Güçlü, istikrarlı, heyecanlı ve reformist bir yeni hükümeti çok acil bekliyoruz.
Devamı
seçim hükümeti, ekonomiyi hedef alan şoklara karşı önlem almalı ve ekonomideki tüm aktörlere herhangi bir manipülasyona karşı kararlı duruşun varlığını göstermelidir.
Devamı
Bugün güçlü bir duruş sergilemediğimiz takdirde, büyük bir potansiyel barındıran ekonomimiz yeni döneme başladığında yeni yaralarla boğuşuyor olabilir.
Siyasetin ekonomi üzerindeki etkisi, gelişmekte olan ülkelerin yadsınamaz bir gerçeği. Türkiye de 2002'den sonra sağlanan siyasi istikrarın ekonomiye olumlu yansımasını gerçek anlamıyla tecrübe etti.
Dış faktörler olumsuzluklarını yansıtırken, içeride de had safhaya erişen siyasi istikrar ve güvenlik endişeleriyle risk merdivenlerini birer ikişer çıkıyoruz.
7 Haziran genel seçimi öncesinde siyasi partilerin ana gündem konusu ekonomik vaatlerdi. Erken seçimin artık açık bir şekilde dile getirildiği bugünlerde ise yine ekonomik ve sosyal vaatler öne çıkacak gibi gözüküyor.
Çin küresel eylem planını, ticaret ve yatırımlar bir yana, finans sistemiyle de şekillendirmeye özen gösteriyor. Parasının piyasalaştırılması ve uluslararasılaştırılması hedefi de bu paketin içinde
Devamı
Son dönemlerde yaşanan iç ve dış gelişmelerin Türkiye ekonomisine nasıl yansıdığını yorumlayan Erdal Tanas Karagöl, Türkiye'nin stratejik konumunu iyi kullanması gerektiğinin altını çizdi.
Devamı
Dünya ekonomisinin ve buna bağlı olarak gücünün kritik dönemlerden geçtiği bir konjonktürde, yolumuza resmen taş koyuluyor.
Küresel ekonomik güç dengesinin gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere evrildiği bir dönem yaşıyoruz. Türkiye ekonomisi de dikkat çeken ve ilgiyle izlenen ülkelerin başında geliyor.
Türkiye'nin girdiği sınavlar, son dönemde hem çoğalıyor hem de ağırlaşıyor. Bugünkü takvimde ise, bizleri bekleyen bir not açıklaması var.
Türkiye, düşük bütçe açığı ve borç oranlarına sahip bir ülke. 2014 yılında bütçe açığının GSYH'ye oranı yüzde 1,3 iken, kamu borcunun milli gelire oranı yüzde 33 olarak gerçekleşti.
Erdal Tanas Karagöl, Türk Akımı projesini değerlendirdi.
Milattan sonra Doğu'dan Batı'ya kayması yüzyıllar alan global ekonomi, Batı hâkimiyetini ise işte bu 10 yıllık süre içinde inanılmaz bir hızla yitirdi.
Bir ayağım temel ilkelerde sabit durdu, diğer ayağımı da başka diyarları gözlemlemek için kullandım.
Son dönemlerde dünyada doğrudan yabancı sermaye yatırımlarıyla öne çıkan Çin'den yatırım çekmek, ithalat artışı yüzünden oluşacak dış ticaret açığını rahatlıkla finanse edebilir.
Türkiye ekonomisinin güçlü performansı, minimum risk ve maksimum reformdan oluşan akılcı bir formüle bağlı.
Bugün dünya, küresel GSYH'nin 3 katı bir borç yüküyle karşı karşıya. Mevcut gevşek ekonomik büyüme de göz önüne alındığında, bu ne kadar sürdürülebilir bir durumdur?
Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Ekonomi Direktörü Sadık Ünay çözüm sürecinin somut bir noktaya ulaşmasıyla ortaya çıkacak ekonomik kazanımlara değindi.