Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Ortadoğu Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Kemal İnat, son günlerde dünya gündemine gelen mülteci krizini değerlendirdi.
Devamı
Türkiye iki milyondan fazla Suriyeli ve Iraklı mültecinin yükü ile yalnız bırakılırken AB ülkeleri ördükleri yüksek duvarlara rağmen kendi topraklarına ulaşabilen az sayıda mültecinin yükünün adil paylaşılmadığı konusunda birbirlerini suçlamaktadırlar.
Devamı
Ortadoğu ve Afrika'daki iç savaşlar ve sefaletten kaçan göçmenleri ülkelerine almamak için her yolu deneyen Avrupa, kabul ettiği mültecileri de hapishane şartlarındaki kamplara yerleştiriyor.
BM Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin rakamlarına göre dünyamız kayıtların tutulmaya başlandığı İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra en büyük mülteci krizi ile karşı karşıya.
FDI güvenini ölçen endeks çalışması, sıralamaya giren Türkiye'nin G20 Başkanlığına dikkat çekerken, büyüme ajandamızdaki önceliklerin de altını çiziyor.
Her yıl yayınlanacak olan Avrupa İslamofobi Raporu'nun amacı Avrupa'daki İslamofobyanın yayılma trendini ülke bazında analiz etmek ve belgelemektir.
PEGİDA Almanya'da aşırı sağ söylemin ırkçılığına bir kılıf bulmuş ve bunun üzerinden kitlelere ulaşıyor.
Devamı
Yeni İslam Kanunu taslağı diğer dini cemaatlere tanınan hakları Müslümanlar için de garanti ediyor mu?
Devamı
Davutoğlu için Başbakanlıktaki en temel sınav kendi oluşturduğu ve büyük emek verdiği etkin dış politikayı nasıl ne şekilde sistemleştirip sürdürülebilir kılacağıdır.
Yeni sisteminin en önemli avantajlarından biri, dönem ortasında Türkiye'nin bütün okullarındaki eğitim seviyesinin net bir fotoğrafını sunması.
Ukrayna'da yaşanan krizin temelinde ne yatıyor? Rusya gelişmeleri nasıl okuyor? Avrupa Birliği'nin krize bakışı nasıl, uyguladığı politikalar neler?
Avrupa Birliği (AB)'nin, Suriye meselesine yaklaşımına bakıldığında, karşımıza ortak tutum sergilemekten aciz bir AB tablosu çıkıyor. Bu tablodaki en büyük ayrışma ise İngiltere ve Fransa ile bu iki ülkenin karşısında konumlanan Almanya arasında yaşanıyor.
Devlet ya da sivil toplum kuruluşları arasındaki koordinasyon eksikliğimiz, Kosova'nın bağımsızlığının 5. yıldönümünde Balkan politikamıza bir kez daha bakmayı zorunlu hale getiriyor.
Bölgedeki huzursuzlukların son bulması için bölge halklarını birbirine bağlayan tarihi, kültürel ve ekonomik bağların güçlü bir şekilde yeniden tesisi gerekiyor.
İki ülke arasında hükümet ve devlet başkanları düzeyinde geçekleştirilen ziyaretler öncesinde, konuk ve ev sahibi liderler ile özel röportajlar yapılması ve bunların yayınlanması nerdeyse gelenek olmuştur. Bir tür kamu diplomasisi eksersizi sayılabilecek bu tür röportajların amacı ziyaretin siyasi içeriği hakkında kamuoyunu önceden bilgilendirmek, bazen sürprizlere hazırlamak, bazen de bazı müzakere konularında gerektiğinde toplumun göstereceği tepkileri destek olarak gündeme getirmektir.
Yükseköğretimin yeniden yapılanması gerektiği sıklıkla ifade edilmiştir. Bu tartışmalarda dünyadaki çağdaş uygulamalar örnek gösterilmektedir. Özellikle Bologna sürecinin Türkiye'deki yükseköğretim sorunlarının bir kısmını çözebileceği iddia edilmektedir. Oysa Avrupa'daki üniversitelerin idealleştirilmesi, Avrupa üniversitelerinin yaşadığı güncel dönüşümü ve sorunları görmeyi engelliyor. Avrupa yükseköğretimi Amerika'yı izlemektedir. Paradoksal bir şekilde, Amerikan yükseköğretimi daha fazla farklılaşmakta iken Avrupa yükseköğretimi artık daha fazla standartlaşmakta ve bürokratikleşmektedir.
Balkanlar coğrafi, ekonomik ve kültürel anlamda tam bir geçiş bölgesi. Asya'dan Avrupa'ya, Baltıklar'dan Akdeniz'e, geniş bir Afro-Avrasya coğrafyasının merkezinde yer alıyor. Bu coğrafyada tarihi olarak Doğu-Batı ve Kuzey-Güney hatlarında ekonomik etkileşim yoğun yaşandı. Balkanlar aynı zamanda farklı kültürlerin iç içe geçtiği, kaynaştığı bir yer oldu. Balkanlar'ın bu çok boyutlu geçiş özelliği bugünkü çok dinli, çokuluslu girift yapıyı ortaya çıkardı.Balkanlar tarihi olarak Osmanlı dönemi hariç uluslararası sistemin hep çevresinde kaldı. Bu coğrafyadan Asya içlerine kadar yayılan Büyük İskender'in imparatorluğu, Balkanlar'ı merkezine almadı. Büyük şehirleri Anadolu ve Asya'da yer aldı. Aynı durum Roma İmparatorluğu ve Avusturya-Macaristan imparatorlukları dönemlerinde yaşandı. Balkanlar bu imparatorlukların çevresinde yer aldı. Benzer durum halihazırda AB ile yaşanıyor. Balkanlar, imparatorlukların ve güçlü devlet yapılarının hemen yanıbaşında kaos ve istikrarsızlıkla anılageldi.
İsviçre'de geçtiğimiz pazar günü yapılan referandumdan, bu ülkedeki camilere minare inşası yasağı çıktı.
<p><span style="color: #999999; font-size: 7.5pt">SETA PANEL</span><span style="font-size: 9.5pt"><br /> <br /> Oturum Başkanı:<br /> <span style="color: #ff6600">Talip Küçükcan<br /> </span>SETA<br /> <br /> Konuşmacılar:<br /> <span style="color: #ff6600">Ahmet Sever</span><br /> Başbakanlık Başdanışmanı, AB İletişim Grubu Başkanı<br /> <span style="color: #ff6600">Suat Kınıklıoğlu</span><br /> The German Marshall Fund Ankara Ofisi Direktörü<br /> <span style="color: #ff6600">Klaus Jurgens</span><br /> Bilkent Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi<br /> <br /> Tarih: 25 Nisan 2007 Çarşamba<br /> Saat: 15.00 - 17.00<br /> <b><br /> </b>Yer: SETA, Ankara</span></p>