Altına Kaçış

Altının ons fiyatı dünyadaki belirsizlikler ve salgın nedeniyle 1.900 doları geçti. Peki yükseliş duracak mı? Salgının ikinci dalgasına dair endişeler azalınca ve ekonomilerdeki toparlanma emareleri güçlendikçe altına talep düşmeye başlar

Devamı
Altına Kaçış
Ticaret Savaşında 2 Perde

Ticaret Savaşında 2. Perde

Koronavirüs ABD-Çin arasındaki ticaret savaşını alevlendirdi. ABD, teknoloji ve sosyal medya cephelerine yoğunlaştı. Çin ise meseleyi basit bir ticaret savaşından çok ‘soğuk savaş’ olarak görüyor

Devamı

Türkiye ile Katar arasındaki işbirliği son dönemlerde benzersiz bir düzleme oturdu. İkili ilişkiler, bölgesel vizyon ve politikalar konusundaki tutum, finans ve enerji alanındaki işbirliği, liderlerin samimi ilişkisi bu tablonun en önemli göstergeleri.

FETÖ'yle etkin mücadele için önce teşhisi doğru koymamız örgütün adeta MR'ını çekmemiz gerektiğine dikkat çeken araştırmacı Mert Hüseyin Akgün, “Yüzlerce mahrem yöneticinin 15 Temmuz'dan sonra tespit edilip etkisiz hale getirilmesi örgüt üyesi askerlerin yakalanmasından çok daha önemlidir. Bu sayede bugün örgütün TSK'daki aktivitesinin önemli ölçüde zayıflatıldığını söyleyebiliriz.” diyor.

On yıllık bir iç savaşın ardından Suriye ekonomisi can çekişiyor. Son zamanlarda yaşanan ekonomik krizler Esed'in en yakın destekçileri arasında bile şikayetlere neden olmaya başladı. Kendi toplumsal tabanı dahi sokak gösterilerine başladı.

SETA'nın 'Ekonominin Koronavirüsle Mücadelesi' raporunda, gelecek yıl salgının büyük ölçüde ortadan kalkması şartıyla 2022 yılının ekonomide toparlanma ve telafi yılı olacağı kaydedildi.

Küresel Piyasalarda İrrasyonel Coşku

Küresel borsalar birikmiş fazla enerjiyi atamadı. Bu fazla enerji, ilerleyen yıllarda küresel finans için büyük bir sarsıntıya neden olabilir. Merkez bankalarının borsalardaki bu taşkınlığı yakından takip ederek adım atmaları gerekiyor

Devamı
Küresel Piyasalarda İrrasyonel Coşku
Türkiye Toparlanmanın Öncü Gücü Olmalı

Türkiye Toparlanmanın Öncü Gücü Olmalı

Ekonomide kamunun attığı adımlara reel sektör ve tüketicilerin reaksiyonu önemli. Sağlık konusunda da rehavete kapılmazsak 2021’de küresel ekonominin öne çıkan ülkelerinden biri oluruz

Devamı

Liberal iktisadın en büyük temsilcileri bile kendilerini belli ölçülerde yeni döneme adapte ederken, bizdeki bir kesim, bu değişimi görmezden gelme noktasında büyük bir direnç gösteriyor. İktisada giriş kitaplarındaki teorilerden öteye geçemiyorlar

Türkiye, ilk çeyrek büyüme oranıyla G20 ülkelerini solladı. Koronavirüs olmasaydı büyüme yüzde 6-7’ye yaklaşabilirdi. İkinci çeyrekte daralma olsa da normalleşme adımlarıyla birlikte üçüncü çeyrek rakamları daha iyi gelecek

Yeni partilerin özgün bir siyasi çizgiyi bulması hesaplaşmadan geçer. Bu hesaplaşma çok yönlü ve seçmene yeni ümitler verecek kıvamda yapılmak durumunda. GP ve DEVA'nın zorlandığı şey, ayrıldıkları AK Parti'yi ve lideri Erdoğan'ı eleştirebilme ya da parti kurabilme cesareti gösterme konuları değil. Bu noktayı çoktan geçtiler, asıl sıkıntıları başka bir yerde.

Putin iktidarı döneminde Sovyet döneminin eski iddialı günlerini arayan Rusya’nın Orta Doğu’da etkinliğini artırma çabası herkesin malumu.

Küreselleşme büyük bir değişim içerisinde. 1980-2008 döneminde bütün dünyayı hızla liberalleştiren, birçok duvarı yıkan o ele avuca sığmaz küreselleşme artık yok. Korumacı duvarlar yeniden yükseliyor. Ülkeler yerli üretime öncelik veriyor. Bu değişimi 2008'deki küresel finans krizi başlattı. Koronavirüs, bu süreci hızlandıracağa benziyor. Küreselleşme yok olmuyor, sadece şekil değiştiriyor. Devletin kumanda merkezinde daha aktif olduğu, kontrollü bir küreselleşme dönemi bu.

SETA Dış Politika Uzmanı Mehmet Çağatay Güler de son günlerde Rusya’da hızla artan kovid-19 vakalarının, ülke siyasetini ve ekonomisini derinden etkilediğini, tıbbi ve mali koşulların Moskova yönetimini baskı altına aldığını söyledi.

Uzunca bir süredir negatif faiz politikası uyguluyan AB ve Japonya’nın ardından ABD de bu politikayı gündemine aldı. Ancak koronavirüs krizinin çözümü negatif faizde değil. Aksine bu sistem, kredi dengelerini bozup büyümeyi olumsuz etkiliyor

Eğer uluslararası finans spekülatörleri Türk lirasına saldırıyorsa, yabancı medyanın Türkiye uzantıları “Türkiye’de salgın yüzünden 300 bin kişi ölecek” diyerek onların bu saldırıları için uygun zemini hazırlama gayreti içindeyse muhalefetin yapması gereken bellidir: Ülkesine sahip çıkmak.

Finans kurumlarının ellerinde varlık olmadan yaptıkları açığa işlemler, küresel finans sistemini kumarhaneye çeviriyor. Bu kumarı Türkiye, Meksika, Brezilya vb. ülkeler üzerinde oynamaya çalışıyorlar. Ancak Türkiye’deki ekonomi yönetimi ‘olağan şüphelilerin’ oyun alanlarını daraltıyor

Kriz zamanlarına dair altı çizilmesi gereken bir başka nokta da, uluslararası finans şirketlerinin ve spekülatörlerin bu tür zamanları finansal saldırılar için bir fırsat olarak değerlendirmeleridir. Bu saldırıların hedefi genellikle daha zayıf ekonomik kapasiteye sahip şirketler olurken bazı durumlarda devletlerin de bu tür saldırılara maruz kaldıkları görülür.

Dolar kurunun bu hafta 7 TL'nin üzerine çıkması epey konuşuldu. Bunda 7 TL'nin psikolojik bir eşik olması etkili oldu. Yine, Türk lirasının dolar karşısında değer kaybetmeye devam ediyor oluşu da önemli bir faktördü. Bununla birlikte, Türkiye'de kur tartışmalarının sağlam bir zemin üzerinde yükseldiğini söyleyebilmek gerçekten çok zor.

Ülkeler virüsün sonbaharda olası bir ikinci dalga yapabileceğini hesaba katarak planlamalarını yapacaklar. İlk dalgadan çıkarılacak derslerle birlikte ‘yeni normal’de ülkeler, bir taraftan halk sağlığını korumaya bir taraftan da ekonomik aktiviteyi canlı tutmaya çalışacaklar

Türkiye krizlerle yaşadığı on yıllardan dersler çıkardı, tedbirler geliştirdi, kriz yönetmeyi öğrendi. Avrupa ülkeleri ise uzun bir krizsizlik döneminden sonra en sert şekilde yaşadığı bu krizden nasıl bir ders çıkaracak göreceğiz. Diğer Avrupa ülkeleri Almanya'nın vagonu olmaya devam mı edecek; otonom, korumacı ve izolasyonist politikalarla yeni Brexit'ler mi ortaya çıkacak; bu soruların cevabını görmek için evvela Avrupa salgın krizinden ne zaman çıkacak ve krizden geriye Avrupa'dan ne kalacak, bekleyip bunu görmeliyiz.