24 Şubat-7 Mart 2025'te gerçekleşen istikşafi görüşmelerde süreç nasıl ilerledi? Görüşmelerin temel tartışma noktaları ve çıktıları nelerdi? Bundan sonraki süreçte neler bekleniyor ve hangi riskler söz konusu?
Devamı
Gerçekleştirilen Almanya Federal Meclisi için yapılan seçimlerin sonuçları ülke içinde olduğu gibi Avrupa'da ve dünyanın birçok ülkesinde merakla bekleniyordu. Zira Avrupa'nın en büyük ekonomisine sahip olan ve dünyada da gayrisafi yurtiçi hasılasının (GSYH) büyüklüğü açısından Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Çin'in ardından üçüncü sırada yer alan Almanya, küresel siyasetin önemli aktörlerinden biridir.
Devamı
Almanya'da 2025 Federal Meclis seçimlerinde göç konusu öne çıkarken, ekonomik durgunluk ve toplumsal kutuplaşma gibi önemli meseleler yeterince tartışılmadı.
Bu analizde Almanya Federal Meclis seçimleri öncesi üç partili koalisyonun dağılma süreci ele alınmaktadır. Erken seçim tarihinin netleşmesi sonrası partilerin belirledikleri şansölye adayları üzerinde durulmakta, seçim programlarında öne çıkan hususlar ve seçim sürecindeki söylemler analiz edilmektedir.
Almanya'da sürekli tartışmalarla gündeme gelen üç partili koalisyon hükümeti 3 yıllık bir sürecin ardından 6 Kasım’da Hür Demokrat Parti'nin (FDP) koalisyondan ayrılmasıyla birlikte sona erdi. Bunun üzerine Şansölye Olaf Scholz Federal Meclis'ten güven oyu talep etmeyi ve erken seçim yolunu açma kararını verdi.
Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) bünyesinde hazırlanan Kriter dergisinin 90. sayısı raflarda yerini aldı.
7 Haziran 2015 seçimlerinden sonra Türkiye'de de benzer bir kilitlenme olmuştu ve kasım ayında erken seçim yapılmıştı. Şimdi cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçerek ne kadar isabetli bir tercih yaptığımız bir kez daha anlaşılıyor..
Devamı
G20 Zirvesi öncesinde genellikle G20 Zirvesi’nin gündemi ve protestolar konuşulurdu. Ancak bu sefer, küresel siyasetin dinamiklerinin de etkisiyle siyasi meseleler öne çıkıyor.
Devamı
2014’ten beri yaşanan bazı gelişmelere bakarsak Berlin’in tavırlarının Ankara’da neden bu kadar rahatsızlığa yol açtığını anlarız.
Aslında çok dengeli ve rasyonel politika izlemesiyle tanınan Almanya nasıl oldu da Türkiye politikasını ülkesindeki bu azılı Türkiye düşmanlarının ipoteği altına soktu?
Avrupalı siyasetçilerin Müslümanların entegrasyonundan bahsederken daha çok asimilasyonu kastettikleri, Müslümanların 'entegre' olması için çizdikleri yol haritalarında, koştukları şartlarda kendini ele veriyor.
PEGİDA Almanya'da aşırı sağ söylemin ırkçılığına bir kılıf bulmuş ve bunun üzerinden kitlelere ulaşıyor.
Merkel hükümetinin, kendisinden önceki Schröder hükümetinden farklı olarak, Türkiye ile eşit ortakların birbirine karşı saygı temeline dayalı dengeli bir ilişki kurmak yönünde hareket etmediği algısı giderek güçleniyor.
Avrupa ve Almanya'da yükseltilen Erdoğan karşıtlığının olumsuz sonuçlarından biri de Türkiye'nin AB'ye üyelik sürecini tartışılır hale getirmeye başlamasıdır.
Hükümetin paralel yapı ile mücadelesi devam ettikçe Hareketin yeni Batıcılığı daha da güçlenecek gibi.
Dış aktörler tarafından Türkiye'ye yönelik eleştirileri bir muhalefet dili olarak kullanmak, demokratikleşme meselesinden daha çok bir pozisyon savaşıdır.