Trump yönetiminin son 20 günlük icraatlarına bakıldığında Amerikan gücünün dünyaya liderlik etmekten vazgeçmenin ötesinde uluslararası sistemden keskin bir çıkışa doğru hızla ilerlediğini söylemek abartı olmayacaktır.
Devamı
Modern devletlerdeki ihtiyat sisteminin Rusya'da henüz oturmamış olduğu dikkate alınırsa geç ilan edilmiş kısmi seferberliğin yetersizliğinin ve anlamsızlığının nükleer tehdidin seslendirilmesine yol açtığı ifade edilebilir.
Devamı
Büyük güç rekabetinin artık yeni bir aşamasında olduğumuz net.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin getirdiği Boğazlardan geçiş rejiminin nitelikleri nelerdir? Rusya ve Ukrayna arasında devam eden savaş esnasında savaş gemilerini Boğazlardan geçirmeleri hukuken mümkün müdür? Ukrayna’ya yardıma gelebilecek başka devletlerin savaş gemilerinin Boğazlardan geçişine izin verilmeli midir? Türkiye’nin Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne ilişkin tutumu nasıl değerlendirilebilir?
Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) bünyesinde hazırlanan Kriter dergisinin 66. sayısı çıktı.
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Montrö Sözleşmesine ilişkin, 'Sözleşmeyi 1936'dan beri yaptığımız gibi şeffaf ve tarafsız bir şekilde uygulamaya devam edeceğiz ama elbette sözleşme tek başına istikrarı sağlamak için yeterli değil' dedi.
ABD doğal olarak Çin ile artık kaçınılmaz hale gelen hegemonya mücadelesini kendisine avantaj yaratacak şartlar altında vermek istiyor.
Devamı
Bu hafta sonu 33. Hristiyan Demokrat Birliği'nin (CDU) Olağan Kurultayı'nda partinin yeni genel başkanı seçilerek 26 Eylül'de Almanya'da yapılacak genel seçimler bağlamında Merkel sonrası dönemin belirleyici adımları atılacaktır. Parti başkanlığına eski siyasetçi Friedrich Merz, Federal Meclis Dışişleri Komisyonu Başkanı Norbert Röttgen ve Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Başbakanı Armin Laschet adaylığını koymuşlardır. CDU'nun başkanı seçildikten sonra CDU/CSU'nun başbakan adayı, iki partinin yapacağı istişareler neticesinde belirlenecektir.
Devamı
Afrika ülkeleri için Türkiye’nin bölgeye yaptığı yatırım ve yardımlar, Batılı ülkelerin aksine, iki tarafın da çıkarlarına hizmet etme maksadı taşıyor. Türkiye bu yönüyle, sömürgeci geçmişe sahip Batılı ülkelerden farklılaşmaktadır.
Karamsar bir senaryo olduğunu düşünebilirsiniz. Ama uluslararası ilişkilerde en kötü senaryoya hazırlıklı olmakta fayda var.
Dünyada savaş yapma biçimi değişiyor. İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana devletler arasında çok kısıtlı sayıda savaş çıktı. Bunun yerini vekalet savaşlarının aldığını hep beraber görüyoruz..
Türkiye'nin kendi coğrafyasının sorunlarını görmezlikten gelme, ilgilenmeme gibi bir durumu yoktur. Bir kere bu seçenek değildir.
Uluslararası düzeyde gücün karşısında hukukun pek şansı yoktu. Bu yüzden en başından beri uluslararası hukuk ancak güçlü küresel aktörlerin çıkarlarına dokunmadığı yerlerde kendisine uygulama alanı bulabildi
Trump’ın başkanlık koltuğuna oturmasının ardından ABD’nin ciddi sorunlar yaşadığı müttefiklerden biri de gerek Avrupa Birliği’nin gerekse NATO’nun önemli üyeleri arasında yer alan Almanya.
Avusturya Başbakanı Kurz, anti-siyonizm ile anti-semitizmi bir madalyonun iki yüzü olarak nitelendirerek sadece Yahudileri sahiplenmekle kalmadı, İsrail lobisinin desteğini almak amacıyla İsrail’e de göz kırpmış oldu.
SETA Washington Genel Koordinatörü Dr. Kadir Üstün: Uluslararası kamuoyu Türkiye ile birlikte hareket ederken İsrail ve ABD yönetimi öngördükleri ama bu kadarını beklemedikleri bir yalnızlık içinde kaldı
Durum şu ki verilen karara gelebilecek tepkilerin ne kadar sert olacağı hesaplanmadığı gibi Beyaz Saray'ın Ortadoğu'dan sorumlu uzmanlarının bir şekilde anlaşmaya vardığı düşünülen bazı Ortadoğu liderlerinin etkisi ve gücü fazlasıyla gözlerde büyütülmüş.