Başkan Trump, Uluslararası Hukuk Ve Geleceğe Dair Öngörüler

Her dönemde ama özellikle iletişim ve yıkım teknolojilerinin bu derece arttığı günümüzde küresel adalet sistemine duyulan ihtiyaç daha da büyüktür. İçeriğinin ve işleyişinin adil olduğu küresel adalet ya da küresel sistem, esasen küresel hukukun yani uluslararası hukukun içeriğinin ve işleyişinin adil olmasının sağlanması anlamına gelmektedir. Devletler ve onların kurduğu uluslararası örgütlerden oluşan ve adına uluslararası toplum dediğimiz, sistemin işleyişini düzenleyen uluslararası hukuk, hem düzenlediği konular hem de hem de devletlerin tamamını kapsayan bir hukuk düzeni olarak günümüzde küresel ölçekte adaletin yegâne sağlayıcısı olabilecek bir kapsama ulaşmıştır.

Devamı
Başkan Trump Uluslararası Hukuk Ve Geleceğe Dair Öngörüler
Savaş ve Düzen Değişen Dünya'da Jeopolitik Değişimlere Yön Vermek

Savaş ve Düzen: Değişen Dünya'da Jeopolitik Değişimlere Yön Vermek

Değişen Dünyada Jeopolitik Değişimler: TRT World Forum'da diplomatik çatışmalar ve güvenlik sorunları çerçevesinde uluslararası siyasi düzenin geleceği, küresel güçlerin rolü ve BM reformları ele alındı.

Devamı

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, 79. Genel Kurul Toplantısı'nın açılış konuşmasında Birleşmiş Milletler dahil uluslararası yönetişimin bütün kurumlarının yeniden yapılandırılması çağrısında bulunduğu sırada İsrail Lübnan’a yönelik 800. hava sortisini gerçekleştiriyor ve 2000’inci bombasını Lübnan semalarından aşağıya doğru fırlatıyordu. İsrail’in hâlâ devam eden saldırıları sonrasında Lübnan’da 100’ü çocuk olmak üzere 500 kişi hayatını kaybetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM konuşmasının önemli bir kısmını Gazze’ye ayırması, Filistin meselesinin Türkiye için önemine ilaveten bölgesel barış ve küresel yönetişim açısından da merkezi rolüne işaret ediyordu. Erdoğan’ın geçmişteki BM konuşma-larında da önemli yer tutan bu meseleye ilişkin ahlaki netlik ve harekete geçme çağrısının tekrar edilmesi önem taşıyordu. Uluslararası barış ve güvenliği sağlamak için kurulan BM’nin büyük güç mücadelesini aşamayan yapısal sorunları yüzünden Filistin meselesinde aciz kalması uluslararası düzenin krizinin en net örneğiydi. Türkiye’nin Filistin meselesini gündemde tutmakta ısrar etmesinin ulusal çıkarlar, bölgesel dengeler ve uluslararası sistemin geleceği açısından kritik önemi olduğunu söyleyebiliriz.

Başkan Biden’ın siyasi kariyerinin son BM konuşması, Amerikan diplomasisinin belki de en etkisiz dönemine denk geliyor. 7 Ekim’den beri İsrail’in ‘uluslararası toplum’ nezdinde Amerikan diplomatik güvenilirliğini yerle bir etmesini seyreden Biden yönetimi, BM reformu ihtiyacını dillendirse de bunu gerçek bir yeni uluslararası düzen ihtiyacına binaen değil de sistemden şikâyet eden ülkelerin baskısını hafifletmek için kabullenmiş görünüyor. Yıllardır konuşulan BM reformu ihtiyacını dillendirmeye sadece Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonrasında başlayan Biden yönetimi, uluslararası sistemin yapısal reformu adına herhangi bir müzakere süreci başlatmadı. Enerjisini uluslararası sistemin İsrail’e baskı kurmasını engellemeye harcayan Biden, Ukrayna’ya destek, çatışma bölgelerinde insani yardım ihtiyacı, iklim değişikliği ve yapay zekâ gibi bildik temaların ötesine geçmeyecek.

Bu yıl, BM toplantıları İsrail'in Filistinlilere yönelik soykırımının gölgesinde geçiyor. Her zamankinden daha etkili bir zirve olması gerekirken bunun tam tersi bir hava var. BM'nin çoklu krizler karşısında gereğini yapamadığı konusunda nerdeyse konsensüs oluştu.

BM ve Geleceği Kurtarmak

BM toplantıları için New Yok'tayız. Erdoğan'ın programı yoğun. Türkevi'nde birçok devlet başkanı ile görüşmesinin yanı sıra, ekonomi dünyasının, düşünce kuruluşlarının temsilcileri ve önde gelenleriyle de görüşmeleri var.

Devamı
BM ve Geleceği Kurtarmak
İsrail in Uluslararası Sisteme Zararı

İsrail’in Uluslararası Sisteme Zararı

BM'nin ve uluslararası toplumun krizlere karşı tutumunu odağa aldığımızda belki de herkesin aklındaki soru şu şekilde ortaya çıkıyor: Nereye Gidiyoruz?

Devamı

Dünya siyaseti yeni jeopolitik dönüşümlere sahne oluyor. BM başta olmak üzere uluslararası kurumların güvenlik ve barış üretmekte giderek zayıflaması bütün ülkeleri yeni çözümlere, işbirliklerine ve rekabetlere hazırlıyor.

SETA Dış Politika Araştırmaları Direktörü Murat Yeşiltaş, TRT Haber erkanlarında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM 78. Genel Kurulu toplantısında yaptığı konuşmayı değerlendirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğindeki Türk delegasyonu BM Genel Kurulu görüşmeleri için New York’a geldi. Heyetin ana gündemi Türkiye’nin dış politika öncelikleri doğrultusunda uluslararası barış ve istikrarın sağlanması olarak öne çıkıyor. Uluslararası sistemin ilke ve kurallarını belirleyen ve küresel barış ve güvenliği sağlayan bir kurum olarak tasarlanan Birleşmiş Milletler’in ana görevini yerine getirmekte ne kadar zorlandığı malum. Türkiye’nin böyle bir dönemde inisiyatif alarak uluslararası sistemin temel ilkelerini güçlendirmesi küresel barışa katkı sağlayacaktır.

BM Reformu | Bölgesel Yaklaşımlar ve Türkiye

“Erdoğan gibi dönüşüm ve ilerlemeyi temsil eden bir lider statükocu güçleri huzursuz ediyor.”