygı sahibi hiçbir fert için kabul edilemez bir anlamı haizdir.

SETA Dış Politika Araştırmaları Direktörü Muhittin Ataman, Dağlık Karabağ'da yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi.

İdeoloji Değil Jeopolitik Realizm

Ankara'nın dış politikası ideolojik hülyalara değil, etrafındaki güç boşluklarını hesap eden jeopolitik realizme dayanıyor.. Erdoğan'ın hamlelerini 'Yeni Osmanlıcılık', 'Türkçülük' ya da 'İslamcılık' olarak sunanlar aslında Ankara'nın müdahale ettiği jeopolitik denklemlerde pozisyon kaybettiğini düşünen ya da daha fazlasını alamayacağını gören aktörler: Yunanistan, BAE, Fransa ya da İsrail gibi.

Devamı
İdeoloji Değil Jeopolitik Realizm
Avrupa nın Dağlık Karabağ Tutumu

Avrupa’nın Dağlık Karabağ Tutumu

Avrupa ülkelerinin Karabağ'daki gelişmelere ilişkin genel tutumuna bakıldığında, birçok ülkenin bölgede yaşananlara kayıtsız kalarak pasif bir tutum sergiledikleri ya da sergilemek zorunda kaldıkları görülüyor.

Devamı

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) bünyesinde hazırlanan Kriter dergisinin 52. sayısı çıktı.

SETA Brüksel Koordinatörü Talha Köse, Türkiye - Rusya ilişkilerine ve Azerbaycan tezkeresine dair değerlendirmelerde bulundu.

Macron'un sağ seçmene oynaması Almanya örneğinde olduğu gibi ancak sağ partileri güçlendirir ve oylarının artmasına yardımcı olur. Öyle görünüyor ki bu gidişle 2022 yılında Fransa bir aşırı sağ siyasetçi tarafından yönetilecektir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan reformu milletin talebi ve dünyanın gidişatının gereği olarak görüyor. Yani, 'mücadele ediyoruz' diyerek reforma direnenlere de müsamaha etmeyecek. Zamanlamasını, kapsamını, aktörlerini ve hızını kendisi belirleyecek. Unutmayalım, Erdoğan bu altın sentezi her seferinde tutturabildiği için hâlâ iktidarda.

Macron, Türkiye'yi ve Erdoğan'ı hedef aldığında susan Avrupalı siyasetçiler, şimdilerde bu 'hırslı' lider adayının yaptıklarından endişelenmeliler. Tüm Avrupa'yı zora sokacak bir huysuzluk söz konusu.

SETA Genel Koordinatörü Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarını değerlendirdi.

SETA DC Genel Koordinatörü Kadir Üstün, Kafkasya'daki gelişmeler ve ABD'nin tutumuna dair değerlendirmelerde bulundu.

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı Washington Ofisinin (SETA DC) düzenlediği panelde, 'Bölgesel Güçlerin Dağlık Karabağ Politikaları' masaya yatırıldı.

SETA Dış Politika Araştırmaları Direktörü Muhittin Ataman, Karabağ'da Türkiye ve Rusya'nın rollerini değerlendirdi.

ABD'nin Rusya ile çeşitli alanlarda çekişmelere gireceğini öngörebiliriz. Biden hangi konuya el atarsa Türkiye ile karşılaşacak. Türkiye her türlü mantıklı ortaklığa açıktır. Bakalım Amerika aynı esnekliği gösterebilecek mi?

Bugün dünyanın savunma sanayiindeki ilk yüz firması arasında 7 tane Türk firması bulunuyor. Bunun beşi son beş yıl içinde listeye giriş yaptı.

Türkiye bölgede varlığını hissettirmeye başlayarak bundan sonraki dönemde bölge denkleminin önemli bir unsuru olduğunu ortaya koymuştur.

Türkiye'nin aktif hamlelerde bulunduğu jeopolitik denklemlerde yine akışın hızlandığı bir döneme girdik.