Mal ihracatı ve ithalatına ilişkin veriler ele alındığında, Hollanda’nın dış ticarette Türkiye için önemli bir konuma sahip olduğu görülmektedir.
Devamı
Türkiye'nin bulunduğu bölgede çok farklı ülkelerle alternatifler geliştirme potansiyeli var. Türkiye, AB dışındaki gelişmekte olan ülkelerle ekonomik ve siyasi ilişkilerini artırmalıdır.
Devamı
Türkiye'nin bulunduğu bölgede çok farklı ülkelerle alternatifler geliştirme potansiyeli var. Türkiye, AB dışındaki gelişmekte olan ülkelerle ekonomik ve siyasi ilişkilerini artırmalıdır.
Türkiye ve Rusya’nın ihracatının halen düşük seviyelerde olduğunu vurgulayan Erdoğan, bu konudaki taleplerin Rus tarafı ile yeniden paylaşıldığını belirtti.
AB yolun sonuna mı geldi? AB savunduğu değerleri ne kadar taşıyor, hatta taşıyor mu?
Türkiye'nin PYD-YPG konusundaki kararlılığını Beyaz Saray'ın dikkate almaması Suriye'nin denklemini iyice Rusya İran- Esed hattına çevirir.
Bu çalışma, Türkiye ve Almanya’nın birbirleri ile potansiyel olarak en çok rekabette bulunabileceği Balkan ülkeleri ile olan ihracat hacimleri ve ih¬racata konu olan mal kalemlerini kıyaslayarak, iki ülke arasındaki ticari rekabeti mercek altına alıyor.
Devamı
Berlin’in Ankara ile ilişkilerinde ekonomik çıkarlarını esas alan bir politikaya yönelmesi ve bu doğrultuda ekonomik ilişkilere zarar verecek gerginliklerden kaçınması gerekirdi.
Devamı
Avrupa Parlamentosu eski başkanı Martin Schulz Alman Sosyal Demokrat Partisi’nin başbakan adayı olması Alman siyasetine ve Eylül ayındaki seçimlere epeyce heyecan ve hareketlilik getirdi.
Raporda finans merkezlerinin tarihsel süreçleri, önemli finans merkezlerinin özellikleri ve İFM projesi incelendi.
Bizdeki haline aldanmayın. Gıda fiyatları son yıllarda, küresel ölçekte pek de parlak günler geçirmedi. 2014 ve 2015 yıllarında genel itibariyle düşüşler kaydeden gıda grubu, 2016 yılında ise bir parça stabilize olmayı başarmış görünüyor.
ABD'nin içe dönük ve korumacılığı ön plana çıkarması karşısında küresel ekonomi ve dünya ticareti nasıl etkilenir?
İhracatçımız 2017 yılında pozitif bir gelişime imza atmayı umut ediyor. Nitekim çeşitli uluslararası kuruluşların son günlerde yayınladığı raporlarda da, küresel talepte bu yıl bir toparlanma beklentisi dile getiriliyor.
2013’ün yaz aylarından itibaren farklı cephelerden gelen tehditlerle yüzleşmek durumunda kalan Türkiye ekonomisi, tüm olumsuzluklara rağmen büyümesini devam ettirerek ayakta kalmayı başardı.
Yeni anayasayı, yalnızca bir sistem değişikliği olarak değil, ülke ekonomisinde yeni bir hikâye başlatacak itici güç olarak da değerlendirmeliyiz.
İşte 2016 Türkiye ekonomisinin “en”leri…
2017 yılının da, Türkiye'nin enerjide sahadan çıkması ve oyunu kenardan izlemesi için girişimlerin artacağı bir sene olmasının ihtimali oldukça yüksek.
Ekonomik açıdan bakıldığında Rusya ile hızla ilerlemesi beklenen yakınlaşma sürecinde ‒2016 yılının ilk altı ayında 8,5 milyar dolar seviyesine düşen‒ ticaret hacminin geçtiğimiz yıllarda oturduğu yıllık 30 milyar dolar seviyesi üzerine çıkarılması ve uzun vadede 100 milyar dolar hedefinin kovalanması gündemde.
Kısa vadede uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları ve sıcak parayı kontrol eden uluslararası aktörlerden Türkiye’nin kredibilitesi ve yatırımların güvenliği ile ilgili tepkisel tavırlar beklenebilirse de orta ve uzun vadede yapısal reform gündemine dönülmesi ile hem doğrudan yatırımların hem de portföy yatırımlarının artacağını öngörüyoruz.
Yeni dönemde belki yüzlerce reform adımını içeren “grand” paketlerden ziyade içeriği net tanımlanmış ve sektörel odakları belirli mikro reformlara ihtiyaç var. İmalat sanayiinden enerjiye, tarımdan dış ticarete, risk sermayesinden üniversite reformuna kadar acil kapsamlı reform ihtiyacının hissedildiği pek çok alanda somut adımların hızla atılması gerekli.
Küresel Finans Krizi’nden bu yana iktisat politikaları ile ilgili hararetli tartışmalar yaşanıyor. Krizden önce birçoklarının adeta iman ettiği neoliberal tandanslı politikalar günümüzde ciddi bir şekilde sorgulanıyor.