Büyük Koalisyonun Temelleri | Almanya’daki İstikşafi Görüşmelerin Politik ve Ekonomik Dinamikleri

24 Şubat-7 Mart 2025'te gerçekleşen istikşafi görüşmelerde süreç nasıl ilerledi? Görüşmelerin temel tartışma noktaları ve çıktıları nelerdi? Bundan sonraki süreçte neler bekleniyor ve hangi riskler söz konusu?

Devamı
Büyük Koalisyonun Temelleri Almanya daki İstikşafi Görüşmelerin Politik ve Ekonomik
Muhtemel Ateşkes Sonrası AB yi Bekleyen Rus Gazı Açmazı

Muhtemel Ateşkes Sonrası AB’yi Bekleyen Rus Gazı Açmazı

24 Şubat tarihinde 3. yılını dolduran Rusya – Ukrayna Savaşı'nın sona ermesi ihtimali bugün her zamankinden daha fazla görünüyor. 20 Ocak tarihinde ikinci kez Beyaz Saray'da göreve başlayan ABD Başkanı Donald Trump seçim kampanyası süresince hem Gazze hem de Ukrayna Savaşı ile ilgili çeşitli açıklamalar yapmış, savaşları bitirmeyi planladığını ifade etmişti. Başkan olmasının ardından Gazze konusundaki planları ABD'nin yerleşik politikalarının dışına çıkamayacağını açıkça gözler önüne serdi. Rusya Ukrayna arasındaki savaşla ilgili tutumu ise Joe Biden'dan farklı olarak Ukrayna yerine Rusya'nın yanında yer almasıyla mevcut politikanın dışına çıkılabileceğine işaret ediyor. Bu durumun Rusya'nın en büyük gelir kalemini oluşturan enerji ihracatını, ticaretini ve küresel enerji piyasalarını nasıl etkileyebileceği bu yazının konusu.

Devamı

Almanya'da 23 Şubat 2025'te gerçekleşen Federal Meclis seçimlerini ana muhalefet konumundaki Hristiyan Birlik partileri (CDU/CSU) birinci sırada bitirmiştir.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabine toplantısının ardından, "Avrupa Birliği'ni ekonomiden savunmaya, siyasetten uluslararası itibara içine düştüğü çıkmazdan sadece Türkiye kurtarabilir" açıklamasını yaptı.

Gerçekleştirilen Almanya Federal Meclisi için yapılan seçimlerin sonuçları ülke içinde olduğu gibi Avrupa'da ve dünyanın birçok ülkesinde merakla bekleniyordu. Zira Avrupa'nın en büyük ekonomisine sahip olan ve dünyada da gayrisafi yurtiçi hasılasının (GSYH) büyüklüğü açısından Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Çin'in ardından üçüncü sırada yer alan Almanya, küresel siyasetin önemli aktörlerinden biridir.

Almanya'da 2025 Federal Meclis seçimlerinde göç konusu öne çıkarken, ekonomik durgunluk ve toplumsal kutuplaşma gibi önemli meseleler yeterince tartışılmadı.

Almanya’da 23 Şubat 2025 Federal Meclis Seçimleri

Bu analizde Almanya Federal Meclis seçimleri öncesi üç partili koalisyonun dağılma süreci ele alınmaktadır. Erken seçim tarihinin netleşmesi sonrası partilerin belirledikleri şansölye adayları üzerinde durulmakta, seçim programlarında öne çıkan hususlar ve seçim sürecindeki söylemler analiz edilmektedir.

Devamı
Almanya da 23 Şubat 2025 Federal Meclis Seçimleri
Almanya da 2025 Federal Meclis Seçimleri Kader Seçimi mi Derin

Almanya’da 2025 Federal Meclis Seçimleri | Kader Seçimi mi Derin Bir Krizin Habercisi mi?

Almanya’da 2025 Federal Meclis seçimleri hangi açıdan önem taşımaktadır? Seçim sürecinde öne çıkan kritik hususlar nelerdir? Muhtemel seçim sonuçlarının iç ve dış etkileri neler olabilir?

Devamı

23 Şubat 2025 Federal Meclis Seçimleri Sonrası | Alman Siyasetinin Geleceği

Aralık 2021 itibarıyla görevde bulunan ve üç partiden oluşan Almanya’daki federal hükümet Kasım 2024’te sona ermiştir. Bunun neticesinde esasen Eylül 2025 için planlanan Federal Meclis seçimleri erkene çekilmiş ve 23 Şubat 2025’te gerçekleştirilmesi kararlaştırılmıştır. Geride bırakılan yaklaşık 2 ayda partilerin kampanya sürecine şahit olunurken şansölye adaylarının söylemlerinin yanı sıra siyasi partilerin seçim programları da gündemde kısmen yer bulmuştur. Seçimlerin ardından koalisyon görüşmelerinin gerçekleşmesi ve en nihayetinde yeni bir koalisyon hükümetinin kurulmasına kadar Şansölye Olaf Scholz liderliğindeki Sosyal Demokrat Partinin (SPD) ve Yeşillerden oluşan azınlık hükümeti göreve devam edecektir.

ABD Başkan Yardımcısı Vance, Avrupa'yı kendi iddiasından vurmaya çalıştı: "Avrupa'ya karşı en çok endişelendiğim tehdit, Rusya, Çin veya başka bir dış aktör değil endişelendiğim şey, içeriden gelen tehdit" açıklaması ile Avrupa demokrasisinin "yanlış yolda" olduğunu savundu.