İran Cumhurbaşkanlığı Seçimi Sürecinin Analizi

İran’da cumhurbaşkanı seçim süreci nasıl işlemektedir? Cumhurbaşkanının İran yönetim sistemindeki yeri ve yetkileri nelerdir? Mevcut seçimde öne çıkan tartışmalar nelerdir?

Devamı
İran Cumhurbaşkanlığı Seçimi Sürecinin Analizi
İran Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinde Temel Dinamikler

İran Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinde Temel Dinamikler

İran halkı 28 Haziran'da 14. kez cumhurbaşkanını belirlemek üzere sandığa gitmeye hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde ülkenin en güçlü siyasal organlarından Anayasayı Koruyucular Konseyi, 80 aday adayından altısına cumhurbaşkanlığı adaylığı vizesi verdi. Adaylardan beşi muhafazakar biri ise reformist olarak sınıflandırılsa da aslında bu sınıflandırmanın gözden kaçırdığı önemli detaylar bulunmakta. Bu detayların seçmen tercihini kuvvetli bir şekilde etkileme ihtimali de bir hayli yüksek.

Devamı

İran’ın 13. dönem Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanarak ülkenin 8. cumhurbaşkanı olan İbrahim Reisi’nin helikopter kazasında hayatını kaybetmesinin ardından 28 Haziran’da ülke yeni cumhurbaşkanını seçecek. Cumhurbaşkanlığı seçimi için 30 Mayıs’ta başlayan beş günlük aday adayı başvurularının ardından Anayasayı Koruyucular Konseyi başvuran 80 kişiye yönelik başlattığı incelemeyi tamamladı. İran İçişleri Bakanlığının açıklamasında mevcut Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, eski Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Said Celili, Tahran Belediye Başkanı Ali Rıza Zakani, Şehit ve Gaziler Vakfı Başkanı Emir Hüseyin Kadızade Haşimi, eski İçişleri ve Adalet Bakanı Mustafa Purmuhammedi ile Reformist Tebriz Milletvekili Mesut Pezeşkiyan’ın cumhurbaşkanı adaylıklarının kabul edildiği duyuruldu.

Reisi Sonrası İran Siyaseti

SETA Akademi Direktörü Ferhat Pirinççi, TRT 1 ekranlarında yayınlanan Enine Boyuna programında, İran Cumhurbaşkanı Reisi’nin bir helikopter kazasında ölümü sonrasındaki süreçle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

İran'ın 8. Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, 19 Mayıs günü beklenmedik bir helikopter kazası sonucu hayatını kaybetti. Reisi ile aynı helikopterde bulunan Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir-Abdullahiyan da kazadan sağ kurtulamadı. Bu şok edici gelişme, İran hükümetinin iki önemli ve etkili isminin kaybı, şüphesiz ki İran siyasetinde dengeleri değiştirecek bir öneme sahip.

Reisi Sonrası İran’ı Bekleyen Süreç

19 Mayıs Pazar günü İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve Azerbaycanlı mevkidaşı İlham Aliyev iki ülke sınır hattını belirleyen Aras Nehri üzerinde ortaklaşa inşa edilen Kız Kalesi ve Hudaferin barajlarının açılışı için bir araya geldi. Açılış töreninde Reisi’ye Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, Tebriz Cuma İmamı Seyyid Muhammed Taki Ali Haşim ve Doğu Azerbaycan Valisi Malik Rahmeti eşlik etti. Reisi ve beraberindeki heyet üç helikopterle törene katıldı. Tören sonrasında bahsedilen dört isim ve Reisi’nin Koruma Müdürü Seyyid Mehdi Musevi bir helikoptere, diğerleri de iki helikoptere binerek geri dönmek üzere yola çıktı.[1] Ancak geri dönüş yolunda Reisi ve beraberindeki üst düzey heyeti taşıyan helikopter düştü. Diğer iki helikopter ise acil iniş gerçekleştirdi. Kaza yapan helikopter yaklaşık on iki saat sonra Türk Silahlı Kuvvetlerine ait AKINCI-01’in tespit ettiği koordinatlar sayesinde bulunabildi.[2] Kaza sonucunda helikopterde bulunan 8 kişi hayatını kaybetti.

Devamı
Reisi Sonrası İran ı Bekleyen Süreç
AKINCI TİHA Reisi için Uçtu Arama Kurtarma Operasyonu

AKINCI TİHA Reisi için Uçtu: Arama Kurtarma Operasyonu

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin de içinde bulunduğu helikopterin düşmesi sonrasında, bölgedeki arama kurtarma faaliyetleri esnasında, nitelikli sistemlerin önemi daha iyi anlaşıldı. AKINCI TİHA sistemi; havada kalış süresi, menzili, faydalı yük kapasitesi gibi yönleriyle gelişmiş bir sitem olmakla birlikte taşıdığı kamera sistemi ve sensörleri ile gündemin başat aktörü oldu. Gece geç saatlerde Anadolu Ajansı’nın (AA) yayımladığı görüntüler, milyonlarca kullanıcı tarafından canlı takip edildi.

Devamı

İsrail'in Gazze'deki katliamları devam ederken Ortadoğu'da dikkatler giderek İran'a yoğunlaşıyor. Kızıldeniz'de seyrüseferi engellediği için Husilerin ABD-Britanya tarafından vurulmasından sonra İran ve Pakistan arasında karşılıklı füzelerin ateşlendiği bir terörle mücadele gerilimi yaşandı. Geçtiğimiz cumartesi de İsrail, Şam'da İran Devrim Muhafızları'ndan beş yetkiliyi öldürdü. Bu saldırı İsrail'in Suriye'deki İran varlığına önceki operasyonlarının devamı. Temel gerekçesi İran'ın Direniş Ekseni unsurlarına (Hizbullah ve Hamas'a) askeri destek temin etmesini engellemek. Ancak daha önemli husus, Biden yönetiminin aksine Netanyahu, İsrail-Filistin çatışmasının bölgeye yayılmasını istemesi.

İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, 4 Ocak tarihinde ülkemize bir ziyaret gerçekleştirecekti. Ancak 3 Ocak'ta İran'ın Kirman vilayetinde gerçekleşen iki bombalı saldırı sonucunda 100'e yakın kişinin hayatını kaybetmesi ziyaretin ileri bir tarihe ertelenmesi sonucunu doğurdu. İran tarihinin en kanlı terör saldırısı sonrasında Reisi'nin ülkesinde kalması oldukça anlaşılır bir durum. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da saldırıyı ilk kınayan ve başsağlığı dileklerini ileten lider oldu. Türk ve İran makamları arasındaki diyalog sonucunda ziyaretin daha uygun bir zamana ertelenmesi kararı alındı.

19 Temmuz'da yapılacak Tahran görüşmeleri, Türkiye'nin İran ve Rusya ile olan ilişkilerindeki önemli konu başlıklarını Suriye paydasında bir araya getirip müzakere etmeye matuf bir nitelikte olacak.

Ortadoğu'da normalleşme rüzgarları esmeye devam ediyor. İsrail'in Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn tarafından diplomatik olarak tanınması sonucunu üreten İbrahim Anlaşmaları ile ivme kazanan süreç, Joe Biden'ın ABD Başkanı seçilmesinin ardından Katar'a yönelik ambargonun kaldırılması ve Suudi Arabistan, BAE, Mısır ve İsrail'in Türkiye ile ilişkilerinde normalleşme yönünde karşılıklı adımlar atılmasıyla devam ediyor.

Son günlerde Azerbaycan ve Ermenistan arasında cereyan eden yeni çatışmaların bir an önce bitirilmesi, Ermenistan'ın kışkırtılmaması ve İran'ın da sahadaki gerçekler ışığında hareket etmesi son derece önem taşımaktadır. İran'ın Suudi Arabistan ve BAE ile ilişkilerindeki yumuşamaya benzer bir süreci Türkiye'nin de mezkur ülkeler ile yaşaması, Türkiye-İran ilişkilerine de olumlu yansıyacaktır.

ABD'nin sırf İsrail'in bölgedeki güvenliğini temin etmek için yıllardır İran'a bir 'haydut devlet' gibi davranması, Avrupa'nın Tahran'la yakın siyasi ilişki kurmasının önüne geçti.

Cumhurbaşkanının İran siyasetindeki konumu ve gücü nasıl tarif edilebilir? İran’da cumhurbaşkanı seçim süreci nasıl işliyor ve kimler aday olabiliyor? Önümüzdeki seçimler için kimlerin adaylığı onaylandı? Muhafızlar Konseyi kararları nasıl karşılandı? 18 Haziran’da gerçekleştirilecek seçimlerin İran iç siyaseti için önemi nedir?