Çatışma ve düşmanlık düzleminde olmasa da 15 Temmuz süreci Türkiye’nin özellikle batılı müttefikleri ile bir muhasebe ve yüzleşme yaşamasını kaçınılmaz hâle getirdi.
Devamı
Dış politikada yeni bir vizyona ve bu doğrultuda Türkiye’yle de yeni tarz bir ilişki geliştirmeye ihtiyacı olan Amerika’nın Gülen’in iadesini bir fırsat olarak değerlendirmesi gerekiyor.
Devamı
Türkiye tarihinin en kanlı darbe girişiminin şokunu yaşarken ABD’nin darbecilerin hukukunu koruma telaşına düşmesi de en basit ifadeyle bir anormalliğe işaret etmekte.
Suriye'de söndürülmeyen ateş bugün nasıl ki Avrupa'yı yakıyorsa, Türkiye'de yakılmaya çalışılan ateş sonucu meydana gelecek olan olası bir yangın da Avrupa'yı kasıp kavuracaktır.
Dallas olaylarının Amerikan toplumuna bir kez daha hatırlattığı ve geçmişte kaldığı sanılan toplumsal çatışma korkularının nüksetmesine sebep olan ırk ayrımcılığı meselesinin, toplumsal ve sosyo-ekonomik sebepleri ortadan kalkmadıkça Dallas benzeri olayların devamını göreceğimiz kesin.
Amerikan halkı Kasım seçimlerinde Amerika’nın kendi kimliği ve İslam’la ilişkisinin nasıl kurulması gerektiği üzerine de bir karar vermiş olacak.
Obama Yönetimi kasım seçimlerinden önce DAİŞ'e karşı yoğunlaştırdığı mücadelesini bir üst seviyeye çıkarmak isteyebilir. Bu, DAİŞ ile mücadeledeki koalisyon ortaklarından daha fazla angajman talep etmesi demek.
Devamı
Talha Köse: “Amerika’nın çıkarları da bizimle uymuyorsa neden burada Amerika’yla paralel gitmek zorundayız, bunu sorgulamamız gerekiyor. Siyasi seçeneklerin Amerika haricinde şekillenebileceğini pek göstermedik. Artık Türkiye açısından o eşiğe geldik.”
Devamı
Talha Köse, ABD’nin Suriye politikası ve PYD’nin Kürt Baasçılığı üzerine değerlendirmelerde bulundu.
Yeni başkanın, Obama’dan çok farklı bir Ortadoğu politikası izlemesi kolay olmayacak. Zira Amerikan halkı Ortadoğu’da siyasi sorunların adeta çözülmesi imkânsız hale geldiğine ikna olmuş durumda. Yeni başkanın kamuoyunu yeni bir dış politika aktivizmine ikna etmesi çok zor.
Ufuk Ulutaş, Suudi Arabistan ve Amerika arasındaki gerginlik ve Amerika’daki İran lobisi üzerine değerlendirmelerde bulundu.
Birçok meselede olduğu gibi Suriye krizi, ABD ile kâğıt üzerinde yollarımızı birleştiren fakat pratikte ayıran bir faktör olarak iki ülke arasında yaşanan sorunların merkezinde durmakta.
Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Amerika ziyareti üzerine değerlendirmesinde geziye yönelik başlatılan manipülasyon sürecini ve gezinin itibarsızlaştırılması çabasıyla ne hedeflendiğini yorumladı.
Hasan Basri Yalçın, PYD’nin DAEŞ’le mücadelede etkin bir aktör olamayacağının bilindiğini ancak Türkiye’ye karşı bir şantaj unsuru olarak kullanıldığını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Amerika ziyareti üzerine değerlendirmelerde bulunan Ufuk Ulutaş: “Beklenilenden daha verimli ve daha başarılı bir ziyaret gerçekleşiyor.”
Murat Yeşiltaş, Türk-Amerikan ilişkileri üzerine değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye – ABD ilişkileri, YPG ile ilgili gelişmeler sonucu 13 sene sonra en krizli noktasında. Gelinen noktada, ABD’nin durumu, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu ABD müttefiklerini ciddi bir biçimde düşündürüyor. Çok dramatik bir değişim yaşanmazsa, 2016 da tıpkı 2003 gibi ikili ilişkiler için kayıp bir yıl olabilir.
Paralel devlet yapılanması ile mücadele bugün meşruiyeti tartışılmayan bir mücadele. Buna rağmen, çeşitli şekillerde zaafa uğratılmak istenen de bir mücadele.
Amerika’nın dünyaya yaklaşımında yaşadığı kafa karışıklığı ve strateji belirlemede yaşadığı mütereddit durumu, aslında tam da Süpermen IV’te ünlü kahramanın yaşadığı kimlik krizini hatırlatıyor.
Ufuk Ulutaş: “Amerika, Suriyeli muhaliflere silah desteği yaparken çok ciddi şartlar getirdi aynısını YPG’ye de yapıyor mu? Amerika, gerçek manada ateşle oynadığını yavaş yavaş anlayacak ve onu anladığı andan itibaren bu angajmanın maliyetini ödemeye başlayacak.”
ABD’nin YPG’yle ittifakı nereden bakarsanız bakın sorunlu. ABD er ya da geç bu ilişkinin ürettiği maliyetle yüzleşmek zorunda kalacak.