Amerikan borsasında pazartesi günü yaşanan keskin düşüş Başkan Trump’ın ekonomik vaatlerinin altını oyuyor. Seçim öncesinde enflasyon oranı ve yüksek fiyatlara odaklanarak Kamala Harris’e karşı büyük avantaj sağlayan Trump’ın başlattığı ticaret savaşları piyasaları ürkütüyor. Amerikan ekonomisini daha korumacı bir çizgiye çekmeye çalışan Trump resesyon korkularını tetikledi. Hafta sonu Trump’ın ekonomide ‘sancılı geçiş dönemi’ minvalindeki sözleri bir süredir devam eden tedirginliği paniğe dönüştürdü. Trump piyasaları toparlamak adına yeni mesajlar verebilir ancak Amerikan ekonomisini ek gümrük vergileriyle koruyarak ve yerli üretimi teşvik ederek dönüştürme çabasında ısrarcı olacağı anlaşılıyor.
Devamı
2016 seçimleri öncesinde Trump’ın karakterini sorunlu bulan ve ülke için ‘doğru seçim’ olmadığını söyleyen dünyanın en zengin adamı Musk nasıl oldu da en ateşli Trump destekçilerinden birine dönüştü?
Devamı
Trump seçim gününde kendi taraftarlarından veya Amerika’nın dış düşmanlarından değil de ‘‘içerdeki düşmanlardan’’ endişe ettiğini söyleyerek kendisinin demokrasiye karşı bir tehdit olduğu tezini işleyen Demokratlara malzeme verdi.
Salı akşamı gerçekleşen Trump-Harris münazarası Amerikan halkının sorunlarına çözüm önerilerinin konuşulduğu bir tartışma olmadı. Siyasetin son derece kutuplaştığı ve kişiselleştiği bir dönemde gerçek meselelerin etraflıca masaya yatırılmasını beklemek gerçekçi olmazdı zaten. Bunun yerine büyük ölçüde adayların karakterlerinin çarpıştığı ve birbirlerini zora sokmayı başarıp başarmadıklarını ölçtüğümüz bir televizyon şovu izledik. Trump hazırlıksız, disiplinsiz ve sinirlerine hâkim olamayan bir görüntü çizerken, Harris birçok soruya doğrudan cevap vermeyen ama Trump’ı ajite etmeyi başaran bir performans gösterdi. Ana akım medya Harris’i tartışmanın galibi ilan etti ancak münazaranın yarışın seyrini değiştirecek derecede büyük bir etki yaptığını söylemek mümkün değil.
Kasım seçimlerine iki aydan az bir süre kala Trump ve Harris dün akşam ilk kez kameralar karşısında kozlarını paylaştı. Kamuoyu araştırmaları salıncak eyaletlerden özellikle Michigan, Wisconsin ve Pennsylva-nia’nın kilit hale geldiği başa baş bir yarış gösteriyor. Son günlerde her iki aday da yarışın en önemli belirleyici gündem maddesi olan ekonomiyle ilgili farklı planlar açıklayarak seçmenin ilgisini çekmeye çalıştı.
Kamuoyu yoklamaları, ülke genelinde Harris’in Trump’a karşı avantajının istikrarlı biçimde devam ettiğine işaret ediyor ancak Amerikan seçimlerinde sonucu salıncak eyaletler tayin ettiği için bu eyaletlerdeki anketlere bakmak gerekiyor. Ülke genelinde yapılan anketlerde, temmuz ayında eşit görünen iki adaydan Harris’in eylül başında %3,2 farkla önde olduğu görülüyor. Trump’ın kendisine karşı suikast girişiminde yakaladığı pozitif havayı sürdüremediğini gösteren bu rakam, Harris’in yakaladığı ivmeyi ağustos ayında devam ettirdiğine işaret ediyor.
Demokrat Parti Kongresi’nin ilk günündeki konuşmaların sıralaması ve içeriğine bakıldığında partinin eski jenerasyonunun ‘meşaleyi yeni nesle teslim etmesi’ ve Trump’a karşı birlik temalarının öne çıktığını görüyoruz.
Devamı
Kamala Harris’in geçen hafta Detroit’teki bir mitingde Filistin protestolarına verdiği karşılık Demokrat Parti’nin tamamını arkasına alma konusunda yaşadığı zorluğu gösterdi. Mitingdeki konuşması öncesinde İsrail’e silah akışının insan hakları şartına bağlanarak durdurulmasını isteyen protestocularla görüşen Harris, bu grubun konuşmasını bölmesine sinirli biçimde karşılık vermişti. ‘Bakın Trump’ın kazanmasını istiyorsanız onu söyleyin, aksi takdirde şu an ben konuşuyorum’ ifadelerini kullanan Harris bu tavrına gelen tepkiler üzerine daha sonraki bir mitingde ‘farklı seslere saygı duyduğunu’ söyleyerek gönül almaya çalıştı. Filistin meselesinde Biden’dan farklı olduğunu göstermeye çalışan Harris’in parti kongresinde yapacağı şova bu muhalif Demokrat seçmenin protestoları gölge düşürebilir.
Devamı
Amerikan siyasetinde başkanlık seçimlerine üç aydan az bir süre kala çok hareketli ve canlı bir kampanya dönemi yaşıyoruz. Özellikle Kamala Harris’in Başkan adayı olacağının kesinleşmesi, Demokratlar arasında güçlü bir heyecan yaratmış durumda.
Kamala Harris, Biden’ın kendisini işaret etmesi sonrasında hızlı biçimde Demokratların desteğini arkasına alarak hızlı biçimde kampanya yapmaya başladı. 48 saat içinde partinin ağır toplarının desteğini alan ve 200 milyon doların üzerinde rekor bağış toplayan Harris, bir anda arkasına aldığı rüzgarla tam bir kampanya moduna girdi.