YPG-PYD, dış destekle belli bir süre ayakta kalabilirdi. İsrail ya da ABD'nin bölgede hizmetçiliğini yaparak bir halkı koruyamazsınız. Daha açık bir ifade ile başkalarının ajandasına payanda olmak, bir halkı güvenli kılmaz. Bu hakikati, SDG elebaşı Mazlum Abdi ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın imza töreninden sonra, SDG'nin kontrol ettiği bölgedeki halkın sevinç gösterilerinde gördük. Halkın değil de, başkalarının güç desteği ve baskı ile ayakta kalmayı başka bir kare bu kadar güzel anlatamazdı. Sevinç gösterileri, aynı zamanda bölge halkının terör örgütünün baskısından kurtulacak olmasının sevinci gösteriyor.
Devamı
Hafta başında Temsilciler Meclisi’nde onaylanan geçici bütçe tasarısı federal hükümetin eylül ayına kadar fonlanmasını sağlıyor. Cumhuriyetçi temsilciler tasarıyı Demokratların desteği olmadan geçirdikten sonra seçim bölgelerine gitmek üzere Washington’ı terk ederek müzakereye açık olmadıklarını göstermiş oldular. Normalde Senato’daki pazarlıklar sonucu tasarının değiştirilmesi ve tek taslak metin haline getirilerek oylanması gerekiyor. Cumhuriyetçiler bu opsiyonu iptal ederek Demokratlara ‘’ya tasarıyı bu haliyle kabul edersiniz ya da federal hükümetin kapatılmasına sebep olursunuz’’ demiş oluyor.
Devamı
2015 yılında Netanyahu Obama’nın İran’la anlaşmasını dinamitlemek için Washington’a gelip Kongre’de bir konuşma yapmıştı. Obama İran’la nükleer anlaşma yapmak üzere olduğu için Kongre’nin yeni yaptırım uygulamasını erteletmek için çalışıyordu. Netanyahu ise Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçilerin davetini kabul edip ziyareti Obama’nın Beyaz Saray’ıyla koordine etmemişti. Kongre’nin iki kanadının da hazır bulunduğu oturumda konuşan Netanyahu’nun konuşması defalarca ayakta alkışlanmıştı. Obama’nın İran’la nükleer görüşmelerini Kongre’deki Cumhuriyetçiler ve bazı Demokratların İran’a yaptırım uygulamasını sağlayarak sona erdirmek için çalışan Netanyahu başarısız olmuştu. Netanyahu’nun Kongre konuşmasında hemen arkasında oturan o dönemin Başkan Yardımcısı Biden, bugünlerde benzer bir Netanyahu problemiyle karşı karşıya kalmış görünüyor.
Amerikan Kongresi’ndeki siyasi dengeler ve lobi gruplarının faaliyetleri, öteden beri Türk-Amerikan ilişkilerini olumsuz etkileyen ana faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. 1970’lerden beri Kıbrıs ve Ermenistan gibi meselelerde Beyaz Saray’ın dış politikadaki geniş yetki alanını sınırlandırarak Türkiye aleyhinde kararlara imza atan Kongre, son senelerde Suriye ve savunma iş birliği gibi alanlarda da etkisini gösterdi. Trump’ın Putin’le iyi ilişkiler kurma ısrarını cezalandırmak adına Rusya’ya karşı CAATSA’yı çıkaran Kongre, bu yasayı ilk ve tek olarak Türkiye’ye karşı uygulamıştı.