Türkiye ve AB’nin Birbirine İhtiyacı Var

SETA Avrupa Araştırmaları Direktörü Enes Bayraklı, Türkiye-AB ilişkileri üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Devamı
Türkiye ve AB nin Birbirine İhtiyacı Var
Almanya Provokasyon PeÅŸinde

Almanya Provokasyon PeÅŸinde

İrini Harekatı, Fransa gibi AB ülkelerinin kendi çıkarları doğrultusunda manipüle ediliyorken Almanya’nın buna destek vermesi, gerek Berlin gerekse Brüksel için önemli olumsuz sonuçları olacak bir gelişmedir.

Devamı

Macron, Türkiye'yi ve Erdoğan'ı hedef aldığında susan Avrupalı siyasetçiler, şimdilerde bu 'hırslı' lider adayının yaptıklarından endişelenmeliler. Tüm Avrupa'yı zora sokacak bir huysuzluk söz konusu.

Türkiye'nin afet yönetimi noktasında kurumsallaşma, koordinasyon ve kapasite artışı gibi konularda son yıllarda kat ettiği mesafe İzmir depreminde daha ağır sonuçlara yol açmasının önüne geçmiştir

Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz hafta "ekonomi ve hukukta yeni bir reform dönemi başlatıyoruz" açıklaması yaptı. Bu açıklamanın ne anlama geldiğine dair kamuoyunda büyük bir tartışma başladı.

SETA Genel Koordinatörü Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarını değerlendirdi.

Yeni Dengelenmede Acı Reçete

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları enflasyon ve cari açığı kalıcı olarak düşürmek için daha sıkı bir mücadeleye girişileceğini gösteriyor. Bu nedenle gerekirse acı reçete de uygulanacak

Devamı
Yeni Dengelenmede Acı Reçete
Ekonomide Reform Mesajları

Ekonomide Reform Mesajları

SETA Ekonomi Araştırmacısı Mevlüt Tatlıyer, Ekonomi'de son durumu değerlendirdi.

Devamı

Erdoğan'ın dönemsel değişiklikler yapması 'güçlü ve büyük' Türkiye davasını hayata geçirmedeki gerçekleri okuma ve hızla uyum sağlayabilme kapasitesidir. Mücadelesini yeni bir safhaya taşımaktır.

Bugün dünyanın savunma sanayiindeki ilk yüz firması arasında 7 tane Türk firması bulunuyor. Bunun beşi son beş yıl içinde listeye giriş yaptı.

Türkiye'nin aktif hamlelerde bulunduğu jeopolitik denklemlerde yine akışın hızlandığı bir döneme girdik.

Demokratların belli bir süre için 'ideolojik' önyargılarını kenara bırakmaları hem Washington hem de Ankara'nın lehine.

Türkiye bugün farklı enstrümanları, seçenekleri ve hamleleri olan bir ülkedir. En kötü senaryoda bile yolundan dönmeyecektir.

Başkan olması durumunda Biden’ın FETÖ, Suriye-PKK/PYD, S-400’ler, F-35’ler, Doğu Akdeniz ve İran konularında izleyeceği politika Türk-Amerikan ilişkilerinin seyrini etkileyecek. Ama bu konuda asıl belirleyici olan ise ABD’nin Türkiye’nin bağımsızlığına saygı duyup içişlerine müdahale anlamına gelecek adımlardan uzak durup durmayacağı olacak.

Ne 'mavi dalga' şahlandı, ne de 'kırmızı dalga' geri çekildi. Her ikisinin de kazanması en sıkıntılı sonuç aslında.

SETA Genel Koordinatörü Burhanettin Duran, uluslararası konjonktürü değerlendirdi.

Demokratlar’ın 'Yaşamın buna bağlıymış gibi oy ver' dediği Cumhuriyetçilerin, 'ABD’yi Harika Tutmaya Devam Et' sloganını kullandığı seçimlerde ABD'li seçmen sandık başına gitti.

Putin, Türkiye olmadan Doğu Akdeniz, Karadeniz, Kafkaslar ve Ortadoğu'da düzen kurulamayacağını görüyor. Güç boşluklarına anında hamle yapan 'yeni Ankara' gerçekliğini tanımak Batılı liderlerin de işine yarayacaktır.

Türkiye bölgesel ve küresel alanda Fransa (Gordion) düğümünü çözebilecek maharete sahip olduğunu Suriye, Libya, Doğu Akdeniz ve Kafkaslarda Fransa'nın nüfusunu zayıflatarak göstermiştir.

Macron neyin peşinde? Avrupa Müslümanlarını zorla radikalleşmeye iterek uzun vadede kıtadan tasfiye etmeyi mi planlıyor? Müslümanların kutsallarına saldırarak Macron, Avrupa'yı yeni bir ırkçı kapanışa mı hazırlıyor? Bütünleşmiş bir Avrupa kalesi yaratmak için Müslümanları mı ötekileştiriyor, tıpkı daha önce Yahudilere yapıldığı gibi? Hz. Peygamber karikatürlerini dayatarak "zorla İslam'da reform yapmanın" derdinde mi? Kim "İslam'ı reform" görevini Macron'a verdi? Jacoben Fransız geleneğini dirilterek Müslümanları "aydınlatacağını" mı düşünüyor?

Türkiye içinde örgütlenemeyen ve karadan yürüyerek Türkiye sınırını da geçemeyen terör örgütü farklı çözümler bulmaya çalışıyor. Türkiye'nin sınırları en az otuz kilometre boyunca güvenlik altına alındı. Daha önceki yıllarda elini kolunu sallayarak ve bazen de büyük gruplar halinde sınırı geçip saldıran PKK şimdi bunların hiçbirini yapamıyor.