Bugüne kadar Türkiye ne vakit bir kriz yaşasa dönüp kendi ülkesini suçladı CHP.
Devamı
Avrupa başkentleri 16 Nisan referandumunda "hayır" lehinde tavır alarak Türkiye-AB ilişkilerini yeni bir fırtınaya taşıdılar.
Devamı
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile devlet ele geçirilecek ama bir kişi tarafından değil millet tarafından…
CHP, 16 Nisan'da halkoyuna sunulacak Cumhurbaşkanlığı sistemi odaklı Anayasa değişiklik teklifine karşı çıkarak "hayır" kanadında yer aldı ve referandum kampanyasını, söylem ve stratejilerini bu doğrultuda şekillendirdi.
Kılıçdaroğlu sakin bir kampanya yürütmek istese de CHP tabanının radikal kesimi ve el altından sahaya sürülen ulusalcılar bu profile uymuyor.
Bu çalışma 15 Temmuz 2016 tarihinde meydana gelen darbe girişiminin medya boyutunu ve iletişim stratejilerini sorgulamaktadır.
Parlamenter sistemin esas sorunu, siyasetin merkezinin güçsüz olduğu dönemlerde ortaya çıkacaktır. Bu da Erdoğan sonrası dönemle ilgilidir.
Devamı
İlginçtir, siyaset kurumunun "beka" tartışması değişimci-statükocu ayrımına geldi, dayandı. Bazı liberal çevreler AK Parti- MHP'nin "ülkenin tehlike altında olduğu" tespitinde birleşmesini "statükonun zaferi" olarak görüyor.
Devamı
İçinden geçtiğimiz süreç, devleti kuruluşundan itibaren tahakküm altına alan ve topluma kapatan oligarşik rejimin tasfiyesi ve ülkenin gerçek anlamda cumhuriyete doğru yol almasıdır.
Demokrasi ile çıkarlarını korumak arasında kaldıklarında çıkarlarını tercih eden ülkelerin, Türkiye’deki anayasa değişikliği konusundaki pozisyonlarını demokrasi ile ilişkilendirmek uluslararası ilişkileri bilmemektir.
Twitter 2016'nın ilk yarısı için şeffaflık raporunu yayınladı. Rapor hangi devletin Twitter'dan ne kadar bilgi talep ettiğini, Twitter'ın bu taleplerin ne kadarını karşıladığını ve devletlerin talebi ile ne kadar tweeti sildiğini ve engellediğini gösteriyor.
Cumhurbaşkanlığı sistemi halkın bir siyasi özneye dönüşmesini kolaylaştıran ve millet iradesinin yönetime direkt yansıdığı demokratik bir yönetim şeklidir.
ABD seçim sonuçları Avrupa aşırı sağına nasıl etki edecek? Avusturya cumhurbaşkanlığı seçimleri Avrupa’da aşırı sağın yükselişi bağlamında nasıl anlaşılmalıdır? Avrupa’da aşırı sağın yükselişi Türkiye-AB ilişkilerini nasıl etkileyecek?
Rus müdahalesinin yarattığı momentum, İran’ın yaptığı büyük asker takviyesi ve Esed güçlerinin yeniden gruplanması, Halep’te muhaliflerin direnme kapasitesini kırmış durumda.
Rusya destekli Esed rejimi Halep'i ele geçirene kadar gaddarlıkta sınır tanımayacak gibi görünüyor. Birkaç gündür gelen haberlere göre, Halep'in bazı mahallelerini ele geçirmiş durumdalar.
Türkiye, AB ile de ABD ile de ilişkilerini tutku ve bağımlılıkla değil, çıkarları namına, kendi ad ve hesabına sürdürüyor. Kendi menfaati uğruna, AB'nin krizlerinden de, dünya siyasetinin geldiği yeni noktadan da yararlanmaya çalışıyor.
AB’nin Türkiye ile ilgili politikasını “Dostunu yakın tut ama düşmanını daha yakın tut” politikası olarak nitelendirmek mümkündür. Diğer taraftan Türkiye haklı olarak yıllar boyunca derinleşmiş olan ekonomik ve teknolojik bağımlılıklardan dolayı AB ile köprüleri atmamaya özen gösteriyor. Böylece ortaya sürekli krizler ve iniş çıkışlarla malul tuhaf bir ilişki biçimi çıkıyor.
Yenikapı ruhuyla birlikte artık Türkiye’de sivil siyasete karşı vesayet odakları ile işbirliği yapma dönemi kapanmıştır. Çünkü 15 Temmuz darbe girişiminin milli iradece püskürtülmesi, Erdoğan liderliğindeki AK Parti siyasetinin dillendirdiği fakat diğer aktörlerin varlığını kabule yanaşmadıkları bürokratik vesayetin üzerindeki perdeyi kaldırmıştır.
Türkiye’de muhalefet çoğu zaman Batılı egemenlerle söylem birliği yaparak hatta meşhur ifadesiyle söylersek, “Türkiye’yi yabancılara şikayet ederek” içeride siyaset yaptığı zannındaydı. Yenikapı ruhu bu zannı da tamamen ortadan kaldırmıştır
Hakikati tespit etme rüştünü kaybetmiş FETÖ’cü cuntacılar, Türk milletinin de kendileri gibi reşit olmadığını düşündüler. Türk milleti 15 Temmuz gecesi darbe girişimini bastırmak ve sonrasında milli irade nöbeti tutmak için meydanlara çıkarak rüştünün gereğini yapmıştır.
Amerika’daki kurumları aynen getirip Amerikan modelini getirdim deseniz de o Amerikan modeli olmaz. Türkiye modeli olur. Çünkü her toplumun sosyokültürel ekonomik yapısı, tarihsel özellikleri ve uluslararası ilişkilerde konumlanması farklı olduğu için o sistemin işleyişi de kendine özgü olacaktır.