2023 seçimlerinde ittifak dengelerinin belirleyici rolü olacağı açık. Bunu bütün aktörler bildiğinden 2018 seçim sonuçları belirlendikten kısa süre sonra her iki ittifak da karşılıklı hamleler yapmaya başladı.
Devamı
Siyasi parti genel başkanlarının görüşme trafiği hızlandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Saadet Partisi (SP) ile yaptığı 'ittifak' konulu görüşmeler, muhalefeti de harekete geçirdi.
Devamı
Azerbaycan Cumhurbaşkanı Müşaviri Hikmet Hacıyev, Ermenistan'ın, işgal politikalarına son vermesi halinde Türkiye, Azerbaycan, İran, Rusya ve Gürcistan'ın bölgenin refahı için başlattığı oluşuma dahil olabileceğini, Nahçıvan koridoru sayesinde transit ülke konumuyla uzun vadeli bir barışın teminatı olabileceğini söyledi.
Ankara son dönemde attığı adımlarla Avrupa ile iş birliği eksenli bir ilişki geliştirmek istediğini, sorunları diplomasi yoluyla çözmek istediğini gösterdi.
Türkiye ile AB'nin yeni sayfa açması hem Brüksel'in hem de Ankara'nın Washington karşısında elini güçlendirir. Evet, Biden yönetiminin kabineye koyduğu isimler Ankara-Washington hattında YPG ve S-400'ler konularında zorlu bir sürece işaret ediyor. Biden'ın ekibinin Türkiye'yi eleştiren ya da baskılayan bir politikaya girme ihtimali göz önünde bulundurulmalı.
Bireyin özgürlüğü siyaset ve ekonomi alanında hareket eden farklı aktörler arasında kurulacak dengelerin bir sonucudur. Ne devlet ne de şirketler ya da sivil toplumun diğer kültürel unsurları özgürlüklerin tek başına garantisidir.
Türkiye'nin 2000'li yılların başında aldığı risklere ve cesur adımlara rağmen, Türkiye-AB ilişkilerinde dışlanan ve cezalandırılan Türkiye ve Kıbrıslı Türkler olmuştur
Devamı
Türkiye’de AB ile ilişkilerde diplomasinin öne çıkarılması konusunda ciddi bir niyet ortaya çıkmışken Avrupa’da bu niyetin ne kadar karşılık bulacağını zaman gösterecek. Ancak bu açıdan ikinci ve üçüncü gruptaki ülkelerin gerek diğer AB üyeleri gerekse Ankara tarafından ikna edilmesi veya diyalog sürecini baltalamalarının engellenmesi oldukça önemli.
Devamı
Ankara, içeride 'reform', dışarıda 'yeni sayfalar açma' gündemiyle meşgul.
Trump'ın temsil ettiği beyaz milliyetçi taleplerin yarattığı dalganın nasıl yönetileceği kritik önemde. Cumhuriyetçilerin azil sürecine beklenenden az destek vermesi de gözlerden kaçmadı.
SETA Güvenlik Araştırmaları Direktörü Murat Yeşiltaş, 2021'de Türkiye - AB ilişkisinin nasıl gelişebileceğine yönelik değerlendirmelerde bulundu.
Bitirdiğimiz yılın gündeminin başköşesinde Kovid-19 salgının oturduğu şüphe götürmez. Sağlık, ekonomi ve insaniyet alanlarında tüm dünya büyük bir sınavdan geçti. Birbirinin maske kargolarına el koyan ülkelerin utancı tarihteki yerini aldı.
Türkiye'nin son yıllarda demokratikleşme ve kapasite artırımı konularında kat ettiği mesafe ülkeyi özgürleştirdi ve rasyonel ufkunu genişletti.
2020 yılı Covid-19 salgını nedeniyle dünya ekonomisinin ciddi darbe aldığı bir yıl olsa da, aynı zamanda Türkiye’nin enerji alanında önemli adımlar attığı bir yıl olarak hatırlanacak.
Amerikan güvenlik bürokrasisi ile Kongre’nin büyük kısmı, Obama döneminden devraldıkları Türkiye karşıtlığını Trump’ın başkanlığı döneminde tırmandırdılar.
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) PKK ile yaşadığı çatışmalar ve süre giden protestolar arasında gergin günlerden geçiyor. Gerginliğin tarafı olarak bir yanda IKBY yönetimini büyük oranda elinde bulunduran KDP diğer tarafta ise PKK bulunmakta. Irak'taki bu KDP-PKK gerginliği Suriye'de de iki tarafın uzantıları olan Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) ile PYD arasındaki gerginlikle karşılıklı etkileşim içerisinde seyretmekte. Irak merkezi yönetimi, Türkiye ve ABD gibi aktörler de olayları yakından takip ediyor ve yer yer bilfiil müdahil oluyorlar.
Kazımi’nin Türkiye ziyaretinin gündem başlıkları nelerdir? Ziyaretin iki ülke arasındaki ilişkilere etkisi ne olacaktır? Kazımi’nin Ankara ziyareti Irak’ın içişlerine nasıl yansıyacak? Ziyaretin bölgedeki üçüncü devletler üzerindeki etkisi nedir? Kazımi’nin ziyareti ne gibi sonuçlar doğurabilir?
SETA Brüksel Koordinatörü Talha Köse, Azerbaycan'daki zafer kutlamaları özelinde, Kafkasya'daki son durumu değerlendirdi.
Türkiye zaten yapılması gerekeni yaptı. İran'ın saldırgan tutumu da bu yüzden. Kendi sınırına yakın coğrafyada Azerbaycan'ın zararına kurulmuş olan statükoyu ısrarla destekliyordu. Karabağ operasyonları başladığında da Ermenistan'a önce açıkça destek vermeye kalkıştı. İran içindeki Türk nüfusun tepkisiyle karşılaşınca da desteğini gizlemek zorunda kaldı. Ama hepimiz Ermenistan'a sürekli silah ve mühimmat sevkıyatı yaptığını biliyoruz. Buna rağmen hem Ermenistan hem de İran kaybetti. Türkiye ve Azerbaycan kazandı.
Zafer kutlamalarına Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katılımı ve mesajlarının yanı sıra geçit törenindeki Türk askerinin ve Bayraktar SİHA'larının da işaret ettiği gibi, ne Türkiye eski Türkiye ne Azerbaycan eski Azerbaycan. İki ülkenin liderler, kurumlar ve halklar nezdindeki sarsılmaz birlikteliği ivmesini her geçen gün artırarak devam ettiriyor.
CHP milletvekili Ali Mahir Başarır'ın TSK'yı kastederek kullandığı 'ordu satılmış' ifadesi her yönüyle çirkindir ve sadece TSK açısından değil, bu ülkeye aidiyet duygusu taşıyan ve ülke için asgari düzeyde kaygı sahibi hiçbir fert için kabul edilemez bir anlamı haizdir.