Biden’ın Kararının İkili İlişkilere Zararı

Net olan şu ki, Ankara ve Washington arasındaki ilişkiler müttefiklik düzleminin dışına çıkıyor. Hasımlık, rekabet ve iş birliğini aynı anda götüren yeni bir denkleme oturuyor.

Devamı
Biden ın Kararının İkili İlişkilere Zararı
En Uzun Seçim Maratonu

En Uzun Seçim Maratonu

Siyasi hayatımızın belki de en uzun seçim dönemine girdik.

Devamı

Erdoğan, Batı'ya çağrısını bu ayın sonundaki AB liderler zirvesi öncesine denk getirdi. AB, Suriye iç savaşının sorunlarından (göç ve terör sorunları) kaçamadığı halde kaçak oynayanların liste başında.

Türkiye'nin bölgede sorun yaşadığı ülkelerle ilişkilerinin iyileşmesi tabii ki sevindirici bir gelişme.

ABD'nin temel sorunu, müttefiklerle ilişkisini nobran ve asimetrik yaklaşımla kurması. Kendi taktik kazanımları için müttefikinin stratejik kayıplarını umursamaması. Bunlara en iyi örnek ise ABD-Türkiye ilişkilerinin son yıllardaki gerilimli seyri.

Anlaşılan ABD’de ulusal çıkarları tanımlama gücü ve yetkisine sahip olanların bu gerçeği görecek öngörüsü yok ya da Amerikan halkından çok bazı lobilerin çıkarlarını önceliyorlar.

Terörle Mücadele, NATO ve Türkiye’nin Batı İttifakındaki Yeri

Türkiye'nin güvenlik kaygılarına cevap veren bir politika NATO'yu güçlendirmeye katkı sağlar.

Devamı
Terörle Mücadele NATO ve Türkiye nin Batı İttifakındaki Yeri
PKK Kimden Cesaret Alıyor

PKK Kimden Cesaret Alıyor?

Türkiye’nin terörle mücadeledeki kararlılığını gördüğü hâlde PKK kimden cesaret alarak silahsız rehineleri katlediyor?

Devamı

Ankara, Kandil ile Sincar ve Sincar ile Suriye'deki YPG kontrolündeki bölgelerin irtibatını kesmekte ısrarcı.

PKK terör örgütünün ne kadar hain ve kalleş bir örgüt olduğunu görmeyenler Gara'ya baksın. 13 sivili başlarına kurşun sıkarak şehit eden bir katil sürüsünden bahsediyoruz. 40 yıldır Türkiye'nin ayağına vurulmuş bir prangadır. Sahipleri bellidir. Hedefleri ortadadır. En çok da Kürtlere zarar vermiştir. Zayıfladıkça da daha alçak bir tavra bürünmektedir.

ABD senatörleri mektuplarında Biden'dan 'demokrasi ve insan hakları' adına Cumhurbaşkanı Erdoğan'a 'baskıda' bulunmasını istiyorlar

Türk-Amerikan ilişkilerinin gerçekçi bir muhasebesi yapıldığında iyi bir noktada olduğunu söylemek pek mümkün görünmüyor. Bu gerçeklikten hareketle yeni ancak gerçekçi bir vizyon oluşturmak için her iki tarafın da taşın altına elini sokması şart.

Uzmanlar, Suriye'de Türkiye'nin oluşturduğu güvenli bölgeye yönelik YPG/PKK'nın düzenlediği saldırıların Beyaz Saray'daki yönetim değişikliğinden sonra arttığına dikkati çekerek, ABD'nin saldırıları engellemede inisiyatif almadığına işaret etti.

Türkiye, çıkarlarını ve itirazlarını görmezden gelen Obama ve yaptırımlar yoluyla cezalandırma yoluna giden Trump yönetimleriyle karşı karşıya gelmekten kaçınmayarak ulusal çıkarlarını savunmuştur. Biden yönetimi de benzer politikalar izler ve dışlayıcı ifadeler kullanırsa ikili ilişkilerdeki sorunlu alanların yapıcı bir diyalogla aşılması daha da zorlaşacaktır.

Genel itibariyle Biden yönetimi kafasını güncel Amerikan siyasetinden pek kaldırabilecek gibi görünmüyor. Türk Amerikan ilişkilerin sancılı fakat sonuçsuz, sabit fakat krizli bir dönem olacağını söyleyebiliriz. Daha basit bir ifadeyle ilişkiler ne kopacak ne de tamir olacak.

Türkiye ile AB'nin yeni sayfa açması hem Brüksel'in hem de Ankara'nın Washington karşısında elini güçlendirir. Evet, Biden yönetiminin kabineye koyduğu isimler Ankara-Washington hattında YPG ve S-400'ler konularında zorlu bir sürece işaret ediyor. Biden'ın ekibinin Türkiye'yi eleştiren ya da baskılayan bir politikaya girme ihtimali göz önünde bulundurulmalı.

ABD, ekonomik ve askerî açıdan açık farkla dünyanın en güçlü devleti olmaya devam ettiği sürece bu ülkede kimin başkan olduğu bütün dünya için önemli bir gelişme olmaya devam edecek.

Son bir aydır Trump yönetiminin PYD'yi yeniden dizayn etme ve bunu Türkiye'nin önüne koyma çabası, ABD'nin Suriye politikasındaki sürekliliğe işaret ediyordu..

PKK sempatizanı Brett McGurk, Biden yönetiminin Ortadoğu temsilcisi olarak atandı.

Türkiye'nin son yıllarda demokratikleşme ve kapasite artırımı konularında kat ettiği mesafe ülkeyi özgürleştirdi ve rasyonel ufkunu genişletti.

Terör örgütü PKK/PYD'nin ABD'den aldığı destekle fazlasıyla başına buyruk hareket etmesi sadece Türkiye için değil aynı zamanda merkezi Irak yönetimi ve bölgesel yönetim için de kabul edilemez boyutlara gelmiş durumda.