Venezuela’da Doğru Söyler, Türkiye’de Şaşar

Darbe girişimi Venezuela'da olunca, girişimin emperyalist kodlarını bir güzel açıklıyorlar. Ama benzer süreç Türkiye'de yaşandığında gerçeği kabullenmek yerine inkâra başlıyorlar.

Devamı
Venezuela da Doğru Söyler Türkiye de Şaşar
Türkiye yi Batılılara Şik yet Mektupları

Türkiye’yi Batılılara Şikâyet Mektupları

Bir ana muhalefet partisinin uluslararası çevrelere Türkiye’de olan bitenleri bir marjinal örgüt bildirisi şeklinde ve şikâyetçi bir dille sunmasına en başta CHP seçmenleri karşı çıkması gerekiyor.

Devamı

Dünya kamuoyuna anlatırken, kanlı 15 Temmuz darbe girişimini yönetenlerin bu "sivil" görünümlü fanatikler olduğunu vurgulamakta fayda var.

Bölgesel ve küresel istikrarsızlıkların birleştiği bir coğrafyada bulunan Türkiye'nin karşılaştığı meydan okumaların daha yaman olduğunu söylemek lazım.

Uluslararası basın tarafından şişirilen FETÖ ve PKK için adalet yürüyüşü istenen neticeyi vermemiş olacak ki; çakma Gandimiz daha fazla sokak protestosu düzenleyeceğini açıkladı

Erdoğan'ın muktedir bir siyasetçi olarak Türkiye'nin kurumlarını yeni baştan inşa etmesini kabullenmiyorlar. Ve 2019'da cumhurbaşkanlığı sistemine ülkeyi taşıyan lider olmasını arzu etmiyorlar.

AK Parti İktidarının 15. Yılı Özel Sayısıyla Yayımlanan Insight Turkey Çıktı

Insight Turkey 2017 yılı 2. Sayısında, AK Parti’nin 15 yıllık iktidarında Türkiye’de yaşanan sosyal, ekonomik ve siyasal gelişme ve değişimi AK PARTY 15 YEARS IN POWER başlıklı dosya konusunu sayfalarına taşıyor.

Devamı
AK Parti İktidarının 15 Yılı Özel Sayısıyla Yayımlanan Insight Turkey
Nöbet Teyakkuzu Demokrasimizin Teminatı

“Nöbet” Teyakkuzu, Demokrasimizin Teminatı

Millet olma duygusunun temeline 15 Temmuz sivil direnişini yerleştireceğiz. Hepimizin tek sığınağı olan ülkemizi gelecekte de her çeşit saldırıdan korumak için 15 Temmuz'u siyasi bilincimizin işaret taşı haline getirmek zorundayız.

Devamı

Çalışmada Batı medyasının 15 Temmuz ve sonrasında Türkiye’de yaşananları ele alış biçimi çerçeveleme yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir.

Economist'e soracak olursanız bugünün Türkiye'sinde mülteci kampları "Alevi" bölgelerinde inşa edilmekteymiş. Ve pek tabii ki bu kamplarda Suriye'den gelen "Sünni"ler kalıyormuş! Alın size çatışma!

Batı'daki Türkiye düşmanlarının Batı kamuoyuna pazarlayacakları bir hikâyeye ihtiyaçları var. "Türkiye toplumunun büyük kısmı, Erdoğan'ın görevden ayrılmasını istedi" mesajı vererek bunu yapmak istiyorlar.

Batı basını mağdurla zalimi yer değiştiriyor. Darbenin mağduru olan sivilleri askerleri linç eden zalimler, darbenin zalimi olan askerleri ise halk tarafından linç edilen mağdurlar haline getiriyor.

Batıcılar, eski düzene methiyeler düzüp o düzeni geri çağırmak için uğraş veriyorlar. Bizi yeniden o zulüm düzenine bağlamak istiyorlar. Ne var ki o düzenin banileri Türkiye'yi istemiyor.

Bir el, İslam coğrafyasında mezhep çatışmasını körükleyip derin bir çatlak meydana getirmeye çalışıyor.

Avrupalıların Trump ile ilgili korkularının yavaş yavaş gerçeğe dönüştüğü bir dönemde artık yeni dönemin muhtemel ittifaklarından da çokça söz edilmeye başlandı.

Erdoğan en büyük liderlik testini Gezi kalkışması esnasında verdi. En yakınındaki insanların, partisinin telkinlerine aldırış etmedi.

Önce CHP, hemen ardından HDP Meclis'ten çekilecek, sokaklara dönülecek, yeni bir kalkışma furyası başlatılacaktı. "CHP Meclis'ten çekilseydi HDP'liler de çekilecekti" sözü HDP Washington temsilcisine ait.

Kriter, 16 Nisan’daki referandumda milletin onayından geçen Anayasa değişikliğiyle devletin Cumhurbaşkanlığı sistemi etrafında nasıl yeniden yapılandırılacağına odaklandı.

Taliban'ın 21 Nisan’da Mezar-ı Şerif'te gerçekleştirdiği katliam, yıllardır siyasi, askeri, etnik, sosyo-kültürel ve ekonomik sorunlar girdabında boğuşan Afganistan’ı daha derin bir kaosa sürükledi.

Ana akım medya içerisinde yer alan ve uluslararası enformasyon akışını yönlendiren Batı medyasının özellikle 2009 Davos Zirvesi ve sonrasında yoğun bir ilgiyle Türkiye’yi takip etmesi, Türkiye’nin yükselen gücüyle paralel seyretmektedir.

Diasporadaki sosyal ve ekonomik sermayeleri göz önünde bulundurulduğunda örgütün sadece ülke içerisinde pasifize edilmesinin sorunu bütünüyle çözmeyeceği açıktır.