Türkiye ile AB'nin yeni sayfa açması hem Brüksel'in hem de Ankara'nın Washington karşısında elini güçlendirir. Evet, Biden yönetiminin kabineye koyduğu isimler Ankara-Washington hattında YPG ve S-400'ler konularında zorlu bir sürece işaret ediyor. Biden'ın ekibinin Türkiye'yi eleştiren ya da baskılayan bir politikaya girme ihtimali göz önünde bulundurulmalı.
Devamı
Bireyin özgürlüğü siyaset ve ekonomi alanında hareket eden farklı aktörler arasında kurulacak dengelerin bir sonucudur. Ne devlet ne de şirketler ya da sivil toplumun diğer kültürel unsurları özgürlüklerin tek başına garantisidir.
Devamı
Türkiye’de AB ile ilişkilerde diplomasinin öne çıkarılması konusunda ciddi bir niyet ortaya çıkmışken Avrupa’da bu niyetin ne kadar karşılık bulacağını zaman gösterecek. Ancak bu açıdan ikinci ve üçüncü gruptaki ülkelerin gerek diğer AB üyeleri gerekse Ankara tarafından ikna edilmesi veya diyalog sürecini baltalamalarının engellenmesi oldukça önemli.
Ankara, içeride 'reform', dışarıda 'yeni sayfalar açma' gündemiyle meşgul.
Trump'ın temsil ettiği beyaz milliyetçi taleplerin yarattığı dalganın nasıl yönetileceği kritik önemde. Cumhuriyetçilerin azil sürecine beklenenden az destek vermesi de gözlerden kaçmadı.
SETA Güvenlik Araştırmaları Direktörü Murat Yeşiltaş, 2021'de Türkiye - AB ilişkisinin nasıl gelişebileceğine yönelik değerlendirmelerde bulundu.
Bitirdiğimiz yılın gündeminin başköşesinde Kovid-19 salgının oturduğu şüphe götürmez. Sağlık, ekonomi ve insaniyet alanlarında tüm dünya büyük bir sınavdan geçti. Birbirinin maske kargolarına el koyan ülkelerin utancı tarihteki yerini aldı.
Devamı
Türkiye'nin son yıllarda demokratikleşme ve kapasite artırımı konularında kat ettiği mesafe ülkeyi özgürleştirdi ve rasyonel ufkunu genişletti.
Devamı
2020 yılı Covid-19 salgını nedeniyle dünya ekonomisinin ciddi darbe aldığı bir yıl olsa da, aynı zamanda Türkiye’nin enerji alanında önemli adımlar attığı bir yıl olarak hatırlanacak.
Amerikan güvenlik bürokrasisi ile Kongre’nin büyük kısmı, Obama döneminden devraldıkları Türkiye karşıtlığını Trump’ın başkanlığı döneminde tırmandırdılar.
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) PKK ile yaşadığı çatışmalar ve süre giden protestolar arasında gergin günlerden geçiyor. Gerginliğin tarafı olarak bir yanda IKBY yönetimini büyük oranda elinde bulunduran KDP diğer tarafta ise PKK bulunmakta. Irak'taki bu KDP-PKK gerginliği Suriye'de de iki tarafın uzantıları olan Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) ile PYD arasındaki gerginlikle karşılıklı etkileşim içerisinde seyretmekte. Irak merkezi yönetimi, Türkiye ve ABD gibi aktörler de olayları yakından takip ediyor ve yer yer bilfiil müdahil oluyorlar.
Kazımi’nin Türkiye ziyaretinin gündem başlıkları nelerdir? Ziyaretin iki ülke arasındaki ilişkilere etkisi ne olacaktır? Kazımi’nin Ankara ziyareti Irak’ın içişlerine nasıl yansıyacak? Ziyaretin bölgedeki üçüncü devletler üzerindeki etkisi nedir? Kazımi’nin ziyareti ne gibi sonuçlar doğurabilir?
SETA Brüksel Koordinatörü Talha Köse, Azerbaycan'daki zafer kutlamaları özelinde, Kafkasya'daki son durumu değerlendirdi.
Türkiye zaten yapılması gerekeni yaptı. İran'ın saldırgan tutumu da bu yüzden. Kendi sınırına yakın coğrafyada Azerbaycan'ın zararına kurulmuş olan statükoyu ısrarla destekliyordu. Karabağ operasyonları başladığında da Ermenistan'a önce açıkça destek vermeye kalkıştı. İran içindeki Türk nüfusun tepkisiyle karşılaşınca da desteğini gizlemek zorunda kaldı. Ama hepimiz Ermenistan'a sürekli silah ve mühimmat sevkıyatı yaptığını biliyoruz. Buna rağmen hem Ermenistan hem de İran kaybetti. Türkiye ve Azerbaycan kazandı.
Zafer kutlamalarına Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katılımı ve mesajlarının yanı sıra geçit törenindeki Türk askerinin ve Bayraktar SİHA'larının da işaret ettiği gibi, ne Türkiye eski Türkiye ne Azerbaycan eski Azerbaycan. İki ülkenin liderler, kurumlar ve halklar nezdindeki sarsılmaz birlikteliği ivmesini her geçen gün artırarak devam ettiriyor.
Önümüzdeki haftanın dış politika gündeminin iki kritik konusu Başkan Erdoğan'ın Azerbaycan seyahati ve AB liderler zirvesi.
CHP milletvekili Ali Mahir Başarır'ın TSK'yı kastederek kullandığı 'ordu satılmış' ifadesi her yönüyle çirkindir ve sadece TSK açısından değil, bu ülkeye aidiyet duygusu taşıyan ve ülke için asgari düzeyde kaygı sahibi hiçbir fert için kabul edilemez bir anlamı haizdir.
Ankara'nın dış politikası ideolojik hülyalara değil, etrafındaki güç boşluklarını hesap eden jeopolitik realizme dayanıyor.. Erdoğan'ın hamlelerini 'Yeni Osmanlıcılık', 'Türkçülük' ya da 'İslamcılık' olarak sunanlar aslında Ankara'nın müdahale ettiği jeopolitik denklemlerde pozisyon kaybettiğini düşünen ya da daha fazlasını alamayacağını gören aktörler: Yunanistan, BAE, Fransa ya da İsrail gibi.
Avrupa Parlamentosu, daha önce defalarca yaptığı gibi, Türkiye’ye karşı “taraflı” ve “düşmanca” bir karara imza attı. Bağlayıcılığı olmasa da, iki hafta sonra yapılacak AB liderler zirvesinde alınacak kararları etkileyecek şekilde, Türkiye’ye karşı yaptırım uygulanması çağrısı yapıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu ay içerisinde yaptığı konuşmalarla ekonomi, demokrasi ve hukuk alanında kapsamlı reformların haberini verdi. Ayrıntıya girmese de yaptığı vurgularla ve değindiği bazı somut adımlarla bunun sadece geçici bir söylem olmadığını ve devamının geleceğini gösterdi. Yargı ve hukuk alanındaki reformları yürütmesi beklenen Adalet Bakanı Abdulhamit Gül konuşmalarında Cumhurbaşkanı'nın bu söylemini destekleyen ifadeler kullandı ve geleceğe ilişkin bazı ipuçları verdi.
SETA Genel Koordinatörü Burhanettin Duran, "Reform" sürecine dair değerlendirmelerde bulundu.