Erdoğan’ın Yoğun Afrika Mesaisi

Ankara'nın kıtada gösterdiği yoğun mesai Avrupa başkentlerini rekabetten ziyade işbirliğine yönlendirebilir. Türkiye'nin Afrika derinliği giderek ticaret hacmini geliştirmekten öteye geçiyor ve büyük güçlerle ilişkilerini etkileyecek stratejik bir alana dönüşüyor.

Devamı
Erdoğan ın Yoğun Afrika Mesaisi
Perspektif Cumhurbaşkanı Erdoğan Yeniden Afrika'da

Perspektif: Cumhurbaşkanı Erdoğan Yeniden Afrika'da

Türkiye açısından Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Senegal ve Gine-Bissau neden önemlidir? Batı Afrika’da son dönemde yaşanan darbeler ve terör saldırıları Türkiye’nin Afrika politikasını nasıl şekillendirmektedir? Türkiye’nin Afrika ile diplomatik ilişkilerinin yoğunlaşması ikili ilişkilere nasıl etki etmektedir?

Devamı

Bu analizde son yirmi yıl zarfında ivme kazanan Türkiye’nin Afrika ülkeleriyle iş birliğinin mahiyeti ve muhtemel istikameti ele alınmaktadır.

Bu vizyon Afrika'yı Afrikalıların perspektifiyle görme ve ortaklaşa kalkınma anlayışına oturuyor. Türkiye-Afrika ortaklığı kalkınma yardımlarından altyapı, tarım, sağlık, telekomünikasyon ve savunma alanlarına kadar uzanıyor.

Emine Erdoğan, Afrika'nın zengin potansiyeliyle, geçmiş kara günleri aşacağına ve bu yüzyılın en büyük güçlerinden biri olacağına inandığını dile getirdi.

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) bünyesinde hazırlanan Kriter dergisinin 63. sayısı çıktı.

Analiz: Etiyopya-Tigray Krizi | Yeni Bir Balkanlaşma mı?

Bu analizde nüfus açısından Afrika Boynuzu’nun en büyüğü ve Afrika Kıtası’nın ise en büyük ikinci ülkesi olan Etiyopya’da hükümet ile Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (THKC) arasındaki çatışma mercek altına alınmaktadır.

Devamı
Analiz Etiyopya-Tigray Krizi Yeni Bir Balkanlaşma mı
5 Soru COP26 Gündemi

5 Soru: COP26 Gündemi

COP neden önemlidir? COP26’yı önemli kılan nedir ve konferansta öne çıkan başlıklar nelerdir? Konferansta gelişmiş ülkelerin öne çıkan argümanları nelerdir? Konferansta az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin öne çıkan argümanları nelerdir? Genel itibarıyla COP26 nasıl değerlendirilebilir?

Devamı

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) bünyesinde hazırlanan Kriter dergisinin 62. sayısı çıktı.

Afrikalı devletlerin ve halkların menfaatlerini önceleyen insani bir politika olarak başlayan Türkiye'nin Afrika politikası eşitlik temelinde ciddi bir ortaklığa evrilmektedir. Kısa zaman içerisinde savunma sanayi gibi bazı hassas sektörlerdeki işbirliğinin de etkisiyle taraflar arasındaki işbirliği artarak devam edecektir.

'İnsanlığın koşar adım büyük bir kaosun içine sürüklendiğini' söyleyen Erdoğan, BM sistemini reform etmeye ve daha adil ilişkiler kurmaya çağırıyor.

Türkiye gibi iddialı bölgesel güçlerin jeopolitik boşluk alanlarında kendi bağımsız otonom politikalarını oluşturması kaçınılmaz. Bu yeni gerçekliğe ne ölçüde uyum sağlayabildiğinin test alanlarından önde gelen birisi de Türkiye ile ilişkilerin seyri olacak.

Hırçın, eski sömürgeci büyük güç olarak Fransa küresel düzlemde yaşadığı itibar ve güç kayıplarını Türkiye'ye sataşarak toparlamaya çalışıyor. Yükselen güçler arasında Türkiye'nin rekabetçi profili ise giderek güçleniyor. Türkiye'nin yakın dönemde Rusya ile gelişen ilişkilerini eleştirenler bugün eski ittifakları çatırdatan yeni ittifak arayışındalar.

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) bünyesinde hazırlanan Kriter dergisinin 61. sayısı çıktı.

Anlaşılan o ki ABD-Çin gerginliği uluslararası sistemdeki güç rekabetini yeni bir safhaya taşıyacak. Uluslararası sistem değişiyor ve güç geçişi yaşanıyor. Asıl soru ise şu: Bu geçiş büyük bir çatışmayla mı olacak yoksa savaşsız mı? Tarih kanlı örneklerle dolu!

Doğu Akdeniz'de karşılaştığı başarısızlık ve La Farge üzerinden DEAŞ'a desteğinin ifşa olması gibi gelişmeler Fransa için riskli bir dönemi başlatmıştı. AUKUS ile beraber risklerin ve kayıpların arttığı görülmekte.

Gelişmiş ülkelerin öncelikle kendi içlerinde söz konusu yöntemlere başvurarak küresel ısınmanın yavaşlatılmasına katkı sağlaması bekleniyor. İklim değişikliği ile mücadele kolektif eylem gerektiriyor, ancak ülkelerin bir araya gelerek adaletli bir sorumluluk paylaşımıyla harekete geçmediği bir senaryoda küresel ısınmanın yavaşlatılması zor görünüyor.

Türkiye’nin Afrika politikası bölgenin kalkınmasına, gelişmesine ve bağımsızlığını güçlendirmesine dayanan stratejik bir yaklaşım. Bu öncelikler Afrika’ya yönelik, kıtanın gerçek potansiyelini hiçbir şekilde yansıtmayan negatif algının kırılmasına da yardımcı oluyor.

Türkiye'nin Afrika politikası, bölgeye yönelen diğer aktörlerin aksine, ekonomik fırsatları ve maliyet avantajları öncelemek yerine kıtanın kalkınmasını da hedefleyen bir yaklaşımla şekilleniyor.

Uluslararası sistem bir süredir büyük güçlerin hem rekabet hem de işbirliği yaptığı yeni bir dönemin içinde. Bu sebeple Türkiye, Batı başkentleri ile hep 'çetin müzakere' yürütmekte ve yakın gelecekte de bu durum değişmeyecek.