İsrail özellikle 7 Ekim 2023 sonrasında Filistin’e yönelik geniş çaplı saldırılarında YZ teknolojilerini yoğun bir şekilde devreye sokmuştur. Bu operasyonlar sırasında sivil kayıpların “yan hasar” olarak kabul edilmesi ve hedef tespitlerinde sivil alanların göz ardı edilmesi uluslararası savaş hukukunun temel ilkelerini ihlal etmektedir.
Devamı
ABD Seçimleri Sonrası Türk-Amerikan İlişkileri
Devamı
Geçtiğimiz 7 Ekim, İsrail'in Gazze'ye en ağır silahlarıyla saldırmaya başlamasının birinci yıldönümü idi. İsrail bu bir yıl içerisinde 41 binin üzerinde Filistinli sivili öldürmüş, 100 bine yakınını yaralamış ve 1,5 milyondan fazla Gazelli Filistinliyi yaşadıkları evlerden-kasabalardan sığınma kamplarına sürmüştür. Eşine az rastlanır bu caniliğin durdurulması için uğraşan Türkiye gibi ülkelerin çabalarına rağmen, İsrail'in yanındaki Batı koalisyonun bütün insani değerleri hiçe sayarak verdikleri destek, İsrail'in daha da pervasızlaşmasına yol açmış ve açmaya da devam etmektedir.
Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) bünyesinde hazırlanan Kriter dergisinin 94. sayısı raflarda yerini aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM konuşmasının önemli bir kısmını Gazze’ye ayırması, Filistin meselesinin Türkiye için önemine ilaveten bölgesel barış ve küresel yönetişim açısından da merkezi rolüne işaret ediyordu. Erdoğan’ın geçmişteki BM konuşma-larında da önemli yer tutan bu meseleye ilişkin ahlaki netlik ve harekete geçme çağrısının tekrar edilmesi önem taşıyordu. Uluslararası barış ve güvenliği sağlamak için kurulan BM’nin büyük güç mücadelesini aşamayan yapısal sorunları yüzünden Filistin meselesinde aciz kalması uluslararası düzenin krizinin en net örneğiydi. Türkiye’nin Filistin meselesini gündemde tutmakta ısrar etmesinin ulusal çıkarlar, bölgesel dengeler ve uluslararası sistemin geleceği açısından kritik önemi olduğunu söyleyebiliriz.
Başkan Biden’ın siyasi kariyerinin son BM konuşması, Amerikan diplomasisinin belki de en etkisiz dönemine denk geliyor. 7 Ekim’den beri İsrail’in ‘uluslararası toplum’ nezdinde Amerikan diplomatik güvenilirliğini yerle bir etmesini seyreden Biden yönetimi, BM reformu ihtiyacını dillendirse de bunu gerçek bir yeni uluslararası düzen ihtiyacına binaen değil de sistemden şikâyet eden ülkelerin baskısını hafifletmek için kabullenmiş görünüyor. Yıllardır konuşulan BM reformu ihtiyacını dillendirmeye sadece Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonrasında başlayan Biden yönetimi, uluslararası sistemin yapısal reformu adına herhangi bir müzakere süreci başlatmadı. Enerjisini uluslararası sistemin İsrail’e baskı kurmasını engellemeye harcayan Biden, Ukrayna’ya destek, çatışma bölgelerinde insani yardım ihtiyacı, iklim değişikliği ve yapay zekâ gibi bildik temaların ötesine geçmeyecek.
Aksa Tufanı’nın küresel etkileri artarak devam ediyor. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) başta olmak üzere Batılı hegemonyanın eğitim, siyaset, ekonomi gibi kritik bileşenlerini etkileyen bu süreç aynı zamanda Batı dışı uluslararası ilişkileri de etkiliyor.
Devamı
İsrail'in Gazze'ye saldırılarının başladığı 7 Ekim 2023'den bu yana Gazze'deki işgalin durdurulması, yani bir ateşkes sağlanması için yoğun çaba sarf ediliyor. Her gün ortalama yüzlerce sivilin katledildiği bu insanlık dışı saldırıların durdurulması şüphesiz ki hala en öncelikli mesele olmak durumundadır.
Devamı
İsrail kuruluşundan bu yana gerçekleştirdiği eylemleriyle uluslararası hukukun temel ilkelerini ve Birleşmiş Milletler’in (BM) aldığı kararları sistematik şekilde ihlal eden bir ülke olarak bilinir hale gelmiştir. Bu algı nedeniyle İsrail’e karşı halihazırda devam eden üç ayrı hukuki süreçten çıkacak kararlara uyup uymayacağı da belirsiz görünüyor. Ancak İsrail’in eylemlerinin niteliğini göstermesi açısından önemli sonuçları olan üç ayrı uluslararası yargı süreci halen devam etmektedir.
Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) bünyesinde hazırlanan Kriter dergisinin 90. sayısı raflarda yerini aldı.